şükela:  tümü | bugün
  • 1873'te ardahan'ın posof ilçesi suskap köyünde doğdu. köyün bugünkü adı aşık zülali köyü. çocukluk yaşlarından itibaren aşıklığa merak sardı. kars ve çevresindeki usta âşıklardan usul, erkan, yol öğrendi. ilk ustası âşık abbas'dı. âşık şenlik, âşık sümmani gibi zamanın tanınmış ozanlarıyla görüştü, onlardan öğütler aldı. halk edebiyatının koşma, güzelleme, koçaklama, varsağı gibi hemen tüm örneklerinden ürünler verdi. sözü kadar sazının da güçlü olduğu söylenir. bir dönem istanbul'a gitti. bir yandan medrese eğitimi aldı bir yandan âşık kahvelerinde çaldı, söyledi. afyon, emirdağ yörelerini dolaştı. yaşamının son yıllarını eskişehir çifteler'de geçirdi. 18 aralık 1956'da yaşamını yitirdi.
  • koşma-mani

    hâb-ı nazda yatar iken uyandım
    bir bâde verdiler nûş edip kandım
    içtim bâdeyi kandım
    ab-ı hayattır sandım
    ben bir ateşe yandım
    aşkın atına bindim
    yeri göğü dolandım
    bu yerde de avlandım
    seni buldum bir çobana efendim
    kudret kanadımı çalsam el kınar

    uyanmıştım hâb-ı nazdan havf ilen
    kırklar dolu verdi tabla raf ilen
    dolu tabla raf ilen
    divan durdum saf ilen
    öğüt almam laf ilen
    erenler taraf ilen
    yedi deryaları kûh-ı kaf ilen
    gavazsam kaynağa dalsam el kınar

    siftah yalvarırım gani subhana
    sonradan dönerim bir aç aslana
    dönerem aç aslana
    saldırıram cihana
    kâh o yana bu yana
    diyeceksin daha ne
    nece ki bir serçe geçer şahana
    kırsam kanadını yolsam el kınar

    zülâlî çağırır ben bir nökerim
    heyya gibi dilden zeher tökerim
    zeher meher tökerim
    aşk kılıcın çekerim
    tunçtan beden sökerim
    ey benim bal şekerim
    hiç deme mevlâ kerim
    haçan ki meydanda pençe çekerim
    her âşık sazını alsam el kınar
  • koşma (zincirleme)

    o ki yaratıldık turab-ı tûr’dan
    perverdigâr hak subhan’ı biliriz
    turabın aslını yarattın nurdan
    nurdan evvel bir mekânı biliriz

    mekanda var iken nice bin şeher
    anı ziynet kıldı murg-u meher
    günde yetmiş kere eyledi teher
    ekl ettiği rızk u nânı biliriz

    rısk-u nâne visâl eyledi hûdan
    yoktan var edildi o zaman âdem
    cinandan cihana bassan da kadem
    anı nisbet dü cihanı biliriz

    du cihanda yer gök çarh u felekler
    hesaba muntazır suda semekler
    arş-ı alâ mühteha’da melekler
    ne zikirde kelâm kânı biliriz

    kelâm kânı zikir ederler gayet
    yalan değil günü bugün bir hayat
    altı bin altı yüz altmış âyât
    emr-i haktan biz furkan’ı biliriz

    furkan’da nice âyet yerince
    nice sinek nice murg u karınca
    mağrip meşrik kûh-ı kaf’a varınca
    hükmeyleyen süleyman biliriz

    zülâlî şevketten ummaz hiç bac’ı
    izhar eder günahkara ilacı
    başına örterler mürüvvet tacı
    fahr-î âlem şah sultanı biliriz
  • bir kişi ki kemalini hifzetse

    bir kişi ki kemalini hıfzetse
    irfan meclisinde pir-î nur olur
    şeriat babına kayım olmayan
    daim onun altı üstü nar olur

    üç nedir ki üç kitapta yeri yok
    ziya vermiş her eşyada nuru çok
    ol kimidi beygafilden deydi ok
    mahşerde resula iddakar olur

    bendi yok başının yüce seri var.
    hak talânın hikmeti var, sırrı var
    ol nedir ki beş iklimde yeri var
    bunu bilmeyenin işi zar olur

    zülali derki zehnim bulanır
    didelerim gam bahrinde sulanır
    ol nedir ki dağ başına dolanır?
    çıkar can cesetten rüzügâr olur
  • livana'dan çiktim şavkat dağina

    livana'dan çıktım şavkat dağına,
    allah'ın lütfundan ihsan göründü,
    sanarsın ki düştüm cennet bağına,
    insanları huri gılman göründü.

    sevgim kaldı vatan gazilerinde,
    hasretim varıdı bazılarında.
    bu dersim manevi yazılarımda,
    hubb'ül vatan, min-el iman göründü.

    bu vatana ağlar idim ıraktan,
    gördüm de kurtuldum gamdan fıraktan.
    açıldı gözümüz kudreti hak'tan,
    güzel çıldır, kars, ardahan göründü.

    hicran köprüsünden geçti ordumuz,
    kalmadı kasavat, asla derdimiz,
    posof mekanımız suskap yurdumuz
    her taşı cevherden vatan göründü.

    gönül der zülali vatana eriş
    vatanı dostlardan sual et soruş
    aleme yaz geldi gönlüm neden kış
    yaylasında karla duman göründü
  • "güzelin eşiğinde
    öleydim beşiğinde
    tükten* yapsalar yatmam
    çirkinin döşeğinde" *
  • "yüz bin tellal hicranımı satarlar
    müşteriler ellerinden kaparlar
    dertten kale, gamdan saray yaparlar
    gelin bakın seherimde neler var"