baskasindanbaska

  • 1668
  • 12
  • 4
  • 0
  • evvelsi gün

başınızı yasladığınız en güzel yer

kurban bayramlarında hayvan kesilen yerlere giderdik çocukken ve ben koyunlar koyun oldukları için kokar sanırdım.

17 yaşındayken sırtımdan bıçakladılar beni. etrafımda hayal meyal arkadaşlarımın ağlamalarını duyarken tek düşündüğüm bir insan bedeninden nasıl bu kadar kan aktığı oldu.

sedyede altıma serdikleri battaniye kandan kıpkırmızıydı. ameliyathanenin kapısında yatırdılar 3 gün başka boş yer olmadığı için hastanede. battaniye kurudu, taş gibi oldu. böyle kaskatı. aman allahım nasıl bir koku!! sanki ben öldüm ve bir koyun olarak tekrar dünyaya geldim. sık aralıklarla hemşireler gelip kolumdan kan alıyorlardı. sürekli dua ediyordum; "aylayh baba lütfen bu heymşire ayblalar yanıma çok yaklaşmasın, bu koyun kokumu duymasınlar" diye.. farkettiyseniz yaş 17 dedim. e haliyle koyun olsam da o an can değil farklı dertlerdeyim.

neyse efendim. 3 günün sonunda taburcu ettiler beni. eve geldik. annem üstümdeki kanlı kıyafetleri kesti. silerek temizledi beni. (bkz: anaların hakkı ödenmez) . mis pijamalar giydim. yatağımda tertemiz çarşaflar, yastıklar vardı. mis gibi deterjan kokuyordu. arkadaşlar o koyun avatarımdan kurtuldum ya, o deterjan kokularına gömüldüm ya, yastığa kafamı koymamla 14 saat cennet uykusuna yattım. bizimkiler korkup uyandırmasa bir 14 saat daha uyurdum.

işte o yer bebeğim 2 aralık 2004 tarihinde annemin, anneciğimin evladı için yatak açtığı (bkz: yatak açmak) 80 metrekarelik, kızgın soba eşliğinde kutsanmış baba eviydi.

devamını okuyayım »