şükela:  tümü | bugün
  • hakkında olağanüstü bi yorum yapılmış:

    "ama aşkın zimem defteri yok, alacağını yüreğine yazacaksın"
  • osmanlı'da bazı zenginler, tebdili kıyafet, tanımadıkları bir dükkana girerler ve dükkan sahibinden zimem defterini çıkarmalarını isterlermiş. en fakir müşterilerinin hesabını kapatırlarmış. hesabı kimin kapattığını fakir müşteriler bilmezmiş. hesabı kapatan zengin adam da kimin hesabını kapattığını bilmezmiş. allah için iyilik yapmak bu olsa gerek...
  • osmanlı devrinden gelen hoş bir gelenek.

    bakkal, manav, kasap gibi esnafın borç çizelgesi. özellikle ramazan aylarında gönlü zengin müslümanlarca esnafa borcu bulunan kişilerin borcu gücü yettiği ölçüde silinirdi. bazen tek bir kişi bile bu defterdeki tüm borçları kapatırdı. buradaki bir diğer güzellik ne borçlu ödeyen kişiyi görür ne de ödeyen borçluyu görürdü.
    keşke bu güzel davranış günümüze kadar devam etseydi.
  • ahlak olarak nasıl geriye gittiğimizin göstergelerinden birisidir. sanıyoruz ki gelişiyoruz. bu defter geleneği hakkında güzel bir yazı için tıklayabilirsiniz.
  • kısacası veresiye defteridir.

    bu devirde de kimse kimsenin borcunu ödemez. ancak devlet yandaşının vergi borcunu silerek bu geleneği bir nevi yaşatmaktadır elhamdülillah!!
  • osmanlı'da yaygın olan bir yardımlaşma geleneğidir. zimem defteri borçların yazılı olduğu "borçlar defteri" demektir. kasap, manav, terzi gibi osmanlı esnafının, günümüz tabiri ile veresiye defterinin adıdır. osmanlı eşrafı, özellikle ramazan ayında tebdili kıyafet ederek hiç tanımadıkları mahallelerin esnafına giderlermiş. zimem defterini başından, ortasından, sonundan rastgele açtırır, borçlunun kim olduğunu bilmeden hesabını yaptırıp, buna göre ödemesini yaparlarmış. ne borcu ödeyen kimi bu borçtan kurtardığını bilir ne de borcu silinen kendisini bu borçtan kimin kurtardığını bilirmiş. böylece ihtiyaç sahibi, kimseye minnet duymamış olur ve varlıklı kişi de gösterişten uzak, hiç bir çıkar gözetmeden yardım yapmış olur. çok güzel bir sosyal yardım geleneği oluşturulmuş.
  • halen yaşatılan bir gelenek olduğunu öğrenmiş bulundum.
    biraz önce şırnak silopi'de borcunu ödeyemeyecek olanların borçlarının hayırseverlerce kapatıldığına dair bir haber yapıldı.
    verdiğini, diğer elin bile bilmemesi bu olsa gerek.
  • yaşatılması gereken çok güzel bir adettir.ancak telefonla sormayıp anında defterin alınması gerekir.malum bu aralar insanlarımıza pek güven olmuyor.
  • osmanlı döneminde, borçluyu kurtarmada gösterilen hassasiyet ve incelik.

    günümüz türkçesiyle “veresiye defteri”

    osmanlı ile övünüp duranların, ecdat ecdat diye yırtınanların ibret alması gereken incelik.

    zengin olsun ya da olmasın, hayırsever bir insan, mahallesindeki veya herhangi bir mahalledeki bakkala rastgele girer, zimem defteri'nden birini/birkaçını istermiş. defterdeki borç listesini inceledikten sonra bir kısmını veya tamamını ödermiş.

    gizli verilen nafile sadakanın, açıktan verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğunu bilen hayırsever ecdat, bu borç ödeme ameliyesini gizli yapmaya gayret edermiş. borçların kim tarafından ödendiğinin bilinmesini istemez, ismini, kimliğini ve mevkiini gizlermiş. hatta tanınmaması için tebdili kıyafet yapar, sağ elinin verdiğini, sol elinden gizler, yaptığı iyiliğin bilinmesini, tanınmasını ve övülmesini arzu etmezmiş.