· · ·
  1. ha şunu da söyleyeyim: londra'da mavi marmara sonrası israil protestolarından tut sopa/acta karşıtı yürüyüşlere, occupy'lardan slutwalk'a, bradley manning bilmemnesine kadar çeşit çeşit eyleme katıldım. hepsinde polis vardı ama türkiye'deki polis şiddetinin -hiç abartmıyorum- binde birini bile görmedim.

    defalarca kafamıza göre toplandık. başbakanlığın, parlamentonun, askeri tesislerin, şirketlerin, şehrin en büyük meydanlarının, parklarının, ibadethanelerinin ve diğer bilimum mekanın önünde protestolar düzenledik. bazen bir gecede organize olup şehrin en merkezi cadde ve meydanlarında binlerce kişi yürüdük. polis de önden gidip trafiği açtı. en fazla etrafımızda zincir olup bir süre yürümemizi engellediler. (bkz: kettling)

    ırak savaşı sonrası protestolarda bildiğin parlamentonun ön bahçesine çadırlar kuruldu, hükümet değişene kadar tam on yıl boyunca kimse bir tanesine dokunamadı. occupy eyleminde şehrin en büyük katedrali önüne kurulan onlarca çadır ta mahkemeler sonuçlanana kadar aylarca oldukları yerde kaldı. ne polis müdahale etti ne başkaları.

    londra'nın yakılıp yıkıldığı 2011 isyanlarında bile istiklal'deki herhangi ortalama bir yürüyüşte gördüğüm kadar polis müdahalesi görmedim.

    siz bunları bilmiyor olabilirsiniz. yine de cehaletiniz rezilliğinize bahane değil, hiç kusura bakmayın.
· · ·

#occupylondon hakkında bilgi verin