• penguen'deki köşesi, dergi ele geçince ilk açılan sayfalar listesine girmiştir kafadan.

    (polis sarhoş bir sürücüyü çevirmiştir, elemanın sarığı ve çember sakalı vardır)
    -üfleyin...
    -memur bey evladım ben alkol kullanmam imamım ben.
    -okuyup üfleyin o zaman ehe he... üfle len!

  • nası yapıcağımı anlamaya çalışırken beynimi fazla zorladım. vücutta enerji bırakmadı lan. iki gram kaloriyle idare ediyoduk o da kalmadı iyi mi.

  • şuradan görülecek aile ve sosyal politikalar bakanı ayşenur islam'ın açıklaması.

    öncelikle soruyorum neden?
    evlenmeyi düşünmeyen bekar kişiler ne yapacaklar?

    ben evlenmeyi hiçbir şekilde düşünmüyorum. kezâ eskiye göre evlenen kişilerde de önemli derecede azalma var. ben bekar bir birey olarak toplumun yarattığı kalıplara girmek zorunda mıyım?
    birey olarak yaşamayı seçtiğim bir hayatta benim varlığımı nereye koyuyorsunuz?

    evlenmek ve bir aile kurmak, sizin gösterdiğiniz yolları izlemek zorunda mıyım?
    ufak bir ev almayı düşünen bekar kişiler ne yapacaklar?
    her tek yaşayan kişi evinde fuhuş mu yapıyor?

    en önemlisi tek yaşayan insanlar olmazsa o edepli ailelerin erkekleri "ya evin anahtarlarını bana versene haftasonu" diye kime diyecekler?

    madem aile ve sosyal politikalar bakanısınız, 1+1 eve yasak getireceğinize;

    insanlar neden evlenmek istemiyorlar,
    toplumu fuhuşa iten nedenler nelerdir,
    ekonomi nasıl iyi hâle getirilir de insanlar refaha ererler

    gibi sosyoljik ve ekonomik sorular üzerinde düşünün. o zaman zaten böyle şeyler düşünmenize de gerek kalmaz.

  • dün izlediğim bir videoda 5-6 yaşında bir çocuğun verdiği muazzam cevaba hiç birimizin erişemeyeceğiz cevaplardır.

    muhabir uhrevi bir ses ile soruyor. "oruç tutuyor musun?"
    çocuk cevaben "hayır, ben fenerbahçeyi tutuyorum" diyor.

  • müzik evrensel degildir. tetikledigi duygular ya da verdigi mesajlar belli ortak paydalarda bulusturulabilir tabi, ama en teknik anlamiyla seslerin zaman icinde organizasyonu dedigimiz müzik tabiati geregi evrensel olamaz.

    cannibal oktavin bölünmesi üzerinden iyi bir noktaya deginmis. dünyanin farkli yerlerinde oktav degisik sekillerde bölünür. cin, japon ve bazi afrika müzik gelenekleri ile daha bir cok yerde mesela 5 sesten olusan pentatonik sistemler kullanilir. bunun yani sira 7 sesten olusan heptatonik sistemler de hem ayni bölgelerde hem de daha farkli cografyalarda kullanilagelir. hatta öyle yerler vardir ki buradaki insanlar tek sesin icindeki armonikleri duyup, organize ederek tetratonik (4 sesli) ya da pentatonik bir ses sistemi kurup, sarkilarini buna göre söyleyebiliyorlar. hepimizin ziyadesiyle asina oldugu müzik sistemi ise 12 ses (diyatonik) üzerine kurulu ve onun pisagor ile j.s. bach aktarmali (das wohltemperierte klavier) ögelerinden olusur.

    adi üstünde "iyi düzenlenmis klavye". iste zurnanin zirt dedigi ve müzigin evrensel oldugu yalaninin ortaya ciktigi yer de burasi. "iyi düzenlenmis". kime göre, neye göre? uganda'da amadinda calan kraliyet müzisyenleri demis ki mesela "5 ses yeter, hepsi birbirine esit mesafede olacak ve her ses oktaviyla birlikte calinacak". yani j.s. bach abinin sistemine göre bu düzenleme "iyi" degil. e biraz da bu yüzden baska kültürlerin müziklerini dinlerken genellikle hic bir sey anlamiyoruz. uzaylilarin müzigine gelene kadar cok is var yani.

    ha arada world music starlari cikar, müzigi anlasilabilir bir hale indirgeyerek tüm dünyaya pazarlar. o yüzden hepimiz bir "relaxing japanese flute music" cd'sini bastan sona dinleyebilirken, katsuya yokoyama'nin shakuachi caldigi bir albümü en fazla 3 dakika dinleyebiliyoruz. ona da ne kadar dinlemek diyebilirsek. o müzigin kuruldugu ses sistemine, yine baska bir yazar arkadasin dedigi gibi, kültürün icinden gelen bir asinaligimiz olmadigindan anlamamak normal elbet. ama sana genelde müzigin evrenselligi yalanini söyleyip, world music tekilligi altinda ve sacma sapan bir etiket üzerinden baska kültürlere yalan yanlis temas etme imkani sagladiklarini iddia ettiklerinde insan isyan ediyor. sonra sagda solda "ya japon müzigi cok güzel yaa" diyen insanlar türüyor.

    bu konu ister istemez aklima sunu getiriyor:

    ilginclikler adamlari

  • kendisinin kazandığı ciddi bir kupa yoktur. zaten 2002 dünya kupası da baklavasına yapılmış bir turnuvadır, hatta ronaldo o turnuvada 8 golle gol kralı olduğu için baklavadan en çok dilimi yemiş ve göbek yapmıştır.

    edit: brezilya'nın o dönemi denilen takımda kaka yokken ve ronaldinho da daha yıldız adayı iken dünya kupası kazanmıştır. takımda kendi seviyesinde sadece rivaldo vardı, dolayısıyla ronaldo takımın iki yıldızından biriydi. liseli olduğunuzu her yerde belli etmeyin.

  • birde bunu saga sola laf etmek* icin kullananlar vardir*, kullanisli gozuken bir site.

    gunluk olarak kullanmak icin ise daha yararli programlar mevcuttur. online olmaniza gerek kalmadan. http://www.download.com/ da mevcuttur pek cok yararli versiyonu.

  • her ile bir üniversite açma mantığının yol açtığı nitelikli işssiz ordusunun ekmek kavgasıdır.