şükela:  tümü | bugün
290 entry daha
  • maya kolejinin sahibi olan milli eğitim bakanıdır.

    söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum.

    yazıktır yazık be, bir özel okul sahibine milli eğitim teslim edilir mi?

    o özel okullar ki...

    of neyse be.

    yazıklar olsun diyorum sadece.
  • yenilen pehlivan güreşe doymaz. bunun gerçekten de türk atasözü olduğuna inandım burayı okuyunca. teşekkürler arkadaşlar. tamam denemeyin demiyorum size, hobi olarak gene deneyin ama onun bile bir sınırı var. ve bence biz o psikolojik sınırı çoktan geçtik. yani artık ''yenilirsen bir daha dene, daha iyi yenil.'' diye gaza getirilecekler grubunda değiliz. bizim yenilgimizin daha iyisi yok çünkü zaten yenilinebilecek en iyi şekilde yenildik. kanla, emekle, türlü zorlukları aşarak kurulmuş olan demokratik sistemi kağıt üzerinde elimizle ayağımızla teslim ettik. yerli ve milli iradeyle yani. bundan daha iyi bir yenilgi varsa da ben bilmiyorum.

    ''özeldeki maaşlar devlettekinden az olamaz diye kanun çıkar, uğraşmamış olursun.'' demişler adama. öyle bir kanun zaten vardı ama akp döneminde kaldırıldı. günaydın yani. çalışma saati için bir kanun var zaten ama illegal bir şekilde bir yarısı kadar daha çalıştırırlar sizi. normalde 40 ders saati, sen 55-60 arası çalışırsın. bu da altı gün sabah 8'den akşam 5'e kadar falan olur. ki bazı kurumlar 6 gün 08.00-19.00 mesaisiyle çalışır. yani dersin bitmesi sizin için herhangi bir şey ifade etmez. iki saat de etüt yaparsınız. masa başı işlerde bu saatler pek koymayabilir insana ama 11 saatin minimum 8'inde ayakta olduğunuzu ve de konuştuğunuzu düşünün. benim enerjim yüksektir normalde, buna rağmen ara ara son etüt saatinde ben de konsantrasyon bozukluğu yaşıyorum. en kurumsal yerler bile hemen hemen bu şekilde. beğenmiyorsanız kapı orada derler size açıkçası. yani kimsenin kanunu falan salladığı yok. affedersin bu kadar geri zekalıyı toplar da öğretmen yaparlarsa piyasa da bu noktaya gelir tabii ki. iyi olanlar neden hep devlette çalışmak istiyor sanıyorsunuz, sırf garanti yüzünden mi? bu çok sığ bir bakış açısı. kimse sadece garantili diye genç yaşında altı yedi sene taşrada yaşamayı göze almaz. ben almadım bakın mesela. ancak rahat diye değil de öğretmen olmak için öğretmenlik seçtiyseniz, özel kurumlardaki eğitimcilikten de tatmin olamıyorsunuz. tatmin olacağınız üç beş okul vardır, seçkin tanıdıklarınız ve de çevreniz yoksa onların kapısından dahi içeri giremezsiniz. diğerlerinde, bin tane insan sizden eğitimden önce pazarlamacılık yapmanızı istiyor. pazarlamacılık yapmak istesem pazarlamacı olurdum zaten. en azından eğitim pazarlamamış olurdum, o bundan daha onurlu bir iş kolu.

    ayrıca ismet yılmaz kendinden nasıl tiksindirdiyse artık, uzun ilişkiden sonra aniden evlenilen erkek-kadın değeri görmüş yeni bakan. cicim aylarında gibi el üstünde tutulmaya başlanmış. eğitim kökenli, vasıflı ve umut vadediyor diye değil, ötekinin vasatlığıyla kıyasladığınız için coşagelmişsiniz bence. yoksa bakanlar dahil yönetici herkesin ipinin kimin elinde olduğu, devletin eğitim sisteminin iyileştirilmesi gibi bir hedefinin olmadığı bariz şekilde belli değil mi? sistem falan düzelecek yazan var. umudunuzu seveyim sizin, bana da verin bu pollyannalıktan. devlette kaliteli eğitimin kırıntısı vardı, artık o bile yok. nitelikli okul diye bir şey uydurdular, bu okulların toplam kapasitesi %10'sa bu kapasitenin %5'i proje imam hatip lisesi. yani senin çocuğun yüz kişiden ilk beşe giremediği sürece devletten nitelikli eğitim alma gibi bir hakkı yok. tamam özele gönderirim dersin, senelik 20 bin vereceksin ve karşılığında aldığın eğitim o kadar allah'a emanet ki. işin içinde olan biri olarak söylüyorum bunu. daha fazla verecek gücün varsa zaten gider en iyilerine verirsin. ama yoksa okul vs. sıfırı tüketti. her şey de okul değil gerçi. bilgiye çok daha kolay ulaştığımız bir dönemdeyiz. kendi çocuğuna bilgiye ulaşmayı ve bilgiyi kullanmayı kendin öğret ki kendini yetiştirebilsin. rehber ebeveynlik bir bakıma. ayrıca maya okulları daha çok ne ile meşhur? kırtasiye parasını yatırıp geri almakla, sigortaları asgariden yatırıp vergi kaçırmakla falan filan. eğitimcilik akar yani. şunu size yapsalar söversiniz, öğretmen yapınca adı "öğretmen ağlaklığı" olur. adamlar dev paralar çevirdiği sektörde daha sırf çok kazanmak için asgari sigorta yapıp vergi kaçırıyor. ülkede bunu yapan çok şirket vardır zaten, sorun asgariden yatırması değil. bu işin en sövülesi tarafı şu: devlet bunu legal hale getirmek için "özel kurumlardaki öğretmenler, devletten daha az kazanamaz." maaş maddesini yönetmelikten çıkardı. kurumlar da hem bundan yararlanıyor hem de size "çağdaş eğitim..." "çocuklarımısss..." kasıyorlar. ben bu yavşaklığa uyuzum. "gel öğretmen hanım; maaş, sigorta, ders saati derken seni bir güzel sikeceğiz. sen kim köpek?" deseler gıkımı bile çıkarmayacakken; eğitim adına adamakıllı bir çaba göstermeyip velilerden ve çalışanların sigorta primlerinden yolabilecekleri maksimumu yolmak için uğraştıkları hâlde, eğitimciliğin anlamı ve önemi şeklinde bana piyasa yapmalarından nefret ediyorum. nefret. katlanabiliyor olmamın tek sebebi birebir iletişimin çocuklarla olması. borcum falan bitsin de bu konuyu cidden yeniden değerlendireceğim.

