hesabın var mı? giriş yap

  • - iyi günler, fbi mı?

    - evet, nasıl yardımcı olabiliriz?

    - ben üzerinde fbi yazan bir şapkayla, bir tişört almıştım. iki yıkamada çekti... kime şikayet edeceğiz?

    - evet bir ara çok modaydı onlar ama biz üretmedik onları beyefendi.

    - yalan konuşmayın birader, paramı yedirtmem size...

    - bakın bayım neden üretici firmayı aramıyorsunuz?

    - üzerinde fbi yazıyordu...

    - bakın gerçekten vaktimizi alıyorsunuz, görüşmeyi bitirmek zorundayım.

    - allahsızlar!!! haram zehir zıkkım olsun, alcam olum sizden parasını... beni tanımıyorsunuz siz, mekanınıza gelecem lan...

    - gerek yok bayım, türkiye'deki ekiplerimiz sizin için yola çıktı bile.

    - değiştirecekler mi tişörtümle şapkamı?

    - hayır...

    - lan bak canınızı sıkarım sizin, uğraşırım sizinle, delirtmeyin lan beni..

    - on saniye içinde ekiplerimiz yanınızda olacak...

    - şu anda camdan gaz maskeli beş kişi girdi... onlar mı?

    - evet...

    - e ama dövüyorlar beni şimdi...

    - döverler...

    - kapatıyorum o zaman?

    - kapat.

  • hemen hemen on gündür, günde iki üç bardak tüketiyorum sonuçlar şöyle:

    1. siniri, stresi, gerginliği çok sağlam düşürüyor
    2. bununla beraber, öngörülebilir bir sonuç olarak fena yavaşlatıyor adamı. üstelik ağır bir lakaydî ile beraber bir keyifsizlik de hasıl oldu
    3. sigara içirmiyor meret. kasarsanız sigara bırakmaya yardımcı olabilir sanıyorum

    şimdilik böyle gelişmlerden haberdar edileceksiniz. öpüyorum hepinizi.

  • --------------- genzo wakabayashi ----------------

    --- jun misugi - makoto soda - hikaru matsuyama ---

    --- taro misaki - tsubasa oozora - mamoru izawa ---

    kojiro hyuga - shun nitta - hajime taki - teppei kisugi

    alırsa bu 11 alır.

  • bu tip futbolcular türkiye'ye gelirken "yaa ben podolskiyim arsenal'da inter'de oynamış adamım türk liginin altını üstüne getiririm edasıyla geliyorlar. bir ay içinde hürriyet güçer'le, yalçın ayhan'la tanıştıktan sonra tırsak tırsak top oynuyorlar ve aman paramı alayım da kaburgadan olmayayım" edasıyla top oynamaya başlıyorlar. bize dövüş çukurlarından, capua'nın çayırlarından çıkan adamlar lazım.

  • ilk önce abisi bahattin ışıklardan karşıdan karşıya gecerken bir arabanın çarpması sonu vefat etti. diğer abisi sinan pistte tur atarken motordan düştü vefat etti . babası irfan sofuoğlu kanserden vefat etti. ve en son olarak da yeni doğmuş olan hamza sofuoğlu beyin kanamasından vefat etti. bu yaşta bu kadar acı çok zor be abi allah yardımcısı olsun.

  • açıldıktan sonraki yaklaşık dokuz aylık süreçte 1 şampiyonluk, 1 darbe, 1 terör saldırısı gören ancak henüz mağlubiyet görmeyen stadyum.

  • doğma büyüme kadıköylü olup şuan gurbet ellerde olduğum için burnumda tütüyor güzel şehrim. değil beyoğlu, dünyanın hiçbir şehriyle kıyaslayamam. acıbademi, modası, hasanpaşası, bostancısı, caddebostanı, kozyatağı, koşuyolu daha niceleri. hepsinin tadı farklı farklı güzeldir. çocukluğumdur hatırladıkça hüzünlendiğimdir. insanı, havası, sokakları, sahili, kokusu (evet bazen o bok kokusu), parkları, bahçeleri. kısaca kadıköy candır. beyoğlu keşmekeşdir.

