şükela:  tümü | bugün
  • eger cumlenin icinde fiil nerde bulabiliyosaniz cok basit aslinda: fiilin sonu di,du ve yazabilemedigimiz ustu noktali u ile bitiyorsa bu fiil di li du lu gecmis zamanda geciyor demektir.
  • di li gecmis zaman olunca bi cumle, cumleyi sarfeden kisi olayin gercekligine iki gozum onume aksin die yemin edebilir. aynen sahit olmsutur olaya. ekmek carpsin
  • yaşanmış olan şeyleri kabul edip onların geçmişte kaldığını en iyi vurgulayan kip eki.
  • görülen geçmiş zaman ve öğrenilen geçmiş zaman* ayrımı kavranırsa daha iyi anlaşılabilecek zaman. tense
  • ikna kabiliyeti kuvvetlendirilmiş geçmiş zamandır.
  • birisi çok uzaklara gittiğinde, tüm şimdiki zamanların, tüm geniş zamanların aldığı haldir. giden insanın, ölümünün dilde yansımasıdır.
  • vaizler tarafından en çok tercih edilen kip.

    bin küsur yıllık hikayeler anlatılırken hayli tuhaf kaçıyor. bu duruma her tanık oluşumda, "birader yaşamış gibi anlatıyorsun, yoksa orada mıydın?" diye sorasım geliyor ya...

    nüfusunun yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülkede, sorulmuyor!
  • özellikle polisiye film ve dizilerin çevirilerinde bu ayrımdan habersiz veya önemini kavrayamamış çevirmenlerin çevirileri sırıtır.

    polis cinayet mahalline girer, etrafı inceler, kan izlerini takip eder falan fıstık. sonra da: "katil camdan içeri girdi, mutfağa gitti, oradan ekmek bıçağını aldı, yukarı çıktı, kadını öldürdü ve cesedini aşağıya sürükledi..." oha dersiniz, sen yanında mıydın bütün bunları yaparken?
  • bunun ismini bilinen geçmiş zaman yapmışlardı en son. yoksa görülen miydi? nefret ederim böyle şeylerden. sevgilimin beni aldattığını illa ki görmem gerekmez ki mesela. aynı zamanda anlaşılan geçmiş zaman da olabilir bu durumda, "sevgilim beni aldattı" cümlesi. -di'li geçmiş zaman deyince hepsini birden kapsıyordu. yazık ettiler.