• yenilikci dervis'in #41331243 numaralı entry'sinden sonra başlattığım kampanya. adam hükümetin hoşuna gitmeyen her şeyi yasaklayabileceğini, sansürleyebileceğini savunuyor. bu adamın yazdığı yazılar da benim hoşuma gitmiyor, çoğu provokatif ve yalan bilgilerden oluşuyor. kendi mantığıyla düşünecek olursak, böyle bir yazarın sözlükten uçurulmasında bir yanlışlık yok.

    edit: şimdi bazı siyasiler gibi "sözlerim çarpıtılıyor, aslında öyle demek istemedim" geyiğine girmek istemiyorum ama derdimi tam anlatamamışım. ben yenilikci dervis uçurulsun demek istemiyorum aslında. twitter yasağını savunan bir yazarın entry'sine karşılık, "sen bu yasağı savunuyorsun ama aynı mantıkla sen de, bir başkası da kolaylıkla sansürlenebilir, uçurulabilir." demek istedim. yenilikci dervis ve onun tarzında yazanlar için bir sansür uygulamak isteseydim, kişisel yöntemlerle bu işi yapabilirdim. sözlükteki troll butonu fasilitesinden haberdar olmama rağmen, hiçbir yazar için bunu kullanmadım mesela. çünkü herkesin -troll olsa bile- derdini anlatması gerektiğini savunuyorum. yasakçı zihniyet yaftası yediğim için üzüldüm açıkçası ama sorun sende değil bende.* derdimi açıkça belirtememişim. seviyorum hepinizi. eyyorlamam bu kadar.

  • ben dün face te bi resim gördüm. ananas tarlası. ben onu hep yıllarca böyle tropikal egzotik ağaçlarda yetişen bi meyve sanırdım. bildiğin toprakta yetişiyormuş ya.
    yıllardır yaşadığım en büyük hayal kırıklığı oldu, her ne kadar hiç yemiyordum ise de o benim ağaç meyvemdi.

  • şimdiye kadar ücretsiz olarak verilen hizmetin bu yıl itibarıyla ücretli hale getirilmesi hadisesi. ekonomimiz çok iyi gittiğinden olsa gerek.

    http://i.hizliresim.com/403oqq.jpg

    edit: sorduğumuzda yurda özel değil tüm kyk yurtlarında uygulamaya geçildiği söyleniyor. bizde de yurt eylül ayında açılmasına rağmen bu güne kadar ücret alınmıyordu. bugün yeni çamaşır makineleri getirttiler ve ücretli sisteme geçildi. halbuki yeni çamaşır makinesi talep eden de yoktu?!? gelen yeni makineler de eskisinin aynısı ha, yeni deyince uzaylı gemisi gibi tasarımı olan makinelerden sanmayın.

    edit 2: konuyu biraz daha açayım. öncesini bilemem fakat 5 yıldır çamaşırhane ücretsizdi, bu yıl ücretli oldu. lütfen çok mantıklıymış gibi "1780'de mühendishane-i bahr-i hümayun'da okurken bizim çamaşır makinemiz bile yoktu" yazmayın.*

    edit 3: (bkz: #63450767)

  • şöyle bir aydınlanma yaşanıldığı andır bence.

    sözlerini de yazayım da tam olsun hatta.
    '' asuman: beni artık sevmiyorsun, öyle mi?
    mükremin: ya seni seviyorum da, seni sevmeyi eskisi kadar sevemiyorum.. hani eskiden seni sevmenin, birbirimizi sevmenin, yeşil gevrek bir tadı vardı. seni güldürmenin lezzeti damağıma yerleşir, orada mutlu mesut yaşardı.. yani bişey olduğu vakit, ilk bunu koşayım gideyim, asuman'a söyleyeyim tarzında bir haberci telaşı olurdu.
    asuman: şimdi n'oldu peki?
    mükremin:bilmiyorum asuman, bilmiyorum.. kalbim bir kuyunun dibindeki suda nefes almaya çalışan bir gariban.yukarı tırmanmaya çalışıyor..ama ne yapsın? kuyunun duvarları düz..kuyunun duvarları ıslak..''

  • günbatımının ve doğumunun aslında bir serap/ilizyon olması. aslında batan güneşin 2 dakika önceki güneş görüntüsü olması.

    şöyle; açık arazide veya denizde batan güneş görüntüsü bükülmüş güneş ışınlarının görüntüsü. bu seraba sebep olan şey de dünyanın şekli. gündüzden geceye geçiş sürecinde güneş ışınları atmosfer içerisinde çok daha fazla yol katediyorlar. bu da mercek etkisine sebep oluyor. atmosfere eğik bir açıyla gelen ışınlar aynı bardak dibinden geçen ışığın kırılması gibi kırılıyor ve bükülüyorlar. biz aslında 2 dakika önce batmış güneşin görüntüsünü görüyoruz. güneş ufuk çizgisine yaklaştıkça yuvarlak formu bozuluyor ve serap halini alıyor.

    resim1
    resim2

    bu duruma novaya zemlya etkisi deniliyor. gerçi novaya zemlya etkisi olduğunda serap süresi çok daha uzun oluyor ve güneşin erken doğduğunu ve geç battığını bile zannedebiliyorsunuz. çünkü bu etki atmosferdeki sıcaklık tabakalarının irtifalarına da bağlı olarak artıyor veya azalıyor. kimi durumlarda güneşin yuvarlak formu elips hatta düz bir çizgi halini bile alıyor. tabi bu baya sıradışı bir durum ama şu bir sabit, her günbatımı bir serap.

    bu durum gün içerisinde sürekli yaşanıyor. güneş ışınlarının tam dik geldiği zaman haricinde sürekli bir kırılma, bükülme durumu söz konusu. özellikle kış aylarında güneş ışınları sürekli eğik açıyla geliyor. bu sebeple kış güneşi diye de bir tabir var. kışın güneş daha kızıl bir renkte görünüyor çünkü atmosferde aynı gün batımında olduğu gibi daha uzun yol katediyor ve kırılıyor. bu da renginde optik bozulmalara sebep oluyor. aynı şekilde ay da batarken ve doğarken kızıl görünüyor.