  • ulan şu galatasaray'a bak be.

    real madrid'ten sonra hayatta en nefret ettiğim ikinci takım.

    gel gör ki başkanları sırf iki kişi eleştirdi diye kongreye gitti. geçen gün konuşmaları dinledim. iki taraf da çıktı konuştu. dursun başkan da mustafa başkan da öyle nazik öyle beyefendiler, zannedersin gs'nin kuruluş yıldönümünde konuşuyor. bizim aziz var ya; seçimde es kaza karşısına rakip çıkarsa, kürsüye çıktığı zaman rakibinin anasına avradına sövmediği kalıyor!!!

    az önce seçim bitti, mustafa başkan kazandı. adam öyle beyefendi, vizyonlu, herkesi kucakladı, herkese teşekkür etti. dursun başkan'ı gitmiş olmasına rağmen övdü. kıskandım lan amk. tv ye sigara fırlattım. kaderime isyan ettim.

    bu nasıl demokratik bir ortam. çıktı konuşmaya herkese teşekkür ettiği yetmedi, çalışma arkadaşlarını kürsüye çıkardı. ağlıcam lan şimdi. bizim aziz tek başına girdiği seçimi kazanınca boş sandalyelere: "noldu lan yarraaam" konuşması yapıyor.

    allah'ım nolur bize de böyle ortam nasib eyle. ali koç olur başkası olur yeter lan yeter. aha.. adam "mayısta kesin kongreye gidicem" dedi. insan değil lan bunlar. daha dur yeni geldin abi. adam demokratiklikle insanları eziyor resmen.

    beyler.., ben gs nin kongreye olay çıkarmaya gidiyorum, yeter bu kadar güzellik. alışkın değilim.

    edit: imla

  • trabzon'da fenerbahçe sk kafilesini taşımakta olan otobüse silahlı saldırı yapılması.

    trabzon'da tribünden atlayan bir gencin ilave yardımcı hakemi yumruklaması.

  • kendisi çok iyi teknik direktördür. ne yaptığını bilen ve sözünü sakınmayan birisi.
    son ropörtajında fenerbahçe ve türk futbolu hakkında şunları söylemiş.

    --- spoiler ---

    fenerbahçe günlerini değerlendiren advocaat, "fenerbahçe kariyerimde oyuncuların çoğu beni sevmezdi. bazı kalitesizlikleri yüzlerine söylüyordum. bu taraftara bu mücadele yakışmıyordu çünkü. yönetimle problemler oldu. kalsaydım takımda tahmin edilmeyecek değişiklikler olacaktı." dedi.
    özellikle bu sözleri tam futbolun özeti:
    advocaat, "türk futbolunda oyunculara aşırı romantiklik ve duygusallık yüklenmiş, kalitesizlik gizlenmiş. gerçekler sezon sonu acı tecrübe oluyor. bu paraların döndüğü alanda oyuncuların başarısız olması salaklıktır" ifadelerini kullandı.
    --- spoiler ---

    https://www.haberler.com/…nerbahce-13167314-haberi/

  • metal konseri şahane bir mevzudur. kendi sosyolojik gerçekleri vardır. bu yolculuğu başından sonuna inceleyelim.

    haberdar oluş:
    konserden kendin duymadıysan muhtemel ortamdan grubun ağır hastası bir arkadaş gözyaşları içinde "abi megadeth geliyormuş laan" demiştir. bu ağır fan arkadaş "biletleri ben alırım abi siz parasını kapıda verirsiniz" diye ağır yükü de üstlenebilir. severim bu tutkulu hareketleri.

    hazırlanış:
    konser günü yaklaştıkça şarkılara "çalışılır". grup son yıllarda denyo albümler çıkardıysa aradaki makası kapatmak için bunlara da şans verilir. hatta aradan gözden kaçmış güzel şarkılar keşfedilir. eski güzel şarkılara da güzel ziyaretler yapılır. bunlar ortamdaki kız arkadaşa falan da dinletilir. kız "hmm fena değil güzel" falan der ama şarkının adını sormaz.

