şükela:  tümü | bugün
  • vakti zamaninda,

    "kotu bir $ehir
    hic bir cekiciligi de yok."

    diyerek hakkinda kendimce bir yorumda bulundugum bir $ehir. bo$ konu$mu$um. bana ho$ gelmeyebilir, iyi de gelmeyebilir (ki geliyor ikisi de, yava$ yava$ da olsa) ama boyle yazmaya gerek yok.

    (bkz: caycuma)(bkz: paflagonya)
  • bati karadeniz bolgesinde, taskomuru yataklari ile bilinen, 67 nolu plaka sahibi bir ilimiz
  • merkez'deki liman arkasi en guzel yeridir.
    burda kayaliklarda oturulup bira icilir...

    manzarasi cok guzeldir...

    arada bir polis gelip kimlik sorar. yaninda kiz yoksa bu onemli diildir...

    alkolun etkisiyle, mayo olmadan ve mevsim tanimadan denize atlamaya calisan arkadasi engelleme cabalari zevklidir..
  • herhalde zamanında çok zonguldadığından ismi zonguldak kalmış.

    hatta bir rivayete göre eskiden mekânda hep yanardağlar warmış, bu yanardağlar habire patlak verdiğinden şehrin adı zonguldak olmuş, sonra halk yanardağlara öyle alışmış ki, yanardağ patlayınca hiç umursamaz olmuşlar, yalancı çoban'ın hikayesine dönmüş, o zamanlardan sonra da yanardağlar patlamayı bırakmışlar ve sonsuza dek mutlu yaşamışlar.

    (bkz: zonguldamak)
  • amerikada "altına hücum" devri benzeri, bu "adi petrol ve adi doğal gaz" yaygınlaşmadan önce türkiye'ye "kömüre hücum" anlamında altın devrini yaşatan kömür kenti. (karaelmas) zonguldak-ankara demiryolu sırf bu yüzden yapılmış. (super bir coğrafya, bir defa yolculuk yapmaya değer -ankara zonguldak 10 saat sürse de-) bu yolu şimdi parayla yapmak cesaret ister. işte bu yüzden türkiyede bir zamanlar zonguldakla bağı, akrabalığı olmayan yoktu. ekonomideki rolü giderek azalan şehir, şimdi ise suyu çekilmiş değirmene benzedi. gerçi zonguldaklı bizler hala kendimizi ve kömürü çok önemsemekte olsakta 250 $ mal olduğundan 40 dolarlık ithal kömür karşısında direnmeye mecalimiz kalmadı. biraz daha oyalanırsak devletten gelen maaşlar da işe yaramayacak galiba..
  • nem oranının en yüksek olduğu şehirlerden birisi...madenlere girip fotoğraf çekme isteğiniz nedense sert bir şekilde red edilse de*, varsa bir tanıdık rahatça madenlere girebilirsiniz...pek düzlük bir yeri yoktur ama vadilerinde yürümek (yeşilin her tonu olduğundan) müthiş dinlendiricidir...zamanında giderseniz yaş fındık yeme şansınız vardır, ancak abartılması mideyi haşat eder*...
  • sirin bir karadeniz ilidir. okul cikislarinda site semtinden sehir merkezine yürüsler, fener semti pit stop vermeden geleneksel tur atislari ve liman arkasi sightseeing ile de ozetlenebilen bir guzel ilimizdir.
  • içinden geçilip baska bir sehre gidilemeyen uçta kalmis bir kiyi sehri. oraya ulasmak için çaba göstermek gerekir, "zonguldak'tan geçiyodum, bi de samsun'a ugradim" demek zordur. iki çikis ya da girisi var ve ikisi de sehre yüzlerce kilometre uzaktalar. biri karadeniz eregli (ki düzce'den ulasilir), digeri bolu gerede. unutulmus bir kent gibi..
  • ilk kez içine giriyorsaniz ve bu işi arabayla yapiyorsaniz dikkat etmeniz gerekir.. şehir sahile paralel giden bir anayola sahip ve nereye gittiğinizi bilmiyorsanız ibiş gibi 20 dakka gidip allahallaaaa diyerek geri donmeniz işten deildir.. kalabalik ve basik şehir merkezinde yollar genelde tek yönlüdür ve park edecek yer bulmaniz mumkun deildir.. hele hele arasokaklara dalarsaniz bi anayola çıkana kadar "acaba ne zaman şu binaların üstüne yuvarlanıcaz?" ya da "karşıdan bi araba gelirse noolur?" gibi sorular döner durur kafanızda.. şirin mi? şirin.. madeniydi deniziydi var mı? var.. ama olmaz olsun, kabus gibi bi ilimiz yaa..

    (bkz: ben bu yaz bunu gordum)
  • kentin görünür hakim renkleri yesil ve siyah oldugu halde zonguldakspor renkleri kirmizi ve lacivertten olusur, sehirle zerre ilintisi olmayan renklerdir bunlar..