şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---

    farkettim ki; klasik bir zombie'den daha korkunc olan bir sey varsa o da zombie'ye donusmus palyaco imis, hakkaten tirstim lan *

    --- spoiler ---
  • türkiye'de 25 aralık tarihinde gösterime girmesi nedeniyle hak ettiği ilgiyi göremeyecek harika film.
    dandik bile olsa bill murray için izlerdim o ayrı...

    --- spoiler ---

    little rock: [bill murray ölürken] do you have any regrets?
    bill murray: garfield maybe.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    tallahassee'in killing is my business... and business is good sloganı üzerine girdikleri bir markette arkaplanda şu yazı görünür: we appreciate your business

    --- spoiler ---
  • ben en çok jesse eisenberg'in diğerleriyle "zombieland'in en çok nesi güzel" temalı konuşmasında "facebook status update'leri yok. çok salakçaydı" dediği yerde eğlendim. aynı adam social network filminde mark zuckerberg'ü de canlandırdı.
  • hayatta zombili film seven adam değilim. az önce star'da for whom the bell tolls eşliğinde başlayınca izlemek farz oldu. üstüne woody harrelson çıktı, şükela oldu. o da yetmedi esas piçin şu repliği sesli güldürdü:

    "hayatta ilk defa eve kız attım o da beni yemeye kalktı"
  • koşabilen zombilerin olduğu bir film. kesinlikle filmin kalitesini arttıran bir unsur.

    eller önde, hafif topallayan zombilerin olduğu filmlere ısınamadım ben oldum olası. hani akıllı bir adam onlara yakalanmaz, yakalanıyorsa salaklığındandır modu var bünyede. bu bakımdan zombilerin şartlarının iyileştirilmesi taraftarıyım. bu filmde en çok sevdiğim ve takdir ettiğim olay bu oldu.

    shaun of the dead izleyip, oradaki nükteyi biraz da olsan seven birisi bunu da sevecektir. bodoz korku değil, bol bol eğlencelik sahnelere sahip. zaten for whom the bell tolls ile giriş yapması, naysss tepkisi vermeme sebep olmuştu. başladığı gibi de devam etti. woody kendi arenasında, sevdiği psikopat rolde zaten döktürmüş. adama yakışıyor. seviyorum bu rollerini. burada esas takdirler jesse pıtırcığına gidiyor. sadece diyalogları ile değil, mimikleri ve vücut dili ile baya baya etkileyici bir oyunculuğu var. emma stone için ise lafım yok. şöyle bir gözükmesi bile yeterli olurdu. fazlası ile memnun etti. yapımcılar da gözümde takdir konusu oldu zira bu kadronun sinerjisini oluşturmak kolay iş olmasa gerek.

    bir gün zombi baskını olursa, bu film sayesinde baya baya bir hazırlıklı olacağım. öyle değerli ve kıymetli bilgiler barındırıyor içinde. ikincisi gelsin, gözlerimiz bayram etsin. korkutmaya çalışan zombi istemiyoruz, güldüren zombiler istiyoruz.

    --- spoiler ---
    kuralların oluşumu, zaman içinde revize olup, değişmesi baya başarılı idi. ikinci bir film olacaksa, bu kural olayını devam ettirmeleri lazım. rakamı rakamına aynı kalmalı. özellikle double tap terimini aktif olarak kullanmama sebep olduğu için takdirimi kazandı.
    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    bill murray'nin son nefesini uzun uzun vermesi ve hemen ardından wichita'nın altına sıçması bizleri yerden yere vurdu.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    bill murray'in çok komik bir şekilde mefta olduğu film. woody harrelson'a da bu tarz arızalı tipler her zaman yakışıyor. başroldeki elemanı da michael cera'ya benzettim. haftanın zombi öldürüşünü yapan rahibe teyze de on numara olmuş.

    bir de o ev bill murray'in gerçek eviyse gayet güzelmiş. o sinema salonundan ben de istiyorum evime.

    --- spoiler ---
  • bu filmi the walking dead'le, 28 days later ile falan kıyaslıyorsanız filmin türünün ne olduğunu dahi anlamamışsınız demektir. dolayısıyla daha filmin türünün ne olduğunu bile anlamamışken, byte israfı gereksiz yorumlarınızı kendinize saklayın, dükkanın önünü kapatmayın.