şükela:  tümü | bugün
  • dünya liderimizin gözlerindeki umutsuzluğundan da anlaşılabilir pabuçun pahalı olduğu. rakipler yaman, dişli. karşısında ekmeleddin vakası yok artık. kaldı ki ekonomi o sözde şaşalı dönemini de terketmiş gibi görünüyor. kendi kemik seçmeninden başka kendisine inan kimse kalmamış, oda taş çatlasın yüzde 25-30 bandında seyreder. rte yüksek ihtimal 2.turda veda edecek tarih sahnesine ve bizlerde çocukluğumuzun, gençliğimizin ve yarınlarımızın kabusu hiç bitmeyecek sandığımız bu zattan kurtulmuş olacağız. 25 hazirana huzurla uyanacağız.

    gel gelelim başa gelen kişi bu enkazı nasıl toparlayacak beni asıl düşündüren odur. dolar almış yürümüş, benzin cabası, üretim yok. fabrikalar, tekel, telekom hepsi satılmış, kapatılmış. vergi yükü fakirin sırtında kambur, dış borç batağı, eğitim yerlerde, dış dünya küsmüş. işe yaramayan bir sürü insan devletin önemli makamlarına getirilmiş. işsizlik eğitimsizlik almış yürümüş, insanlar birbirinden ayrışmış, kavgalı,küs, psikolojileri bozuk. kadın cinayetleri, çocuk tecavüzleri had safhada.... daha uzar gider bu liste.

    kısacası ak partinin yıllarca talan ettiği ülkeyi başa gelecek kişi onarmayı başarabilecek mi? bilim ışığında muasır, çağdaş medeniyet seviyesine getirebilecek mi? seviniyorum ve korkuyorum, karışık duygular içerisindeyim.
  • giderse yunanistan gibi, gitmezse afganistan gibi olacağız.

    ya küllerinden doğacak, ya küllerinde boğulacağız.

    ülkemizin siyaset değil, dostluk ve barış konuşacağı temiz bir havaya ihtiyacı var artık.
  • ak partinin yönetime geldiğinden bu yana 2 dönemi her anlamda iyi geçti, bunlardan birincisi ilk yıllarıydı.
    ilk yıllarında türkiye yeni bir kriz ortamından çıkmış ve yükselişe geçmişti. bu yükselişi akp'ye bağlamak pek olası değil, parti kadroları 2-3 yıl gibi bir süreden önce oturamadı. yani akp iktidara gelmeden önce türkiye kötü durumda demek yanlış olmasa da, iktidara geldiği sırada iyileşiyordu demek doğrudur. bu ilk yıllarda tüm dünyada bolluk yaşanıyordu. ülkemiz kıtlığı yeni atlattığı için daha fazla hissetti. ak parti bu döneme denk geldi. başka parti olsa gene ilk senelerini aynı şekilde geçirirdi.

    ikinci iyi geçirdiği döneme gelmeden önce, ilginç bir şekilde dünya bolluğu yaşamaya devam ederken, türkiye bunu yakalayamadı. burada devreye, cumhuriyetin 80 yıllık kazanımları sokuldu ve özelleştirmelerle, kötü'ye gidişat yok edilmeye çalışıldı. ikinci iyi dönemde bu ve sonrasındaki 5-6 yıl. daha sonrasında tekrar kayıplar yaşamaya başladık, üstelik dünyada ki bolluk yok olmaya başladı.

    bolluk döneminde iyi yönetilen ülkeler sıçrama yaptı ve kıtlıktan etkilenmiyor (örn güney kore) ve devletin varlıklarına varlık kattıkları için etkilenmezde uzun süreler.
    bolluk döneminde kötü yönetilen ülkeler ise (yanlış yatırımlar) kıtlıkta sıkıntı yaşıyor. devlet varlıklarını koruyanlar ise bunu atlatacaktır.
    bizim ülkemizde ise bolluk dönemi iyi yönetilemedi, devletin varlıkları da korunamadı. nasıl bir çıkış yolu izlenir bilemem. gidişatın etkisi nasıl azaltılır ve tersine çevrilir yorum yapamam. tek bildiğim türkiye bir şekilde gene kendini toplar, az uz da olsa yolunu çizer.

    eğer olur da iktidar el değiştirirse bu dönemlerin kahrını çekecektir. tekrar iyileşme yolunda bir türkiye için daha fazla çalışacak ve halk ile beraber ceremesini çekecektir. değişmez ise mevcut iktidar bunu yapacaktır. bunun başka bir yolu yok, acısı her koşulda çekilecek. kriz başlıklarında ve ekonomistlerce dile getirilen şu an yaşanan durumun düzeltilmesi için her koşulda 20 yılı aşkın süre gerekiyor kanısında.

    hepimiz aynı gemide olduğumuzdan hep beraberiz. fırtınalı denizde beraber sallanacağız. bizi bu fırtınadan kimin çıkaracağı 2. derecede bir sorun. birisi mecbur kurtarmak zorunda.

    kısıtlı bilgilerimle analizim bu yönde. başlığa gelecek olursak, o enkaz dediğiniz öyle yada böyle bizim üstümüzde. parti ve siyasetin ötesinde bir olgu artık. halk bunu nasıl algılar, nasıl yorumlar onuda bilemem. ak parti'nin teslim aldığından daha iyi durumdan daha iyi değiliz aksine daha kötü durumdayız. atlatır mıyız? elbette atlatırız, atlatana kadar yaşananlar o kuşaklarda yaşayanlara zarar verecek.

    siyasetten uzak durarak yorumlamaya çalıştım.