• 1-1 biten maçtır.

    1-letonya hayatımda gördüğüm en kötü ve en demode futbol oynayan takım. hücum prensipleri topu havaya dikerek ileri doğru atmak. kafayı gözü parçalamayı göze alan ve koşmayı seven bir forvetin nadir bir fırsat bulup gol atmasını bekliyorlar. ve biz bu takımı yenemedik. az daha da yeniliyorduk.

    2-hücumdaki sorun herkesin bir şeyler yapmayı birbirine bırakması oldu. birinin çıkıp bir şeyler yapmasını bekleyerek maçı bitirdik.

    3-bizde bilal kısa ve yine ozan tufan iyi oynadı. letonyada kaleci iyiydi.

    4-rangers taraftarı hakem fatih altaylının dediğinin aksine kötü değildi. penaltı doğruydu, kartlar doğruydu.

    5-fatih terimin sağa sola atar yapmasından, tuhaf konuşmalarından, jest ve mimiklerinden, oyunculara sürekli bağırıp çağırmasından tiksindik. bir hesap yapalım, göndermek daha ucuzsa gönderelim. bu adamla ne çok zaman kaybettik yahu.

    6-fatih altaylıyı yorumcu olarak seçen zihniyete ben ne diyeyim? bir ara sesi mute yapmayı düşündüm. maçta tek doğru cümlesi vardı, "bizim oyuncular kendilerini o kadar çok yere attılar ki hakemler artık daha zor faul çalıyor" dedi.

  • odanın tek bir düzende olmasıdır. dolabı 3 cm yana mı kaydırsam? yok olmadı. 1cm? ya da yatağı sağa çevirip masayı mı atsam!? ya da yatağı atmalıyım masa daha rahat bence!?

  • himym'ın friends'ten daha iyi olduğunu iddia etmek nixe'nin nike'dan daha iyi olduğunu iddia etmek ya da adiclas'ın adidas'tan daha iyi olduğunu iddia etmek gibidir.

  • beş kuruş paranın ve arkadaşının olmamasıdır.

    facebook'taki insanlara bakıyorum demin. fotoğraflar paylaşmışlar plajlarda, sahildeki kahvaltılarda iken. bir de utanmadan "pazar günlerini seviyoruz." gibi yorumlar yazmışlar. adeta "nihahahah" diye kötü gülüşler haykırıyor o fotoğraflar bana karşı.

    okulum yaz okulu açmamasına rağmen yaz okuluna kalabilen ender enayilerden biri olduğum için "alsancak'a gitsek ya, bana bira ısmarlasan ya hehe" diye yavşaklaşabileceğim samimiyette bir arkadaşım da yok. görüştüğüm bebelerin hepsi gitti bildiğin.

    güzelim havada evde bok çuvalı gibi oturmaktır.

  • insanların bu mısır şurubu deposunu bir sağlık ürünü olarak tüketmesini anlayamıyorum arkadaş. okuma yazmanızda mı yok, bak arkasında yazıyo. ecnebi memlekettekiler daha berbat. sanki bana maklube ya da hünkar beğendi pişiriyor anasını satiim, bu kadar basit bir şeyi hazırlamakta ne varsa. al armudu küçük küçük doğra, sonra da yoğurtla karıştır. işte sana meyveli yoğurt. millet burda sütaş'ın danone'nin kavgasını veriyo ya, hayret bi olay.