şükela:  tümü | bugün
  • "biz o kadar ozguruz ki, bize zorlan egitim verilmesi ve bizlere birtakim yanlis bilgilerin empoze edilmesine karsiyiz" tutumunun sloganidir. bir nevi another brick in the wallculuktur.

    komiktir ki, turkiye'de de bu sozu agzina dolayan insanlar, daha sonralari amerikalilar'a "ne kadar da bilincsiz, vurdumduymaz insanlar, haritada irak'i bile gosteremez bunlar" derler (ki dogrudur, heh).

    yasasin okuma yazma bilmeyen yasli amcalar, yasasin misir piramitleri'nin ne oldugunu bilmeyen insanlar, yasasin en fazla 1000'e kadar sayabilen insanlar, yasasin "bu bizim kulturumuz degil, herkes bizim gibi olmali, tuu sana, tuuuu" diyen insanlar...
  • (bkz: yo niye ki)
  • catherine baker kitabı. arka kapak yazısı aşağıdaki gibidir:

    catherine baker,anne ve anarşist!... çok sevdiği kızı marie'yi okula yollamamış.marie 14 yaşına gelince, okula yollamama gerekçelerini ona anlatmak için zorunlu eğitime hayır'ı kaleme almış...
    kitabında esas olarak, okulun, devletin kendine köle yetiştirmek için organize ettiği bir kurum olduğunu, yetişkinlerin,bu köle eğitiminden başarıyla geçtikleri için bunun farkına varamadıklarını anlatıyor. ona göre, "okul,çocuklara gardiyanlık yapan bir kurumdur, ana-babaları çalışırken onları gözetim altında tutar; toplumsal- iktisadi makinenin işlemesi için gerekli olan bilgileri onlara öğretir,itaati aşılar,eler ve rolleri dağıtır." okulda,sezgi ve düşgücünün yaratıcı bir nitelik kazanması için çok gerekli olan "aylaklık" yerine, üretimi artıran ve itaati sağlayan bir eğitimin uygulandığını söyleyerek bir "karşı-kültür" oluşturma çabasında olanları "zorunlu eğitime hayır!" demeye çağırıyor. baker'a göre, "okul, çocuğun çocuk olabileceği, gençliği ve neşeyi tam anlamıyla yaşayabileceği bir ortam sunabilmeli ve asla onun önüne, ulaşılması gereken hedefler koymamalıdır."
  • (bkz: sadık yakut)
  • yaşadıkça doğruluğunu kabul etmeye başladığım slogan. başlangıçta kültür, eğitim, bilgi komple bir paket halinde geliyor sanıyordum galiba. bir de insanların ambalaj merakını erken fark ettiğim için yarım kalırsa her anlamda zorlanacağımı düşünüyordum. artık önemini kaybetti, geç olsa da. neyse ki oldukça berbat bir öğrenciydim geriye dönüp baktığımda senelerce dirsek çürütme pişmanlığı yaşamıyorum. vardığım noktaya bu kadar saçma sapan bir zaman harcamadan da gelebilirdim. hatta muhtemelen enerjimin ve eğlencemin bir kısmını da tüketmiş olmalı seneler süren zorunlu eğitim hayatı. olmasaydı iyiydi kesinlikle.