    konser için buluşma:
    akşamüstü henüz aydınlıkken arkadaşlarla bir noktada buluşulur. normalde kızın yanına giderken en ciks kıyafetleri giyen adamların bir anda 100 yıllık boyası atmış metal tişörtleriniı çıkardıkları görülür. hepimiz bir öz barışıklık içindeyizdir. artık kızlar seviyor diye v yaka tişört, marka ceket giymek sözkonusu değildir. saçlar falan canımız nasıl isterse öyle yapılmıştır.

    gidiş yolu:
    konsere gidiş yolunun enerjisi güzeldir. birazdan güzel şeyler olacak, herkesin modu yüksek. boktan esprilere bile gülünür. ben bu havayı birinin evini taşırken de yaşıyorum. merdivenlerden üçlü çekyat çıkarmaya çalışırken sevdiğin insanlarla beraber bir şeyi başarıyor olmanın verdiği garip haz...

    konser mekanına giriş:
    metal 90'lardaki popülerliğinden çok uzak olduğu için çoğunlukla minnacık konser salonları ya da sulu bira satan yerlerde vuku bulabileceği gibi arada da olsa büyük gruplar sayesinde stadyumlarda da olabilir. kapıda bilet kesen tipler de metalci kılıklıdır. küçük bir grupsa kapıda bilet kesen kız grup üyerlerinden birinin sevgilisidir. bu kız özünde serdar ortaç seven birisiyse bile günün anlam ve önemine binaen dar mini etek çorap falan giyip kara oje sürmüştür. kıza biraz bakıp yoluna devam edersin.

    ön grup:
    grup aşırı yerel falan değilse bir ön grup genelde bulunur. bazen ön gruplar ana gruptan bile iyi olabilir. boynuz kulağı geçebilir. ön grup çok bilinmeyen bir grupsa ve tutup kendi şarkılarını çalmaya kasarsa güzel bir ortam olmaz. millet kendi arasında muhabbete dalar. konuşmaların gürültüsünden adamların ne çaldığı da anlaşılmaz. bu yüzden ön grupların bol bol halkın bildiği cover'lar çalması beklenir. bu arada konser mekanında elden elde plastik bardakta sulu biralar dağılmakta ve izleyici hafiften kafayı bulmaktadır.

    ana grubu bekleyiş:
    ön grup sahneden indiğinde ana grubun çıkmasını bekleyen özellikle en ön 10-20 sıradaki fanatik grup sahneye giren her teknisyene tezahurat yapar. adam bateriyi ayarlamak için girmiştir. metalci tipinden dolayı baterist sanılır. bir alkış kopar falan ama sonra durum anlaşılır. ana grup sahneye gelme işini çok geciktirirse yine en öndeki kesim gerilir ve protesto sesleri yükselir.

    izleyici profili:
    bu konserin yapıldığı ülkeye göre çok değişir. türkiye, meksika gibi ülkelerde metali eğitimli, kültürlü kesim sahiplenir. bu müziğin gerçek anavatanı olan abd, ingiltere ya da almanya gibi ülkelerde ise daha alt sosyolojik grupların itibar ettiğini çok net görürsün. yine de bu insanların çoğu iyi kalpli, sanatla öyle ya da böyle ilgisi olan candan adamlardır. süper kaynaşırsın. oldukça azınlıkta olsalar da ırkçı mırkçı grupların konserlerinde ise izleyici kitlesi de beyin terk salaklardan oluşur. çok saldırgan ve aptal olabilirler. bu heriflere denk geldiğinde güzel bir dayak atmak farzdır.

    ana grubun sahneye gelişi:
    saatlerdir konser salonunda bulunan ve zaten sucuk gibi terlemiş özellikle en öndeki sıkış tepiş kesim ilk girişle beraber büyük heyecan yapar. alkış kıyamet kopar. grup en gaz şarkılarından biriyle hızlı bir giriş yapar. üçüncü dördüncü şarkıda bir ballad çalınır sonra yine gaz şarkılara devam edilir.

    pogo headbang vesayre:
    ortama iyice ısınan izleyiciler özellikle en önde pogo ve sağlam headbang'e girişmiştir. saçımın belime kadar uzun olduğu dönemde arkamdakilerden "bilader saçlarına dikkat et kırbaç gibi suratımıza iniyor" uyarısı aldığım çoktur.

