şükela:  tümü | bugün
  • das experiment'e konu olan cezaevi simulasyonu deneyi. 1971'de philip g. zimbardo tarafından yapıldığından bu isimle anılmaktadır. gerçek deney 6. gününde kesilmiştir
    ayrıntılı bilgi ve fotoğraflar http://www.prisonexp.org/ adresinden bulunabilir.
  • 70'li yıllarda stanford üniversite'sinde yapılmış olan bir sosyal psikoloji deneyi.

    deneye katılmayı kabul eden öğrenciler gardiyan ve tutuklu olarak ikiye ayrıldılar (random assignment) ve okulun psikoloji departmanının yapma bir hapishaneye çevrilmiş olan bodrum katına yerleştirildiler. öğrencilerin onlara verilen rolleri ne kadar çabuk sürede kabullenip boyun eğdikleri ve hatta hapishaneden hiç çıkamayacaklarını düşünmeleri şaşırtıcı idi.

    deneyi yürüten psikologların da kendilerini olaya biraz fazla kaptırmalarından dolayı deney 1 hafta sonra durduruldu. ancak 1 haftada elde edilen bilgiler bile çok değerli idi.

    bu deney ethical olmadığı gerekçesi ile ve insan haklarını ihlal ettiği için sürekli eleştirilir, ancak sonuçları etkileyicidir.
  • enteresan bir deney. gardiyanlar ve mahkumların rastgele ikiye ayrılmasına rağmen rollerini içselleştirmeleri beni oldukça şaşırttı, bağıranlar çağıranlar... gardiyanlar bu kadar acımasız nasıl olur derdim, bir sebebi varmış.
  • deneyi konu eden hollywood yapimi film 2008 de sinemalarimizda olacakmis.

    http://www.imdb.com/title/tt0420293/

    2012'den gelen edit: bir zamanlar vardi pek tabii ki boyle bir proje. sonra o proje gitti geldi. yonetmen degisikligi oldu. senarist degisti. bilmem ne oldu. en son studyo bile degisti yanilmiyorsam.
    son olarak direkt video'ya cikan the experiment isimli film (http://www.imdb.com/title/tt0997152/) ortaya cikti. o da yerden yere vuruldu genel itibariyle zaten. seneler sonra birisi entry'i oylayinca bunlari belirteyim istedim. neyse ki imdb beni yalanci cikartmiyor, oradaki kaydi silmiyor.
  • prof.dr. philip g. zimbardo ve ekibi tarafından her detayı ince ince düşünülmüş bir sosyal psikoloji deneyi. örnek vermek gerekirse bu deneyde gardiyan rolünü üstlenen öğrencilerin gözündeki kocaman çerçeveli güneş gözlükleri, bu gardiyanların duygularının mahkumlar tarafından anlaşılamaması için bilinçli olarak kullanılmıştır.

    bu gibi sosyal psikoloji deneylerinin tartışılmasının nedeni, deneyin asıl amacının saklı tutulması değil, deneklere başta söylenmeyen koşullar ve bu koşulların denekler üzerindeki olası olumsuz etkileridir. zimbardo deneyi'nde de mahkum olan deneklere kötü muamele görecekleri söylenmiş, ancak bu muamelenin gerçek hapishanelerde uygulananlardan biraz farklı olacağı deneyden elde edilecek sonuçların güvenilirliği açısından söylenmemiştir. deneyin en önemli koşullarından biri hapishanedeki baskı ortamının bir an bile bozulmaması ve mahkum öğrencilere neredeyse yirmi dört saat psikolojik olarak işkence edilmesidir. öyle ki bir ayağına zincir bağlanmış bir halde uyumak zorunda olan mahkumlar, yatakta dönmek isterken diğer ayaklarına çarpan zincirin verdiği acıyla uyanıp hapishanede olduklarını hatırlamaktadırlar. prof. zimbardo'nun bu detayla ilgili defterine düştüğü şu not can alıcıdır: "rüyalarında bile bu hapishaneden kaçmalarına imkan yoktu." '416 no.lu mahkum' ise yapay stanford hapishanesi'yle ilgili aşağı yukarı şunları söylemektedir: "devlet yerine psikologlar tarafından idare edilen bir hapishane, nihayetinde bir hapishane."

    prof. zimbardo'nun altı günlük kısa deney süresi içinde istemdışı olarak bir araştırmacıdan ziyade hapishane müdürü gibi düşündüğünü ve davrandığını fark etmesi; gardiyanlık konusunda hiçbir eğitim almamış öğrencilerin mahkumlar arasındaki birlik ve dayanışmayı kırmak için kendi aralarında yaptıkları görüşmeler sonucunda uygulamaya karar verdikleri yöntemlerin gerçekte de uygulanan yöntemler olduğunun öğrenilmesi; başlangıçta birkaç hafta süreceği bildirilen deney, işler iyice çığrından çıkmak üzere olduğundan (açlık grevleri, histeri krizine tutulan mahkumlar, isyan eden aileler, kaçış planları) bir haftayı doldurmadan sona erdirilince mahkum rolündeki denekler alacakları ekstra maaştan oldukları halde mutluyken gardiyanların çoğunun deneyin erken bitmesinden dolayı rahatsız olmaları bendenizi dehşete düşüren notlar arasındadır.

