şükela:  tümü | bugün
  • romanını okurken utandığım kadın...
  • utanmis sessizlik adli romanini okuyup da, bu yayinevleri nasil oluyor da bu seyleri kitap olarak basabiliyorlar diye dusunmeden edemedigim, berbat yazar. neymis efendimnew yorksehrinde gecen evrensel romanmis. yani roman yabanci bir sehirde gciyor diye mi evrenel olmus. yap isimleri ayse, ali olsun sana istanbul romani. nerede kaldi evrensellik. bu mu yani evrensellik? kitap kotu, ve sanirim sadece yabanci bir sehirde yabanci isimli karakterler var diye yayimlanmis bir kitap ve sirf bu nedenlerden dolayi evrensel denmis. birakin allah askiniza...
    (bkz: bence)
    (bkz: evrensellik)
  • zamaninin cok otesinde gayet iyi bir yazar. muzik bilgisi takdire sayandir.
  • glastonbury 2011 hakkında güzel bir blog yazısını okuduktan sonra twitter'de takip etmeye başladığım, ama aşırı sıradan ulusalcılığıyla beni bıktıran kişi.
  • müzik konusunda otorite sayabileceğim, referansları değerli, yaşam tarzı insanı. çok az ve dolaylı yoldan tanıyor olsam da kendisinden farklı düşündüğüm konu alanlarının yanında bir dolu paydayla da çok yakın hissettiren, samimi, tutarlı ve duyarlı olduğuna kesinlikle inandığım vegan.

    müziğe dair biriktirdiklerine http://zulalmuzik.blogspot.com/, farklı konu başlıklarındaki yazılarına da kişisel internet sayfası http://www.zulalkalkandelen.com/ adresinden ulaşılabilir.
  • ben bu kadını çok seviyorum ve kıskanıyorum. birincisi ne zaman onu düşünsem, leonard cohen'le beraber fotoğrafı gözümün önüne geliyor. bu basit bir şey elbette. ama bunun ötesinde, müzik yazılarını 7/24 takip ediyorum diyebilirim, hem gazeteden hem de blogundan.

    yaş farkımız var biraz da, ikimiz de mülkiye çıkışlıyız, müziği seviyoruz, idris küçükömer hakkında yazabiliyoruz, oscar wilde ve morrissey hayranıyız, sosyalizm desen o da tamam. hem tiplerimiz fena da değil, otursak saatlerce konuşabiliriz. seviyorum onu.

    not: şimdi baktım da bu özellikler yalçın küçük'te de var, değilim.
  • geçtiğimiz hafta dinamo fmde vegan logic adında bir programa başlamıştır. her pazartesi 8'den 9'a kadar. hemen ardından da deuss ex machina başlıyor.
  • an itibariyle twitter'da birilerine atarlanıyor. diyor ki:

    <<insanlar vicdansız. birisi hakkımda "burjuvanın içine doğmuş hayattaki tek amacı güzel müzik sağlıklı beslenmek seyahat etmek olan biri" demiş.>>

    insanların vicdansız olduğu konusuna katılıyorum. kendisinin vegan duruşunu da beğeniyorum. müzik eleştirileri ilgi alanımda olmadığı için bir fikrim yok ama sanırım ilgilendiği müzik dalında uzman biri falan filan.

    kişiliğine saygı duymakla birlikte, insanlarla iletişim kurarken üstten üstten konuşma tarzını ise eleştiriyorum.

    yine diyor ki: "hayatta birçok amacım var. en önemlisi daha adil, eşitlikçi, uygar bir dünya için katkı yapmak."

    hayattaki amacı eşitlik olan biri için insanlarla iletişim kurma tarzı fazlaca burjuva kaçıyor. daha alçakgönüllü olmayı denerse, kendisini rahatsız eden bu tip yorumlarda kimse haklılık payı bulamaz. hem alçakgönüllü olmak insanı alçaltan değil, yücelten bir erdem. bir şey kaybetmez yani.

    bu arada zaman zaman dikkatimi çekiyor. ortalık hayvan katliamı haberleriyle çalkalanırken, kendisi habire müzikle ilgili tweetler atıyor. hem de defalarca mentionlanmasına rağmen. önceliklerine de karar verirse iyi olur bence. müzik mi, yaşam hakkı mı? eğer müzikse diyeceğim yok. ama yaşam hakkı benim için her şeyden önemli diyorsa, biraz daha aktif olması lazım bu mecrada. bloglarda yazı yazmakla çok da aktif olunamıyor ne yazık ki. statü edinmiş bir kişi olarak, sahada da görmekten memnun oluruz kendisini.