şükela:  tümü | bugün
  • zokora'nın "let's kick racism out of football"u yanlış anladığının göstergesidir.
  • kırmızı kart verilmesi gereken bir harekettir, o kadar.

    ne emre'nin yaptıklarını anlatıp olayı haklı çıkarın, ne de buna dayanıp emre'yi suçsuz gösterin. zira pozisyonun kırmızı kart gerektirmesi haricinde söylediğiniz herşey, o yakındığınız çirkinliğin bir parçası olmanıza sebep oluyor.
  • bu tekme ne kadar çirkinse hakemin zokora'yı kırmızı karttan atmaması da o kadar çirkindi ama en çirkini bu tekmeden sonra fenerbahçe taraftarlarının twitter'da #piszencizokora'yı tt yapması oldu. yani neresinden tutarsanız tutun çirkin oğlu çirkindir.
  • acikcasi tesebbuste kalmis tekmedir; emre'nin testislerine yansimamistir. haliyle cezaya gerek yoktur.

    o tekme yerine otursa sedyeyle ameliyata giderdi kucuk eniste.
  • ırkçı olmayan orospuçocuklarını da ortaya cıkaran tekmedir.
  • hak edip etmemesi falan değil asıl mesele. sadece zokora'ya şunu sormak istiyorum: "madem bu kadar kin besledin emre'ye, niye ilk maçın sonunda sarılıp öpüştün de, tekmeyi şimdi attın?"

    bu apaçık ikiyüzlülüktür.
  • zokora'nın da bence faşistlik yaptığı bir harekettir.

    emre en azından lafla ırkçılık etmiştir. fakat zokora emre ırkının çoğalmasını engelleyici bir eylemde bulunmuştur.
  • emre'nin bu tekmeyi hakettiğini düşünüyorsanız,
    kevin campbell'in mehmet ali yılmaz'dan,
    saffet susiç'in fatih terim'den,
    birer adet tekme alacakları vardır.
    hatta sizin kafayla, ırkçılık böyle bir tekmeyi haklı kılıyorsa, küfreden adama en azından bir yumruk atma hakkı vardır insanın, değil mi?
    ya da şöyle diyelim:
    burada emre belözoğlu'na saydırıp, hakaret edip, ve hatta format dahilinde lafı dolandırarak küfredip duruyorsunuz. eee, o zaman emre hepinize birer tokat atabilir heralde?
    insanların kendi kendilerine adalet sağlamaya hakları olduğunu düşünüyorsanız hakikaten siz ve sizin gibilere böyle tekmeler atılarak soyunuz kurutulmalı. lan o tekme tam otursaydı adam ölebilirdi be, hangi adaletten bahsediyorsunuz?
    neredeyse 25 yıldır futbol izliyorum her fırsat bulduğumda, maçtan önce planlandığı bu kadar belli olan ve bu kadar şiddetli olan başka hiç bir darbe hatırlamıyorum. çok hayvanlık gördük, de jong'u, zidane'ı, lugano'su (hadi mutlu olun), totti'si, pepe'si. ama yapılanların hepsi maçın atmosferinden ve anlık sinirden kaynaklanan şeylerdi. ama zokora'nın maç başlamadan kafasında kurduğu belliydi.
    ırkçılığın cezasını verdi demeyin, bir çok futbolcu ırkçılıkla karşı karşıya kalıyor, hangisinin gidip 4 maç sonra böyle bir tekme attığını gördünüz?
  • ırkçılık, karşılığı kırmızı kart ya da 2 maç ceza falan olan bir şey değildir. insanlık suçudur. bir insanın düşebileceği en aşağı yerdir. tarih şahit ki; dünyanın başına gelmiş en büyük felaketlerin arkasında, şuna ya da buna karşı olması fark etmez, hep ırkçılık yatmıştır. insanlar bu olguya karşı yüzyıllarca mücadele verdiler, sayamayacağımız kadar insan bu uğurda öldü, savaşlar verildi, kanlar döküldü. dünya bu noktaya bedel ödeyerek geldi. anlatmama gerek yok sanıyorum, bir google uzağınızda hepsi.

    isterseniz deneyin; dünyanın herhangi bir yerinde, siyahi birine herkesin gözü önünde "fucking negro" diye bağırın. ister amerika'da, ister ingiltere'de, ister afrika'da.

    iki ihtimal var;
    -ya doğru düzgün hukuk sistemi olan bir ülkedesinizdir, daha ne olduğunu anlamadan kendinizi hakim karşısında bulursunuz. cezanızı çektikten sonra bir de toplumdan tepki görürsünüz.
    -ya da saçma sapan bir ülkedesinizdir ve o ırkçılık yaptığınız kişi bu hareketin karşılığını derhal orada verir. o karşılık da öyle can acıtan bir tekme ile sınırlı kalmaz emin olun ki.

