• bir adamcagiz kötü yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek
    alir.
    neden sonra, yaptiklarindan pisman olur ve hiç olmazsa iyi birsey
    yapmis olmak için bunu haci bektas veli'nin dergahina kurban olarak
    bagislamak ister.
    o zamanlar dergahlar ayni zamanda asevi islevi görüyordu.
    durumu haci bektas veli'ye anlatir ve haci bektas veli helal degildir
    diye
    bu kurbani geri çevirir.
    bunun üzerine adam mevlevi dergahina gider ve ayni durumu mevlana'ya
    anlatir mevlana ise bu hediyeyi kabul eder.
    adam ayni seyi haci bektas veli'ye de anlattigini ama onun bunu kabul
    etmemis oldugunu söyler ve mevlana'ya bunun sebebini sorar.
    mevlana söyle der:
    - biz bir karga isek haci bektas veli bir şahin gibidir. öyle her lese
    konmaz. o yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul
    etmeyebilir.
    adam üsenmez kalkar haci bektas dergahi'na gider ve haci bektas
    veli'ye, mevlana'nin kurbani kabul ettigini söyleyip bunun sebebini bir de haci
    bektas veli'ye sorar.

    haci bektas da söyle der:
    - bizim gönlümüz bir su birikintisi ise mevlana'nin gönlü okyanus
    gibidir.
    bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin
    gönlü kirlenmez. bu sebepten dolayi o senin hediyeni kabul etmistir

  • ana sınıfındaki veletlerle kumda oynarken..

    aynur(5) : çok güzel kumdan çorba yaptım yemelisin
    ben(-15) : ımmmh nefis olmuş bu ya harika ki bu hepsini yerim
    samet(6) : ben de koyun kestim kumdan çiğ köfte yaptım size hadi yiyin
    ben : e ben kırmızı et yiyemiyorum nasıl olacak ?
    samet : yaa dert ettiğin şeye bak yeşil koyundan yaptım ben onu..

    ulan.. hala gülüyorum.. bayağı yoğurdu birde oturup..

  • kolay kolay başlık açan ve yazan birisi olmasam da bir katkı sağlamak umuduyla bir başlık açayım dedim. bu akşam ziya gökalp caddesi üzerinde tesadüfen gördüğüm bu bayanın önündeki anahtarlık ve magnetlerle ilgilendim. hem sevimli hem orijinal olan bu ürünler hanımefendinin kendi emeğiymiş. bayan zaten dilenci gibi durmuyor düzgün giyimli, bakımlı, düzgün konuşan bir kadın. gazete kağıtlarına oturuyor ve gelene geçene laf atıyor bazen. görgüsü her halinden belli olan abladan bir magnet alıp 5 lira verince kabul etmedi ve zorla para üstü vermeye çalışınca bir tane daha almak istedim. yanında valizleri de olunca evi olmadığını düşündüm fakat kızında kalıp torununa bakıyormuş. kızı ve damadı işsiz kalmış ve iş arıyorlarmış.elbette çok daha muhtaçlar var fakat yine de yolunuz kesişirse birer anahtarlık alıp sevdiklerinize hediye ederseniz çorbada bir tuzunuz olur. zaten nakit yardımı kabul edeceğini de düşünmüyorum, hediyelik olarak sattıklarından alsak yeter. kendisini şayet görürsem telefon numarası da isteyeceğim. belki genç çifte iş de bulabiliriz buradan.
    şimdiye kadar hep duyarlı yönünü gördüğüm ekşi sözlük ailesi, aklınızın bir köşesinde yer ederse sevinirim.
    iş konusunda da henüz irtibat kurabilecek durumda olmasam da, damadı gıda mühendisi, kızı halkla ilişkiler mezunuymuş. bu da aklınızda bulunursa sevinirim.

    edit: yerini soran arkadaşlar olmuş, otobüs duraklarından madoya doğru giderken bir merdivende oturuyordu bugün.

  • 51 km.

    gidiş dönüş toplam 102 km.

    muhtemelen anadolunun bağrından istanbul'a bakan adam bize "g e r i z e k a l ı s ı n ı z" diyordur.

    edit: en beğenilenlerimde yukarılara doğru yükseldikçe üzerime alınıyorum ama :( arkadaş en son honda activa motosikletlere baktım; ne kadar yakıyor, işe bununla gitsem kurtarır mıyım diye... yok anasını satayım! şuncacık motorla bile şirketin verdiği yol parasının iki katı benzin tüketiyor olurum ayda. o derece uzak yani...

    temmuz 2016 editi: hehe!! işyerim taşındı, artık 41+41= 82 km. şimdi, "20 km için mi seviniyon yarraam?" diyecekler olabilir; ama eskiden 6'da çıkıp 8:30'da evde olurken, şimdi 5'de çıkıp 6:30'da evde oluyorum.

    ağustos 2016 editi: ben de taşındım; artık 21+21=42 km. ıs ıs ıs ıs.

    gördüğünüz gibi mesafe giderek kısalıyor! umarım ilerleyen zamanlarda işyerimle ortak bir noktada buluşup sonra ters yönde tekrar uzaklaşmaya başlamayız.

  • (bkz: 30 yaş üstü espriler)

    edit: muhtemelen bu yarın dbe'ye girecek.
    ssg sadece esprilerden oluşan bir sözlük istiyordun buyur kına yak. senden tek ricamız biraz disiplin..çok gülmek isteseydik komikaze'de takılırdık ne işimiz var kutsal bilgi kaynağında!

  • zenci türk muhafazakarlar oluyor sanırsam,bak yine mağdur oldular,adamlar taşı sıkıp mağduriyet yaratıyorlar,helal walla,çocuk kayboluyor bunlar mağdur oluyor,çok ilginç