    tanımı da yapayım: eğitim adına kendisinden hiçbir şey beklemediğim bakan. başkası gelseydi ondan da bir şey beklemezdim. ben kendimi mevcut duruma adapte ettim. şu yazdıklarınıza uyuz oluyorum çünkü mod değiştirip, umutlanıp da hayal kırıklığına uğramaktansa bu modda kalmayı tercih ederim. olumsuz şeylerle mücadele etmek, belirsiz şeylerle mücadele edip hayal kırıklığına uğramaktan yüz kat daha kolay. benim dengemi bozmayınız velhasıl. ha adam mantar gibi türeyen imam hatipleri azaltır, nitelikli parasız eğitim adına çalışmalar yapar, özel kurumların denetimini artırır, eski özlük haklarımızı geri getirir ve bize gerçek eğitimci olma fırsatı verir falan; ona da o zaman bakarız. bakın yazınca ne kadar da belli oldu değil mi sizin polyannacılık yaptığınız.*
  • ziya selçuk yetkin ve vizyon sahibi bir eğitimci olabilir ama kendisi bu sikimsonik sistem içerisinde bi' boka yaramayacaktır. adam müdürlerini bile kendisi belirleyemiyecek. çok affedersiniz ama öyle. zaten akp hükümetinin derdi falan değil eğitim. bi zimbabwe kaldı galiba altımızda pisa'da.

    edit: imla
  • başkanlık sistemine geçildikten sonra açıklanan bakanlar kurulunun, en fazla olumlu tepki alan bakanıdır.

    eğitimci kökenli olması, eğitimin en hayati kurumlarından biri olan ttk başkanlığını yapmış olması; işin uzmanı olduğu ön kabülüyle, sadece ak parti seçmeninde değil, toplumun farklı ve geniş kesimlerinde epey yüksek bir beklenti oluşturdu.

    malum, ak parti’nin en başarısız olduğu alanların başında eğitim geliyor. işi çok zor elbette. umarım, toplumda oluşan bu beklentiyi boşa çıkarmaz. başarılar diliyorum kendisine.
  • beş yıl içinde, türkiye'deki özel okullaşma oranını %7'lerden %30 'lara çıkaracak teknokrat.
  • insan, umudunu yeşertmeli. bizi başarıya ulaştıracak eğitim sisteminin en azından temellerini atabilecek kabiliyette bir bakan olduğuna inanmak istiyorum. tek başına elbette bir şey yapamaz. eğitim ve öğretim protokolleri kurulunun kalifiye insanlardan seçilmesi ve çalışmalarını yürütürken baskı görmemesi çok önemli.
  • bir yerden başlayacaksa anaokullarından başlasın.

    fakir aile, çoçuğunu devletin anaokullarına bile gönderemiyor. çünkü en ucuz tarife yıllık 5.000 tl. başta diyanet olmak üzere birçok cemaat de bu alanda ücretsiz hizmet vermek için yarışıyor.

    hadi bakalım, kimseyi incitmeden çözebilecek mi bu işi acaba? yoksa ana kuzularını dincilerin ellerine mi bırakacak? takipteyim.
  • adam potansiyel olarak iyi ve kalıcı şeyler yapmak isteyebilir ama asıl soru şu;
    bu adama izin vereceklerler mi?
    eğer yaptıklarından veya yapacaklarından rahatsız olurlarsa ziya selçuk' u yerinde tutarlar mı ki. tabii ki tutmazlar. ülkeyi şu an bir kişi yönetiyor farkındayız değil mi.
  • ilk icraatı alo 147 şikayet hattını kapatmak olan milli eğitim bakanı. ilgili haber http://www.cumhuriyet.com.tr/…atti_kapatilacak.html
  • 147 şikayet hattını kapatmasını iyi niyetli bir mesaj olarak algıladığım yeni bakanımız.

    şahsımı; sınıfta diğer öğrencilere zorbalık yapan çocuğunu psikolojik danışmana yönlendirdiğim için "benim çocuğuma deli demek istiyor" gerekçesiyle ak parti ilçe başkanlığına şikayet eden velim bu konuda ne düşünür bilmem.
313 entry daha