• bir entrym o kadar begenildi ki, takip ettim basamaklari birer birer cikti, diger entrylerimi birer birer solladi ve sonunda bir numarayi da gecerek listeden kayboldu. nereye gittigini cok merak ediyorum ama olsun performansindan dolayi entrymi kutluyorum.

  • rüyamda kaleciliğini üstlenerek uefa avrupa ligi'nde yarı finale çıktığımız takım. hatta italyan ve alman takımlarını eledik. takımları hatırlamıyorum çünkü birinde enrico chiesa, diğerinde carsten janckler filan oynuyordu, bildiğin 2000'de kalmış rüyanın oyuncu veritabanı.

    neyse, almanlarla oynadığımız maçta 1-0 öne geçtik. doğru dürüst top gelmedi bana. sonra kornerden demba ba seken topu tamamlayıp 2-0 öne geçirdi. rahat bir maç çıkardım.

    bu arada galatasaray taraftarıyım. hikayeyi ilginç kılan nokta bu sanırım.

  • japon mafyasına patentini satmayı umduğum yeni silahım.

    görmüşsünüzdür samuray kılıcı (katana) şeklinde şemsiyeler var. gören önce bir "noluyoruz, herif kılıçla dolaşıyor" diye şaşırıp sonra şemsiyeyi farkedince gülüyor.

    benim icadımda ise gören önce kılıç sanıyor şaşırıyor, sonra şemsiye olduğunu anlayıp gülmeye başlıyor, sonra şemsiyenin içinden çıkan kılıçla ikiye bölünüp gülümsemesi yuzünde donuyor.

  • bursa değildir. gelmeyin yeter sabah akşam tüm yollar tıkalı anası sikildi şehrin.

  • sırayla vermek gerekirse
    1-renault fluence
    2-hyundai accent
    3-fiat linea
    4-sedan palio
    5-ford connect
    kuş serisi çok çok sonradan geliyor.

    genelleme yapmıyorum, sahibi olanlar da alınmasın ama fluence konusuna özellikle değinmek istiyorum. şu ana kadar başıma 2 kaza geldi, ikisinde de fluence vardı ve yüzde yüz onlar suçluydu. işin ilginç yanı araçların ikisinin de gerçek sahibi o sürücüler değildi. biri araç kiralamış öteki devletinmiş. bence sıkıntı da burdan geliyor. fluencelerin çogu filo kiralama gibi şirketlerden geliyor. sürücüleri genellikle gerçek sahipleri değiller. o yüzden gavur malı gibi kullanıp trafikte terör estiriyorlar. özellikle 34 plaka fluence görünce hemen kaçın yada kaçmayın o gelir sizi bulur.

  • hakkında ilginç bir deney olan yoksunluk şemasıdır.

    bir çocuğun özellikle anne ve babasıyla güvenli mi güvensiz mi bağlandığının tespiti ile ilgili bir deney yapılıyor. bu arada güvenli bağlanma, çocuk ihtiyaç duyduğunda olması gereken ilgi, şefkat, özenin ebeveyn tarafından sağlanmış olduğu bağlanma, güvensiz bağlanma da güvenli bağlanmanın tersi ve kaçıngan güvensiz bağlanma ve anksiyeteli güvensiz bağlanma şeklinde 2 türü olan bağlanma türü.

    söz konusu deneyde; 3 -4 yaşlarındaki bir çocuk annesiyle beraber, oyuncakların olduğu yabancı bir ortamda ve yabancı bir görüşmeci ile bir arada bulunuyor. anne ile görüşmecinin sakin bir şekilde konuştuğunu gören çocuk bir süre sonra annesinin kucağından inerek oyuncaklarla oynamaya başlıyor. o aşamada, görüşmeci anneye, çocuğa bilgi vermeden odadan çıkmasını söylüyor. annesini odada göremeyen 3 türde bağlanma durumu olan çocukların tepkileri aşağıdaki şekilde oluyor:

    güvenli bağlanan çocuk; oyuncakları bırakıp kapıya yöneliyor ve ağlayarak anneyi arıyor. anneyi görünce kısa sürede teskin oluyor ve bir süre sonra da tekrar oyuncaklarla oynamaya dönüyor.

    anksiyeteli güvensiz bağlanan çocuk; tıpkı güvenli bağlanan çocuk gibi yine ağlayarak kapıya yöneliyor ancak anneyi görmesine, annenin kucağına alıp onu teskin etmeye çalışmasına rağmen sakinleşmiyor ve sonraki süreçte de annenin kucağından inmiyor.

    attığı mesaja 30 dk boyunca dönülmediği için o süre zarfında 22 mesaj atan biriyle beraberseniz, anksiyeteli güvensiz bağlanması olan biriyle beraber olabilirsiniz.

    kaçıngan güvensiz bağlanan çocuk; annenin yokluğunu farkettiği halde hiçbir tepki vermiyor ve oyuncaklarla oynamaya devam ediyor. çocuk yakından incelendiğinde, her türlü stres belirtilerini ( tedirginlik, derinin soğuması, nefes alış ritminin değişmesi vb) göstermesine rağmen, öğrenilmiş bir çaresizliği olduğu için annenin olmayışına bilinç düzeyinde tepki vermiyor.

    bir sebepten biten bir ilişkiniz ve sonrasında ayrılığa tepkisiz kalıp hayatına kaldığı yerden devam eden bir ex sevgiliniz varsa da; kaçıngan güvensiz bağlanmadan dolayı duygusal yoksunluk şeması olan biriyle beraber olmuş olabilirsiniz.

    yani ilerleyen yaşlarda sorunlu ilişkilerle boğuşan yetişkinlerin çoğunun, bebeklik ve çocukluk döneminde ebeveynleri ile doğru ve olması gereken bir ilişkileri olmamıştır genelde. onlara çok kızmayın... geleceğin mutsuz nesillerini yetiştirmek istemiyorsanız da, eşyalarınıza, arabanıza, sosyal medya hesaplarınıza özen gösterirken çocuklarınızı ihmal etmeyin. 1 tane hayatları olacak ve bebeklik- çocukluk dönemi yaşadıkları bu hayatın akışını zannettiğinizden daha çok belirleyecek...

    edit: imla