hezcartes

  • 421
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 ay önce

insan gelişimindeki inanılmaz mantık hatası

beklentilerin yüksekliğinden kaynaklanır.

örneğin; yeni doğan insanoğlu da birkaç ay içerisinde at gibi, fil gibi dört ayağının (2 el + 2 ayak) üzerinde emeklemektedir. bu şekilde devam etse hız da kazanır çita gibi. ama insandan ayağa kalkması ve ellerini başka işlerde kullanılması beklenir.

örneğin; filin, atın tuvalet eğitimi gibi bir derdi yoktur. ki bu eğitim dünyaya yeni gelen bir canlıya verilebilecek en zor eğitimlerden biridir. tamamen buna odaklanıp, bunu öğrenmeye çalışırken, belki de o sırada öğrenebileceği diğer şeylerden geri kalmaktadır.

örneğin; hayvanların konuşmak gibi bir derdi de yoktur. iç güdüsel olarak anlaşırlar. ve gayet de iyi anlaşırlar. biz iç güdülerimizi değil de "kelimeler"i kullanmaya çalışırken epey bir zaman kaybederiz. ki düşününce anlaşmak için değil de, anlaşmamak için konuşmayı öğreniyoruz sanırım. zira konuşmayan at, fil ve hayvan familyasından aynı türde olup da, birbirini öldüren hayvan hiç duyulmamıştır.

örneğin; hayvanların hayattan aldığı keyfi; eğitim alıp, okul bitirip, işe girip, evlenip, çoluk çocuk sahibi olmakla ilişkilendirmek gibi bir düşünceye de sahip olmadıkları için hayvanlar insanlardan daha keyifli yaşarlar. aç olduklarında avlanır, geri kalan zamanda yan gelir yatar, çiftleşmek istediklerinde en uygun çifti bulur, soyunu devam ettirir, baharda yazda koşar oynar, kışın uyur. hayatın tadını çıkarır işte.

velhasıl uzun lafın kısası, insan gelişiminde mantık hatası yoktur.
siz kendi kurallarınız yüzünden kendinizi bu cendereye sokarsınız.
yoksa beklentilerinizi düşürürseniz, siz de "hayvan"lar gibi mutlu mesut yaşayabilirsiniz. gelişip gelişmediğinizin de bir önemi yoktur.
ki zaten milyonlarca insan da bu gelişimden habersiz hayvanlar gibi yaşamıyorlar mı etrafınızda?
tercih meselesi yani...
kırmızı hapı mı, mavi hapı mı seçeceksiniz?

devamını okuyayım »
23.12.2010 14:03