• eski nesil olarak memnuniyetle karşıladığımız buluşma. nasıl gerçekleşti derseniz; gençler geldiler, sizlere yeni nesil dondurmalar denetmek istiyoruz dediler. hay hay dedik, eski nelis olabiliriz ama yeni şeyler denemeye de açığız hala. bizim zamanımızda çeşit çeşit ambalajlı dondurmalar yoktu. sokağımızdan geçen dondurmacının yolunu gözler, sesini duyar duymaz fırlar, peşine takılırdık. külaha bir kaşık dondurma koysun da alalım diye can atardık. bir de koşarken o dondurma külahtan yere düşmez miydi... az ağlamadık. eskileri de bu vesileyle yad ettik, gelelim yeni denediğimiz dondurmalara. zevkle yedik, harikulade tatları var. nefis nefis. bisküvi arasına dondurma koymuşlar, hem serinletici hem doyurucu olmuş, içimizi bastırdı. bisküvi arası lokum da güzeldi ama takma dişlerimize yapışıyor diye artık yiyemiyoruz, ne yalan söyleyelim. biz bu dondurmaları çok beğendik. buzluğa alır koyarız, torunlar gelince veririz, onlar da sevinirler dedik (kendimizi de düşündüğümüz doğrudur). sizlere bu entry’i yazarken biraz ekşi sözlük jargonu kullanalım istedik, çalıştık ama hede ile hödöyü nerede kullanacağımızı bilemedik. kusurumuza bakmayın.
    artık “ahhh nerede o eski dondurmalar” demiyoruz, ne de güzel olmuş nogger’lar diyoruz.
    sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.

    gençler videomuzu da çektiler, #eskinesillenoggerladık dediler. izlemek isterseniz buradayız.

  • en azından hesaplamada kolaylık sağlamıştır. çok basit, bir litresi 4 liraysa 50 litresi 200 lira. 100 km'de kaç litre yakıyosun 7 litre, 7x4 28 lira.
    çok güzel lan. allah hükümetimizden razı olsun.

  • gücünü halkın iradesinden, sandıktan aldığı içindir. sen bizim dinimizden değilsin ki bi' kere. nereden anlayacaksın?!

  • black mirror'ın noel özel bölümünün adıdır. bazı kaynaklarda 2. sezon 4. bölüm, bazı kaynaklarda ise 3. sezon 0. bölüm olarak geçmektedir.

    dizinin 2014 noel’inde yayımlanan özel bölümü white christmas ise, birden fazla olayla, birden fazla şey anlatmaya çabalayan, bunu da yine özgün yöntemlerle yapmayı başaran gerçekten de “özel” bir bölüm sıfatı taşıyor.

    dizinin önceki tüm bölümlerine nazaran bu bölümdeki senaryonun biraz daha farklı olduğu söylenebilir. hikaye içinde hikaye anlatma tekniği ile kulvar farkını daha en baştan belli eden charlie brooker, ilmek ilmek dokuduğu senaryosunu finalde harika bir kurguyla noktalandırıyor.

    ilk 6 bölümde karşımıza çıkan birçok unsurun bu bölümde tekrar bir araya getirildiğini ve senaryoyu tamamlayıcı görevler üstlendiklerini görüyoruz. ilk bölümdeki tv kanalı (ukn), ikinci bölümde hafızamıza kazınan şarkı (findlay), üçüncü bölümdeki teknolojinin bir üst modeli (kişi engelleme), dördüncü bölümde ölen bir insanı yeniden hayata döndürme olayını andıran vücudu olmayan bir insana sanal ortamda vücut yerleştirebilme, beşinci bölümdeki suçlu insanı cezalandırma yönteminin daha ağır bir versiyonu ve son olarak 6.bölümdeki sanal kahraman ismini bu bölümdeki insanlardan birinin kullanıcı adı olarak kullanması (waldo). brooker, önceki bölümlerin tümüne güzel göndermeler yerleştirmiş ve kendi yarattığı şaheseri yine kendisi taçlandırmış.

    noel özel bölümünde karşımıza çıkan olaylardan kuşkusuz en farklı olanı, sosyal medya hesaplarımızdan engellediğimiz bir insanın, gerçek hayatımızdan da engelleniyor olması. sanal bir ortamda bastığımız tuşların hayatımıza da etki ediyor oluşu yeterince ilginç. engellediğimiz insanla geçmişimizdeki tüm anıların bir anda yok olması, engellenen kişi açısından zaman zaman ağır sonuçlar doğurabilmekte.