    özet olarak, etik olup olmadığı tartışıladursun, zimbardo deneyi bize insan davranışlarını anlama konusunda inanılmaz değerli bilgiler veren sıradışı bir deneydir.
  • zimbardo deneyinde asıl sorgulanan otoriteye itaat değildir. otoriteye ittatin incelendigi milgram deneyinde denek verilen göreve itaatinin nereye kadar gideceği gözlemlenmiştir. zimbardo deneyinde verilen görevin milgram'ınkinden farkı görevin sosyal bir anlarmı ve değeri olmasıdır. yani zimbardo deneklere(ister gardiyan ister mahkum) sadece oynayacakları rolü tanımlamıştır. deney boyunca deneklerin hiçbir hareketine karışılmamıştır.

    bunun yanında deneklerin rollerini bu kadar çabuk benimsemeleri korkutucu düzeydedir. asıl korkutucu olan otorite sahibi olan gardiyanların yaptıkları zulüm değil, mahkumların çektikleri zulmü peşinen kabul etmeleridir. bu deney hergün yüzlerce yahudiyi öldüren ss subaylarının akşam evlerine dönüp bir memur edasıyla mışıl mışıl uyumasını ve ölceklerini bile bile hiçbir kaçma eylemi göstermeyen yahudi'lerin davranışlarını açıklamaya yetiyorda artıyor bile.
  • (bkz: die welle)
  • yapılabilmiş olmasının nedeni irb* denen bağımsız etik kurulunun henüz kurulmamış olmasıdır. bilindiği üzre mahkum rolündekilerin büyük kısmının psikolojik dengesinde bozulma görülüyor ve o zaman etik kurulu olmamasına rağmen deney 6.günün sonunda yarıda kesiliyor. deneyin sonlandırılmasının nedeni, o zaman zimbardo'nun asistanı daha sonra da karısı olacak asistanın, stanford üniversitesi psikoloji bölümünün bodrum katında kurulmuş olan deney alanına gelmesi, ve mahkum rolündekilerin depresyon belirtileriyle gardiyan rolündekilerin şiddet eğilimini farketmesidir. zimbardo daha sonra verdiği bir röportajda, bu sosyal psikoloji deneyini tasarımlayanın kendisi olduğu halde, asistanı gelip "deneyi burada kesmeniz lazım" diyene kadar olayların kontrolden çıktığını fark etmediğini, hatta bunu ilk duyduğunda şidetle itiraz etmiş olduğunu söylüyor.

    bu deneye yönelik bizim sınıfta tartıştığımız ve bana da en ilginç gelen şeylerden biri, mahkum rolündekilerden iki ya da üç kişinin ilk 24 saat içinde ağlayarak ve birinin de sinir krizi geçirerek deneyi bırakmak istemesi. hani bakıyorsunuz gardiyan rolündekilerin davranışlarına, kameraların olmadığı yerde fiziksel darpa teşebbüs, eğer bir mahkumu hedef almış bir gardiyan varsa kendisinden yardım istendiği halde görmezden gelme, bu tip şeyler, fakat bunlar neredeyse deneyin yarısına kadar çıkmayan davranışlar. benim anlamadığım bu mahkumların ilk 24 saat içinde nasıl sinir krizi noktasına geldikleri, bunlar deneyin bilinmeyen noktaları. aklıma gelen olası açıklamalar, ya gardiyan ve mahkum olacak katılımcıları seçerken düzgün bir rastgele seçim*yapılmadığı (yani kişilerin bu rollere rastgele değil, kişiliklere bakılarak atandığı) ve bu nedenle zaten baskıya karşı toleransı yüksek olmayan deneklerin hemen çözüldüğü, ya da bu deneyin bize anlatılmayan bi tarafı olduğu ama, fiziksel işkence yokken ve henüz gardiyanlarla yalnız kalacak pozisyonlar bile olmamışken 24 saat içinde sinir krizi geçirme noktasına gelmek cidden ilginç.

    her türlü, sosyal psikolojinin irb'nin olmadığı güzel günlerde yapılmış en güzel deneylerindendir.

    edit: http://www.youtube.com/…91ae6b2&playnext=1&index=30
  • bu tip deneylerde, denekleri "normal" kabul etmek çok rasyonel değil. dolayısıyla deneyin sonucuyla, insan psikolojisi ve davranışı üstüne sağlıklı bir çözümleme yapılamaz.

    normal'den kastım şu: denekler için 'orta sınıftan rastgele seçilmiş kişiler' deniyor... ama yahu biri gelip dese, "rastgele sizi seçtik, böyle böyle mahkumlu-gardiyanlı bi deney var. 15 gün-1ay vs denek olur musunuz?" diye, ortalama biri bu işi "ne 1 ayı yahu, işim gücüm var, başkasını seçin, ben 1 ayımı böyle bir şeye ayıramam" diyip sallayacaktır. bu tip sosyal psikoloji deneylerinde, denek olmayı özgür iradesiyle baştan kabul eden tiplerin, hali hazırda arıza olduğunu düşünüyorum.

    (bkz: #11052482)