    öndeki coşku çok yoğunsa pogo ortamı öyle bir kaynar ki konsere beraber gittiğin arkadaşını alıp senden koparabilir. çok uzaklara sürükleyebilir. adamla yüz yüze bakarken etrafını saran insan dalgası onu kontrolsüzce sürükler. sevdiğin arkadaşın gözden kaybolup gider. megadeth'in istanbul 2001 konserinde robin ve cash'i öyle kaybetmiş kendilerini ancak konser çıkışında bulabilmiştim. metallica'nın gelsenkirchen konserinde ağır pogo yüzünden aralarda fena ezilen tanımadığım 1.60'lık bir kızı kollarıma almış bütün konser boyunca etraftaki hengameden korumuştum. keşke nothing else matters çalarken ilişkimizi daha romantik boyuta taşısaymışız.badigard'ları aşıp sahneye çıkıp stage diving yapmak çok zordur ama avrupadaki konserlerde bilinçli olarak arada bırakıyorlar. elden ele tepemizdeki kızı bir yerlere aktarıyoruz. arkalarda bir yerlerde kaybolup gidiyor.

    yine metal konserlerinde ufak tefek kız arkadaşını sahneyi görsün diye omuzlarına oturtanlar bol bulunur. iyidir hoştur ama bu sefer de arkasındakilerin görüşünü kapatırlar. yine de metal sosaytisi bunu hoşgörür, bir uyarı yapıldığını ben görmedim.

    seyirciler içinde kavga:
    metal konserlerine gelen adamın enerjisi, ortamdan beklentisi ile beraber seyirciler arası kavgalar da görülebilir. genel olarak bir anda oraya summon olan badigardların iterek kakarak kendilerini konser mekanının dışına atmasıyla son bulur. therion'ın izmir konserinde son derece duygusal bir şarkı devam eder sopranoların sesleri iyice tiz notalara yükselirken arkamda başlayan ana avrat yumruklaşma grubun bir çiçek kadar narin eserine yepyeni bir hava katmıştı.

    konser sonu ve sonrası:
    grubu bis'e çağırmak ve gelen grubun nedense 3 şarkı çalması adettendir. zaten bis'e çıkacağını bilen grup yalandan bir veda eder, sahneden hiçbir şeyi almadan 5 metre sahne arkasına saklanıp biraz beklerler. tezahuratlar iyice coşunca geri gelip kalan üç şarkıyı çalarlar. bitiminde sahneden inmeden önce grup üyeleri gelip en öndekilerle çak bi beşlik, el ele tutuşup sarılma, karşılıklı anlamsızca bağırmak gibi muhabbetlere girerler ve ortamı terkederler. bu üç şarkıdan sonra hala millet tezahurat etmesin diye ışıklar bir anda hayvan gibi açılır, içerisi gündüz gibi olur. hoparlörlerden sıradan düşük volüm bir şarkı açılır. bu net bir konser bitti siktirin gidin mesajıdır.

    kapıdan çıkarken grubun cd'lerini tişörtlerini satan bir masa bulunur. oradan bir tişört alırım illa. yıllar sonra bile o günü hatırlatır. sağlam bir headbang pogo yapılmışsa mekan dışına çıkıp belediye otobüsü, metro ya da kendi arabana yürürken dayak yemiş gibisindir. her tarafın ağrır, ter içindesindir. eğer sağlığın fazla yerindeyse metal konserine kendini o kadar kaptırmamışsın anlamına gelir.