    zokora ilk ülkede olduğunu zannetti ve ilk maçın sonunda bir karşılık vermedi. yalnız burası öyle bir yer ki; ırkçı adam fenerbahçeli diye neredeyse bütün fenerbahçeliler arkasında durmaya başladı. federasyon ırkçılığı hava topunda dirsek atmaktan daha basit bir şey olarak görerek 3 maçlık ceza ile yetindi. ne bir dava, ne toplum baskısı, ne de ayıplama ya da kınama. sıradan bir şey gibi geçiştirilebileceği düşünüldü. biz onca aydınımız katledilişini geçiştirip gittik, bu ne ki, değil mi?

    değil işte. çok alışmışız onurumuzun ayaklar altına serilmesine ama bir adama sırf ten renklerinden dolayı kendisinin, eşinin, ailesinin, çocuğunun, ülkesindeki bütün insanların ikinci sınıf olduğunu söylemek o kadar da basit bir şey değil. kimse bunu kabullenmek ve sineye çekmek zorunda da değil. boşuna verilmedi onca savaş.

    zokora bu tekmeyi ilk maçın sonunda da atabilirdi. atmadı çünkü o tekmenin bugün atılmasının da bir anlamı var. o tekme emre'ye atıldığı kadar, ırkçılığın sıradan hale getirilişine de atıldı. bütün bu yaşananların normalleşmesine, hiçbir şey olmamış gibi devam edilmesine, ırkçılığın neredeyse ödüllendirilmesine atıldı. eğer burası düzgün bir ülke olsaydı, burada adalet yerini kendiliğinden bulsaydı, emre ve diğer bütün ırkçılar hak ettikleri karşılığı normal yollardan alsalardı o tekme de atılmazdı. burası da çok net.

    ben size gelip bir hikaye anlatsam, bir adam diğerine ırkçı bir söz söyledi, diğeri de tuttu ona tekme attı diye. biliyorum ki çoğunuz "iyi yapmış" diyeceksiniz. abi adamlardan birine fenerbahçe, diğerine trabzonspor forması giydirince nasıl tam tersini savunabiliyorsunuz? ben size bir insanlık suçundan bahsediyorum, siz bana kırmızı kart diyorsunuz. nasıl yapalım?

    hiçbir şeye karşı şiddeti savunmadığım gibi, zokora'nın attığı tekmeyi de savunmuyorum. trabzonspor seyircisinin yaptıklarını savunmayı geçtim, biraz zorlarsam trabzon'da artık futbol oynanmaması gerektiğini bile savunabilirim. fakat bütün bu olanları karşılıksız bırakma gayreti, alışık olduğumuz gibi her şeyi halı altına süpürme isteği bir tekmeyi hak ediyordu. bugün yaşananları bahane gösterip burada ve twitter'da yazdığınız-muhtemelen birileri tarafından şikayet edilip dava konusu olacak- ırkçı yazılarınız da o tekmeyi hak ediyor. şunu anlamamız gerek; bir futbolcu için de futboldan daha önemli şeyler vardır.

    futbolu da ırkçılıkla, şikeyle, teşvikle, savcılarla, federasyonla, taraftarımızın sahaya girip galatasaraylı futbolculara saldırmasıyla, trabzonspor seyircisinin sahayı savaş alanına çevirmesiyle, davalarla, plastik mermilerle kendimize benzettik. futbol güzel oyundu halbuki, keşke bu kadar bulaşmasaydık.
  • atılmaması gereken tekmedir.

    aslında olayın nasıl başladığına bakmak lazım, zokora emrenin annesine küfretmeseydi, o da söylendiği iddia edilen sözleri duymayacaktı. hem adamın anasına küfredeceksin, hem de karşılık verdi diye o adamı öldüresiye ya da sakatlayasıya tekme atacaksın. hem de bu tekmeyi milyonlarca insanın izlediği bir karşılaşmada yapacaksın.

    bir de merak ettiğim birşey var, kimse zokoraya emrenin annesine küfretmiş olduğu için tek kelime etmiyor, nedir yani şu ortamda anasını seven kimse yok mu ? anasına küfredilince karşılık verecek kimse yok mu burada ? kompile godoş mu oldu bu ortam ?

    isteyen zokorayı savunsun, onu savunanlar anneye edilen küfrün çok önemli olmadığına inanan kişiler (walla sonuç öyle çıkıyo, yapacak bişi yok) bu durumda zokoranın onların da annesine aynı şekilde davranmasına aldırmayacaklardır. ama daha önce bir yazarın bahsettiği üzere dikkat edin, işin kobrasal boyutu var, annelerinin rengi mora dönüşebilir.

    zöge : noldu lan ? o zamanın ötesinde düğmesine bastığınız her an, söylediklerimdeki haklılığı onayladınız.. kızdınız işte bana. bir de emreye laf ediyorsunuz. emrenin annesine yapılınca sorun yok, sizin annenize yapılınca kötüle.. bu entry min zamanın ötesin olması bana bu söylediklerimin doğru olduğunu gösteriyor.