    engellenen insanın yüzü tüm fotoğraf ve videolarda buğulanıyor ve görünmüyor. sokakta buğulanmış insanlar görmek, onların sizi engellediği anlamına gelmektedir. ve o güne dek sizi engelleyen tek kişi hayatınızı birleştirdiğiniz kadınsa, dışarıda ona rastlamak ama iletişim kuramamak gerçekten de acı bir tecrübe yaşatabiliyor. tıpkı bu bölümde karşımıza çıkan potter ve beth gibi.

    potter’ın hikayesi temelde ağır bir aile dramını yansıtıyor ve finali ise acı bir son ile noktalanıyor. bu acı sonun kanıtını ortaya çıkarmak ise daha önce bir bilişim suçu işleyen ve cezalandırılan matt’e düşüyor. insanlarla konuşmada usta olan matt, potter’ın ağzından bu itirafı duyabilmek için zamanın ileri teknolojisini kullanarak onunla sanal bir ortamda iletişime geçiyor. biraz çabaladıktan sonra amacına ulaşan matt, bunun karşılığında kendi suçunun sıfırlanmasını talep ediyor.

    bu talebi bir şartla yerine getiriliyor fakat matt açısından bakıldığı taktirde belki de hapis cezasının daha iyi bir yol olduğunu anlamak zor olmuyor. zira serbest kalma koşulu, dünyadaki tüm insanların kendisini hayatlarından engellemesine dayanıyor. hiç kimseyi göremiyor, duyamıyor ve kimseyle iletişime geçemiyor. kırmızı bir şeritle diğer insanlardan ayrılması sağlanıyor ve tüm dünyanın gözünde alenen suçlu konumuna düşürülüyor.

    bir insanın dünyadaki tüm insanlarla iletişiminin kesilmesi o insan için hiç kuşkusuz çok ağır sonuçlar doğuracaktır. aristoteles’in “insan, sosyal bir hayvandır,” tezinden yola çıkarsak eğer, bir insanın başka insanlarla etkileşimde olmadan yaşayamayacağı sonucuna varırız. matt için kurtuluş, bir nevi ölüm anlamına gelmektedir ve black mirror'ın channel 4 kanalındaki macerası böylesine efsane bir finalle noktalanmaktadır.

  • cicim aylarıdır , her iki tarafında naz niyazının doruk yaptığı zamanlardır ; süpersin sen çok teşekkür ederim gibilerinden cümleler mide bulandıracak seviyeye gelir .

    aslında iki tarafta bunun farkındadır ama benden çıksın diye bende patlamasın diye devam ederler .

    ve akabinde 7. günü göremeyeceklerdir işin komik ve garip olan kısmı buradan sonra başlar asıl , aslında o geçen 6 7 gün süre zarfı karşı cinslerin birbirlerini tartma ve birbirlerinden atak bekleme zamandır .

    ve ilk haftadan sonra yazmamalar , boşluklar , acabalar , kafalara soru işaretleri dolu bir zaman başlar .

    hesaplamalar tavan yapar , lan en son ben atmıştım değil mi mesaj evet evet atması lazım onunda gibilerinden derken bir bakmışız bizim o cici çiftimiz saatleri aşarak gün boyunca haberleşmeyi kesmiştir gibi gibi yazabilirim sayfalarca bu böyle devam eden süregelmiş sonsuz bir döngüdür aslında .

    evet bayanlar baylar o yüzden kendimiz kalkıyoruz kimsenin hevesiyle duygusuyla oynamıyoruz .

    bırakın eşşek kadar insan kendi kalksın .

  • izmir'in ilçelerinden birine gitmiştim iş için, belediye binasında hesap işleri odasını arıyorum, baktım küçük bir odada bir kadın oturuyor, daldım odaya ve sordum kadına, kadın aniden panikle dışarı attı beni. meğer belediyenin hoparlörlerinden anons yapacakmış kadın, bütün ilçe benim "hesap işleri ne tarafta acabağağağğ" sesimle çınladı. ulusa seslendim lan resmen, keşke anlamlı bir şeyler söyleyebilseydim.

  • yapılara bakmadan da bayagı anlaşılabilecek karşılaştırma.
    çocuklar mutsuz büyükler mutlu ise zengin, çocuklar mutlu büyükler mutsuz ise fakir semtindesiniz demektir.

  • spartacus war of the damned turkce altyazisi henuz ortalarda yok dayanamayip izliyim sonra tekrar izlerim dedim. bolumun ortalarinda bana popup ile altyazi yayinlandi turkce versiyonuna gecmek ister misiniz diye sordu. anam babam beni bunlar kadar dusunmuyor valla. butun reklamlarina tikladigimin sitesi.

  • bu zat kembirç'te prof. muş zamanında. bi düşünün:
    -çocuklar bu akşam yeni bişi keşfettim.
    -yaaa. yinemiiiii?
    -uffffffff.
    -calculus diye çok hoş bişi.
    -eeee
    -şimdi annatıyorum, finalde sorumlusunuz.