caretta

  • 138
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

her koşulda idam cezasına karşı olmak

yasaların, toplumsal değer ve değerlendirmelerin, uluslararası konjonktürün, suç ve suçlu kavramının dönemden döneme değişebileceği, toplumların sadece bir kaç yıl önce idam edilesi bir suç olarak gördükleri cürümün, bir kaç yıl sonra adi bir olaya dönüşebileceği ihtimalini hesaba katmaktır.

idamın bir ceza değil yok etmek olduğunu, yok edilen kişi için ceza ve cezalandırılma diye bir kavramın olamayacağından hareket etmektir.

yok etmek, öldürmek eğer üzerinde mutabık kalınmış genel bir suç ise, suça eşdeğer bir suç ile, öldürüp yok etmekle karşılık verilemeyeceğini, toplumun katil diyerek bir insanı katletme suçunu üstlenemeyeceğini düşünmektir.

1960 da "anayasayı ihlal" suçlamasıyla menderes'lerin ipe götürülmesine göz yummuş bir toplum olarak,
1970'te deniz gezmiş'leri "anayasal düzeni silah zoruyla yıkmaya teşebbüs" suçlamasıyla ipe götürenlere göz yummuş bir toplum olarak;
1980'de çocukların yaşlarının büyütülerek ipe götürülmesine göz yummuş bir toplum olarak;

1960'ta, 1970'te ve 1980'de anayasal düzeni silah zoruyla değiştirenlerin bile asılmadığını görerek utanma duygusuyla hareket etmektir.

herşeyin, herkesin, her toplumun, her değer yargısının zaman içerisinde evrileceğini, değişeceğini bilerek, idam gibi geri dönülemez bir sözde cezalandırma yöntemine karşı çıkmayı erdem saymaktır...

devamını okuyayım »