şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı imparatorluğunda para olarak , altın ve gümüş sikkeler kullanılıyordu. aynen günümüzde olduğu gibi devletin gelirinden daha fazla harcama yapmak isteyen yöneticiler. altın ve gümüş paranın ayarı ile oynuyorlardı. bir nevi kalpazanlık yapıyorlardı. yani karşılığı olmayan ayarı düşürülmüş, sikke basıyorlardı. ayarı düşük sikkede pazara çıkınca, değeri otomatik olarak gerçek altından sikkeden düşük oluyordu.
    paralı asker olan yeniçerilerde çarşı esnafının desteği ile ,bu durumda enflasyona isyan ediyorlardı. isyanın sloganı ''zuyuf akçe istemeyüz' oluyordu.
    günümüzde de yöneticiler ekonomide karşılığı olmayan para bastığı zaman, bu karşımıza enflasyon olarak geliyor. enflasyonun gerçek hayatta karşımıza çıkış biçimi pahalılık ve gelir seviyesinin düşmesi oluyor.
    devletin yaptığı karşılıksız para basmanın, dış paralar, yani dövizle kıyaslanması ise dövizin yerli paramıza karşı değer kazanması olarak seyrediyor. adına devalüasyon diyoruz.
    bütün bunların nedeni kamu maliyesinin, mirasyedi zihniyeti ile yönetilmesidir. cumhuriyetin kuruluşundan demokrat parti iktidarına kadar kamu maliyesi denk bütçe yapılarak yönetilmeye çalışıldı. demokrat parti iktidarı ile birlikte osmanlı imparatorluğunun hastalığı hortladı. kamu maliyesi açık vermeye başladı bu açık da para basarak karşılanmaya çalışıldı. sonuç paramızdan 6 sıfır atıldı. bu devletin vatandaşı milyon kez iflas ettirdiği anlamına gelir. bizde devlet hesap bilmez vatandaş iflas eder. karşılıksız para basmak en adaletsiz vergilendirme yoludur.

    sonra da osmanlıda neden sermaye sınıfı ortaya çıkmadı diye sorarız. bizim devlet mekanizmamız en tüketici, en verimsiz, toplumun önünü tıkayan mekanizmalardan biridir. nasıl sermaye birikimi olsun. sonra devlet kafası bozulduğunda halkın malını müsadere edebilirdi. mal güvenliğinin olmadığı yerde kapitalizmin ortaya çıkışı mümkün değildir.
    geçmişten ders alıp geleceğimizi bu dersler ışığında planlayabilirsek, kamu maliyesini düzene sokmamız birinci görevimizdir. bunun yolu da devleti en verimli biçimde, en az maliyetle yeniden organize etmemizdir. geleceğin politikacıların görevi toplumun ürettiği değerleri verimsiz biçimde, tüketen devletten toplumu kurtarmak olmalı. sloganlarıda ucuz ve etkin devlet olmalı. bu konuda en son kurulan devlet lerden biri olan amerikan sistemini örnek alıp etüt edebiliriz. ayni şekilde anglo-sakson devlet geleneğinin temsilcisi olan ingiliz devletinin kalıcı bir ordusu yoktur. çekirdek bir orduya sahiptir. gerekli durumlarda gerekli sayıda askeri seferber ederek ulusal savunmasını sürdürür.böylece barış zamanı gereksiz yere asker beslemekten kurtulur.
    amerikan politikacıları bir vaadde bulunacağı zaman bunun finansmanını da açıklamak zorunda, açıklama yapamadığı zaman bunun vergiler olarak halkın sırtına bineceğini bilen vatandaşlar, boş vaadde bulunan politikacılara prim vermezler. biz vatandaş olarak da bunun bilincinde olmalıyız. kamu maliyesinin finansman kaynağı halkın ödediği vergilerdir. kamuyu yöneten politikacılar, gerçek üreticilere destek olup, onların önünü açan politikalar üretmelidir. kalkınmanın ve ilerlemenin tek yolu budur. bol keseden yapılan hesapsız harcamaların sonu geçmişte osmanlıda , günümüzde bugünkü kamu maliyesinde olduğu gibi hüsrandır. iflastır.