şükela:  tümü | bugün
  • 1902-1950 yılları arasında yaşamış harvard lı dilbilimci george kingsley zipf in geliştirdiği kuram. kısaca zipf e göre ingilizcede birkaç kelime çok fazla görülürken, çoğu kelime de az görülmektedir. zipf kanununa göre bir kelimenin görünme sayısı, en çok görülen kelimenin görünme sayısı / söz konusu kelimenin tüm kelimeler arasında sıralamasıdır.

    örnek olarak 10 kelimeden oluşan bir dilimiz olsun ve en yaygın kelime bu dilde hazırlanan tüm metinlerde 100 defa gözüküyor olsun. dolayısıyla sırasıyla her kelimenin gözükme yaygınlığı şu şekildedir:

    1. kelime=> 100/1 =100
    2. kelime =>100/2 = 50
    3. kelime=> 100/3 = 33,3
    4. kelime =>100/4 = 25
    5. kelime=> 100/5 = 20
    6. kelime =>100/6 = 16,6
    7. kelime =>100/7 = 14,3
    8. kelime =>100/8 = 12,5
    9. kelime =>100/9 = 11,1
    10.kelime=>100/10=10

    bu örnekte de ortaya çıktığı üzere sıralamadaki ilk kelimeler diğerlerine göre çok daha fazla gözükürken, diğer tüm kelimeler yaklaşık ve az sayılarda görülmektedirler.

    zipf harvard üniversitesinde çince üstüne çalıştı fakat zipf kuralı internet in gelişimi ve yaygınlaşması ile daha fazla önem kazandı çünkü internet üstünde bulunan veriler ve bu verilere olan talep zipf kuralına uygundu: bir kaç dosya veya web sitesi network üzerinde çok talep görürken çoğu dosyaya ya da web sitesine çok az talep bulunmaktaydı. ayrıca zipf kuralının şehir bilimciliğine de uygun olduğu tespit edildi, nüfus akışı belli fakat birkaç şehire yüksek olurken diğer çoğu şehire az olmaktaydı. anlatılan hikayelere göre kuralını ispat etmek için zipf onlarca üniversite öğrencisine iş imkanı sağlamış, onlardan kitap, dergi, gazete ve başka yazılı metinlerde kelimelerin görünme sayılarını hesaplamaları için ücretler ödemiştir.
  • kısaca, bir metinde geçen kelimeleri azalan sıklığa göre sıralarsak, yani en çok kullanılandan en aza doğru, listedeki bir kelimenin kullanım sırasının sıklık ile çarpımı sabit bir sayıyı verir. bibliyometrik alanlarda sıkça kullanılır. bu yasa ilk olarak james joyce'un ulysses adlı eserinde tatbik edilmiştir, şöyledir;

    - en çok kullanılan sözcük metinde,, 2653 kez
    - 100. en çok kullanılan,, 265 kez
    - 200. en çok kullanılan,, 133 kez
  • yasa insan dillerinin birçoğun'da uygulanmaktadır. ancak bunun nedeni hala bilinmemektedir.

    dil üzerinde uygulanmasının haricinde ; şehir nüfuslarında , kurumların boyutlarında , gelir sıralamasında , aynı tv kanalını izleyen insanların sayısı gibi alanlar'da da bu yasa uygulanmaktadır.
  • gunumuzde pek cok alanda kullanilan bir kanundur. ozellikle sehircilik alaninda cok faydali analizler yapilmasini saglamistir.
    ornegin; bir ulkedeki sehirlerin nufuslari ile nufus sayisina gore buyuklukleri carpildiginda hemen hemen ayni sayilar cikmalidir.
    sayilarla anlatirsak:
    istanbul 15m*1=15m
    ankara 5.1m*2=10.2m
    izmir 4.2m*3=12.6m
    bursa 3.6*4=14.6m
    .
    .
    .
    balikesir 1.1*16=17.6
    .
    .
    .
    tunceli 81k*80=6.5m
    bayburt 80k*81=6.5m

    goruldugu gibi turkiye gibi duzensiz bir nufus dagilimina sahip ulkede bile sayilar tutarli cikiyor. buradaki sayilara gore illerin gelecekteki nufus beklentileri, goc veren mi goc alan mi oldugu, ne gibi yatirimlar yapilmasi gerektigi cikarimlari yapilabilir.

    edit:imla
  • hemen hemen insan kaynaklı tüm dünya düzenlerinin (para, nüfus, dil, ilişkiler, devlet, vs) alt elementlerinin birbiriyle logaritmik bir sıralama gösterdiğini ispatlayan yasa.

    insan beyninin nasıl çalıştığına dair minik bir ipucu veren bu yasanın en etkileyici hâli dilde kendini gösteriyor.

    ayrıntılı kafa kırma makalesi için: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/…/articles/pmc4176592/

    edit: herhangi bir yazılı eserin bile sözcük sıklığı ve sıralaması log-log grafiğe çizildiğinde sabit eğimli bir çizgi oluşuyor. örnek olarak hamlet'i incelemişler: http://demonstrations.wolfram.com/…x.en/popup_1.jpg
  • çok anladığımdan falan değil ama şu hayatta bana en enteresan gelen şeylerin başında bu yasa geliyor. gerçek bir gizem.

    acaba neden böyle oluyor? galiba ışık hızının sabit olması gibi ya da planck sabiti gibi bir şey.

    (bkz: simülasyon argümanı)