şükela:  tümü | bugün
  • beklentiyi, umutları, hayalleri bir boşluğa savurduğunuz vakit ilk adımı atıyorsunuz çünkü hayaller, beklentiler bizi borçlu kılıyor geleceğe. çünkü onlara ulaşmayı engelleyebilecek güçlükler bizi korkutuyor.

    elinizde kalan ne varsa uyku, para, dost, kafanızdaki saç, salgılanan hormonlarınız, çocukluktan kalma bir miktar çoşkunuz, tüm vücudu dolaşan kanınız, tıkır tıkır işleyen kalbiniz, parıldayan gözleriniz, canım dediğiniz insanlar, farkında dahi olmadığınız ama eksikliğinde düşüp kalacağınız sayısız varlık. hiçbirinin sahibi değilsiniz ve hiçbirine de hükmetmiyorsunuz. kaybetme riskiniz her an her saniye var. hiçbir şey size bağlı değil. çatıdan uçan bir kiremitin kafanıza düşmesine, savrulan aracın üstünüze doğru yönelmesine, varlığı sizi mutlu kılan dostlarınızın sebepsiz gitmesine hiçbirine karşı yapabileceğiniz en ufak bir şey yok.

    yine de şu hayattaki en büyük zenginlik, parasızlıktan aç yattığı gecenin gündüzünde eline para geçen bir insanın yaptığı kahvaltıda yatıyor. en büyük mutluluğu bir hastanın sağlığına kavuştuğu anda aldığı nefesin soluğunda bulunuyor. en güzel uykusu tüm vücudun bitkin düştüğü yatakta uyuyor. en güzel dostluğu zorlukların bölüşüldüğü ortamlarda yeşeriyor. en büyük özgürlük, özgürlüğün ne olduğunu unutturan yılların sonunda geliyor.

    insan zorluklara direnç kazanmıyor. sadece hiçbir şeye sahip olmadığının ve her şeyin kayıp gidebileceğinin farkına varıyor ve rıza gösteriyor. insan en çok yenilgiyi kabullendiğini sandığı anda kazanıyor. insan en çok vazgeçtiği anda kavuşuyor. insan en çok artık sırt çevirdiği anda yaklaşıyor isteklerine. ilginç bir paradoks! insan şu hayatta hiçbir şeyin, kendisinin dahi sahibi olmadığını öğreniyor. sonrasında kaybetmek ile yüzleşiyor. vazgeçiyor geçici şeylere bağlamaktan kayığını. çünkü biliyor artık o da bir gün gidecektir. tat vermiyor artık henüz bilmeyenlerin dünyasında hevesle anılan birçok şeye sahip olmak. eskinin hayalleri artık çok boş geliyor göze. bu oyun gerçekliğini yitiriyor artık.

    insan sonsuzluğa bakıyor. hiç gitmeyecek ve bitmeyecek o'nu arıyor.
  • başa gelen her şeye bir şekilde bunun da altında kalkarız demektir. aşırı relax olup herkesi delirtmektir. sonuçta 30 yıl sonra atomlarıma ayrılacaksam ve şu an gençsem niye bir şeyleri kafama takayım ki değil mi?
  • güç bela tutunuyorsunuz hayata, bir köşesinden, derken elinizden kayıveriyor. çünkü hiç kimse siz değil ve hiç kimse siz olmak zorunda da değil. kelimeleriniz yavaşlıyor, bakışınız matlaşıyor, düşünseliniz donuyor. eğer bu tükenmekten sağ çıkarsanız direnç kazanıyorsunuz işte.
  • çok sabırlı bir kişiliğe sahipsin. önüne çıkmış ya da çıkacak olan hiçbir şey seni yıldırmayacak. daha aksine işler, zorluklar, engeller üstüne üstüne geldikçe sen daha çok hırs yapacak ve daha çok başarı elde edeceksin. etrafında değer verdiğin kişiler var ve daha çok da sen onlara kendini ispatlamak için güzel uğraşlar içine gireceksin.

    (bkz: resilience)

    yeter ki bu özelliğini gönül işleri için heba etme. hayatta çalışıp çabalayıp elde edilecek bir sürü şey var aşktan başka. e.g. eğitim, iş, tatil, çevre, arkadaş vs vs.

    edit: imla
  • yedigin kaziklarla dogru orantilidir.
    (bkz: öldürmeyen şey güçlendirir)