şükela:  tümü | bugün
  • bu oran da tatmin etmez. 3 sene önce 0,87’den çekmiştim.demek ki 0,98’den daha uygun da verilebilirmiş.
  • geçmediğin yavuz sultan selim köprüsünden sonra oturmadığın evi de ödemektir.
    devlet bankası en az 1.2 den para bulup 0.98 den satıyorsa arada ki farkı görev zararı yazıyorsa kalan farkı halka vergiler yoluyla ödetecek demektir
  • zararına satıştır.
    bu zamana kadar yüksek orandan kullananların da (bkz: refinans) etmesi gerekir çünkü haksızlıktır.
    o kadar müteahhit batmasın diye millete yük bindiriliyor. 3 yıllık ev stoğu nasıl hallolacak?

    aradaki zarar da senin benim cebimden çıkacak. yazık..
    ha işe yarar mı tabi ki hayır!
  • ziraat bankasının kaldıramayacağı bir yük altına sokulmasıdır. ziraat bankası kime aittir halka, peki kim bazı müteahhitler satamadıkları daireleri satsınlar diye yükü sırtına alacaklar? başka sorum yok memur bey.
  • konut kredisi olmasın o. konut olsa banka olmazdı
  • bir kişi de demiyor ki, konut oranı ne?

    hadi başlıkta karakterden sığdıramadın, aşağıda açık açık yaz: konut kredisi faiz oranı diye.

    işte böyle her bilgisi ezberden olan, hiçbir iktisadi verinin ne anlama geldiğini bilmeyen, bilmek de istemeyen bir milletin, ekonomisi de böylesi ezberle batar.

    konut kredisi faiz oranı, tüm faiz oranları gibi paranın mevcut ekonomide belirli bir zaman diliminde ne kadar getirisi olacağına göre hesaplanır.

    yani çok basit bir açıklama ile, 100 lira parayı cebine koyan bir iş adamının, o parayı işlediğinde belli bir getiri elde etmesi gerekir. bankaya yatırırsa da, fabrika kurarsa da.

    faizi paranın zaman boyutu gibi kabul edebilirsiniz. adeta fiziksel bir gerçekliktir. firavunlar zamanında da öyleydi, bundan bin sene sonra da öyle olacak.

    peki nedir , nasıl ortaya çıkar o faiz oranları? zannediyor musun ki bir kişinin iki dudağı arasından çıkan kararla belirlenir.

    ülkedeki enflasyondan tutun da, o ülkenin ihracatı ithalatı, dış açığı, insanların o ülkeye yatırım yapmaya güveni ile, kısacası beklentilerin toplamı ile ve az miktarda para politikasını belirleyenlerin kararları ile, en nihayeti tüm iktisadi verilerin toplamı ile ortaya çıkar.

    ve kimse size asla o faiz oranları altında kredi vermez.

    babanızın oğluysa bile vermez.

    çünkü vermesi, size aradaki fark kadar para hediye etmesi demektir.

    neden devlet herkesin cebine zarardır şimdi anlıyor musunuz?

    devlet denilen sistem herkesi fakirlik paydasında birleştirmekten başka bir işe yaramaz.

    reel piyasada faizlerin çok çok altında faizle kredi vermek, bu krediyi kullanacak olanlara para hediye etmektir. krediyi kullanan da parayı kendi cebinde tutamadığına göre, müteahhitlere devletin toplu para hediye etmesidir.

    işte sen güzel vatandaşım. gelecekte çocukların daha ileri, müreffeh bir ülkede yaşasın diye sana uygulanan saçma sapan vergiler, telsiz vergileri, deprem vergileri, zart zurt vergileri gıkını çıkarmadan ödüyorsun ya. onlar çocuklarına fayda olarak dönecek zannediyorsun ya.

    yanılıyorsun. dönmeyecek. çünkü o paralar bu faizlerin finansmanına gidecek.

    o paralar müteahhitlere şu anda hepimizin gözü önünde hediye ediliyor.

    işte sen üniversiteler bitirmiş, yaratıcı ve çalışkan vatandaşım. sen bir araba alacak parayı yanyana getiremezken, allah'ın ilkokulu bile bitirememiş müteahhitleri o porsche cayenne'lere, bmw x5 lere nasıl biniyor diye merak ediyorsun ya. işte senin devletin yüzünden. alman devleti, amerikan devleti vergiyi indirecekse senin hakkın olan arabadan indiriyor. seni kazıklayan çapsızlardan değil.

    işte sen aptal solcu kardeşim. devletin parasını halkın parası zannediyorsun ya. özelleştirmelerin sonucunda fakirleşiyoruz zannediyorsun ya. tam tersi. özelleştirmeler aslında devlet eliyle sömürülmene karşı elindeki iki kurtuluş yolundan biri. çünkü devletin elindeki mallar azalır ve sana ödettiği zararlar azalır. özelleştirilmiş şirketten hiç değilse vergi geliri alınır. hem bir işten devlet kar edebiliyorsa, mutlaka yasalarla yarattığı tekeller aracılığı kar ediyordur. özel sektöre izin verse, o iş daha ucuza, daha verimli gerçekleştirilir, herkes karlı çıkar.

    devletin sömürüsünden kurtulmanın diğer yolu da vergilerin azaltılması. başka da bir yol yok.

    özetle devletin parası her zaman devletindir. hiçbir zaman sana geri dönmez. sağcısı baktı iktidar elden gidebilir, müteahhitlere senin paranı böyle hediye eder, solcusu iş bilmediğinden bankalardan hortumlanan paraya devlet güvencesi verir. veya aptalca köykent projelerinde senin paranı bir grup çıkarcıya yedirir.

    gerçek ne?

    senin paran senindir. devletin parası da devleti yönetenlerin. çünkü o bir kararla, bir yasa çıkarıp senin paranı uygun gördüğü birine böyle hediye edebilir. ve her zaman, her yerde böyle yapar.

    senin görevin iktidara gelenin senden ne kadar az para aldığına bakmak. çünkü devlet dediğin öyle bir dipsiz kuyudur ki, oraya giren paranın kimin cebinden çıkacağı hiç belli olmaz.

    ama senin cebine bir daha asla geri gelmeyeceği muhakkak.
  • ölmüş ölüsü gömülmemiş piyasayı biraz hareketlendirmek adına yapılan fason bir söndürme işi olduğunu düşünüyorum
  • sevgili arkadaşlar ben de sizler gibi konut kredisi faizine verilen parayı enayilik olarak görüyorum. ancak bizim inşaat şirketleri sağolsun kafaları daha yeni çalıştığı için 6-7 yıl 0 faiz kampanyası başlattılar çünkü satışlar felaket durumda. bu tarz konutlar normal evlere göre daha pahalı oluyor ama en azından faiz ödemediğiniz için aynı fiyata denk geliyor.