şükela:  tümü | bugün
  • babylon berlin dizisinde severija janusauskaite'nin almanca olarak söylediği ve aynı zamanda da dizinin soundtracki olan über şarkı. mein kleines herz ile birlikte almanca güzel soundtrackler listesine girmiştir kanımca. sözleri ise şu şekilde:

    zu asche, zu staub
    dem licht geraubt
    doch noch nicht jetzt
    wunder warten bis zuletzt

    ozean der zeit
    ewiges gesetz
    zu asche, zu staub
    zu asche
    doch noch nicht jetzt

    zu asche, zu staub
    dem licht geraubt
    doch noch nicht jetzt
    wunder warten
    doch noch nicht jetzt
    wunder warten bis zuletzt

    es ist doch nur ein traum
    das bloße haschen nach dem wind
    wer weiß es schon genau?

    die uhr an deiner wand
    sie ist gefüllt mit sand
    leg deine hand in mein'
    und lass uns ewig sein

    du triffst nun deine wahl
    und wirfst uns zwischen glück und qual
    doch kann ich dir verzeih'n

    du bist dem tod so nah
    und doch dein blick so klar
    erkenne mich
    ich bin bereit
    und such mir die unsterblichkeit

    es ist doch nur ein traum
    das bloße haschen nach dem wind
    wer weiß es schon genau?

    die uhr an deiner wand
    sie ist gefüllt mit sand
    leg deine hand in mein'
    und lass uns ewig sein

    du triffst nun deine wahl
    und wirfst uns zwischen glück und qual
    doch kann ich dir verzeih'n

    du bist dem tod so nah
    und doch dein blick so klar
    erkenne mich
    ich bin bereit
    und such mir die unsterblichkeit
  • babylon berlin'in çok güzel soundtrack'i. birinci bölümün sonundaki kulüp sahnesi görsel şov şarkı ile birlikte gerçekten harikaydı.

    offical klip

    dizinin sonundaki dans sahneleri
  • aynı anda bu kadar çok duyguyu bana yaşatabilen ikinci bir şarkı bilmiyorum. mutluluk ve huzur hariç her şey var. umut var, aşırı derecede umutsuzluk var. öfke, şehvet, hüzün, utanç, burukluk, kararsızlık... epik de bir yandan namussuz şarkı.

    duyduğum andan beri bununla uyanıp bununla uyuyorum. entry'yi yazarken de arkadan arkadan çalıyor. tuhaf hissediyorum.
  • şöyle türkçeleştirilebileceğini düşündüğüm şarkı:

    topraktan toprağa
    ışıksızlıklara
    lakin değil vakti daha
    kesilmez ümit can çıkmadıkça

    zamanın okyanusu
    ebedi yasa
    topraktan toprağa
    toprağa
    lakin değil vakti daha

    topraktan toprağa
    ışıksızlıklara
    lakin değil vakti daha
    kesilmez ümit can çıkmadıkça

    yalnızca bir rüya
    rüzgarın ardı sıra
    kim bilir baştan sona?

    duvarındaki saat
    kaplanmış kumla
    elini elime koy
    ve varalım sonsuzluğa

    kendi seçimini yapacaksın şimdi
    ve savuracaksın bizi mutlulukla acı arasına
    gene de affedebilirim seni

    ölüm çok yakınında
    lakin bakışların kararlı
    gör beni
    hazırım
    ve ölümsüzlüğü arıyorum
  • çevirisi şöyledir:

    küllere, tozlara dönüşen
    ışıktan koparılan
    ama henüz zamanı değil
    mucizeler son anı bekler

    zamanın okyanusu
    ezeli kanun
    küllere, tozlara
    küllere
    ama henüz zamanı değil

    bu yalnızca bir rüya
    üfleyerek rüzgara karşı durmak gibi
    tam olarak kim biliyor ki?

    duvarındaki saat
    kumla dolu
    elini uzat, benimkiyle birleşsin
    ve ölümsüz olalım

    şimdi seçimini yapacaksın
    ve bizi mutlulukla azap arasında savuracaksın
    ama seni affedebilirim

    ölüme o kadar yakınsın ki
    yine de bakışların berrak
    tanı beni
    ben hazırım
    ve ölümsüzlüğü arıyorum

    "küller ve tozlar" kavramını ingilizce filmlerdeki cenaze törenlerinde söylenen "ashes to ashes, dust to dust" sözlerinden de hatırlamak mümkün.

    şarkıyı dizide izlediğimde severija'nın tuhaf aksanı yüzünden "wunder warten bis zuletzt = mucizeler son ana kadar bekler" dizesini "wunde warten bis zuletzt = yaralar son ana kadar bekler" anlıyordum. bir "r" anlamı tersine çevirebiliyor.
  • babylon berlin'de oldukça vurucu bir sahne ile karşımıza çıkan şarkı. içinde mükemmel bir de davul solosu bulunduruyor. tuhaf bir aksanla söylenmiş olmasına rağmen benim gözümde mükemmelliğini yitirmedi. wunder warten bis zuletzt cümlesi şu aralar duymak istediğim türden bir şey olması nedeniyle beni çok etkilese de şu diğer etkileyici kısmı bin kez tekrarlamış olabilirim;
    die uhr an deiner wand
    sie ist gefüllt mit sand
    leg deine hand in mein'
    und lass uns ewig sein.

    ve kendimi tutamayıp bu kısmı ben de şöyle çevirmek istiyorum

    duvarındaki saat kumla dolu
    elimi tut ve sonsuz olalım.