şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • türkiye'de düzenlenen "zombie walk"ların ruhunun (ve dolayısıyla da ambiyansının) batıdakileri yansıtması pek mümkün değildir. örneğin, insanın türkiye'deki yürüyüşü gerçekleştirenlerin arasına girmesi durumunda hissedecekleri ile batıdaki yürüyüşçülerin arasında hissedeceklerinin aynı olması zordur.

    bu noktada "aynı olması da gerekmez" denebilir, ama burada anlatmak istediğim o değil. burada asıl söz konusu olan "görsel/şekli" kültür adaptasyonu. batı kültür ve sanatında bu gibi öğelerin ciddi bir yeri var. takriben 10 senedir gerçekleştirilen bu gibi etkinlikler, uzun ve köklü bir kültürel mirasın son yansımaları. yani kimseden görüp "biz de yapalım" dememişler. bu kültürel mirastan çok fazla haberdar olmayan bir türkiyelinin böyle bir etkinlik düzenlemeyi düşünmesi ise, türkiye'nin batılılaşma serüveni hakkında pek çok şey söylüyor.

    ama bir gün gelir "türk" gençliği (misal) hindistan'daki holi festivalini de taklit etmeye başlarlarsa, o vakit "gidişat iyiye" denebilir.

    not 1: şimdi hemen "batıdakini taklit edince kötü de doğudakini taklit edince iyi mi? oradaki kültürün kökleri yok mu?" deme. bir düşün. belki o argümanda ilk bakışta göremediğin bazı şeyler vardır.

    not 2: kültür çoğu zaman etkileşimle yayılır. bu nedenle, "batıda varsa burada olmasın" demek de bir başka uca gitmek olur. burada sorguladığım türklerin "neden" bu gibi şeyleri taklit etme ihtiyacı hissettikleri. gerçekten beğendikleri için mi? yoksa işin içinde başka faktörler de var mı?

    http://en.wikipedia.org/wiki/zombie_walk

    (bkz: popüler kültür/@derinsular)
5 entry daha