sarhoj

  • 15
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

yazarların çıplak gözle şahit olduğu 18+ olaylar

sene 2001 olması lazım. lise 1’deyim o zaman*. öğle tatilinde okuldan çıktım. kükürtlü caddesi’nde foto yalım vardı, arkadaş oraya filmleri bırakmış, onları alacağım sonra yemek yiyip okula döneceğim.

tam geldim foto yalım’ın önüne, yan apartmandan adamın teki feryat figan dışarı çıktı. lan noluyo demeye kalmadan 1-2 kişi daha geldi arkadan. kapıda ağlıyor herkes. anlamaya çalışıyorum olayı, o sırada fotoğrafçı da dükkanın kapısına geldi, ağlayanlara bakıyor. dükkana doğru yöneldim adama selam verdim, söyledim işte fotoğrafları alacağımı tamam dedi geçti içeri sordu bana nolmuş ki diye. ben de anlamadım dedim tanımıyorum adamı. “yan apartmanın kapıcısı yaa o” dedi.

ben fotoğrafları aldım sağol eyvallah falan, çıktım dışarı. polis arabası gelmiş, 2 tane polis var, 1-2 dakika kulak misafiri oldum mevzuya, “çilingir geliyor yolda” dedi birisi. merak ettim noldu lan acaba diye. orda elimde fotolar bekliyorum ben de.

çilingir geldi, kapıcı, polisler ve çilingir binaya girdi, ben de tabii meraklıyım ya, takıldım peşlerine ben de girdim. **

neyse indik bodrum kata, ben en arkadayım merdivenlerde, önümde kapıcı ve bi kız var, 2 polis en önde, çilingir de onların yanında “bu kapı mı?” diye sordu, polisler döndü kapıcıya, kapıcı kafa salladı çöktü yere, aldı başını ellerinin arasına ağlıyor. yanındaki de artık kızı mı baldızı mı kimse, o da yanına oturdu, polislerin teki bunların yanına geldi.

ben de merdivenlerden indim. bir polisi, kapıcıyı, bir de kapıcının yanındaki kadını geçip diğer polisin yanına yanaştım. * şimdi en önde çilingir, onun 1-2 metre gerisinde bir polis ve ben, benim 2-3 metre gerimde de kapıcı, polis ve bi kadın var.

çilingir kapıyı zorladı biraz kilit açıldı, kapının koluna bastı kapıyı açtı ama dilini kurtardı sadece, ardına kadar açmadı. kapı bize doğru açıldığı için göremiyoruz içeride ne var. *

çilingir benim yanımdaki polise baktı, o polise bakınca ben de doğal olarak polise baktım. ben polise bakınca polis bana baktı, ben polisle bakışmayayım diye çilingire geri döndüm ve tabi kaçınılmaz son, çilingir de o sırada bana bakıyormuş, maçı 2-0 kaybettim. ama böyle olmaz ki diye küçük emrah bakışlarımı polise döndürürken polis benden hızlı davrandı, “bak bakayım içerde ne var” dedi. tabi bunu duyan çilingir hemen benim arkama geçti ve ben artık en öndeydim.

ulan yediremem hayatta kendime korktu kaçtı dedirtmeyi, usul usul gittim kapıya, kolu tuttum çektim, polisin ve çilingirin suratına doğru kapıyı açtııım ve içeri baktım kii, kadının teki çamaşır ipine asmış kendini, ipte hafif hafif sallanıyor. 3-4 saniye kilitlendim kadına baktım ama o 3-4 saniye öyle böyle bi 3-4 saniye değil. kendi kendine saçmalamanın doruklarındayım artık.

olayı kendi kafamda normalleştirmeye çalışıyorum, kafamdan o sırada şöyle düşünceler geçiyor; “hmmm harmonik hareket, fizik konusu, sınavda çıkar mı acaba? ne saçma salak şeyler düşünüyorum lan, kadın asmış kendini, kim ki bu kadın? kesin kapıcının bir şeyi yoksa adam niye bu kadar ağlasın?“

ya size de oluyordur, olmuştur kesin, kafandan film şeridi gibi saçma salak karışık konular arka arkaya gelir geçer hızlıca. belki beynin kendini korumaya alması gibi bir şeydir bilmiyorum, kesin psikolojide bi adı da vardır bunun. 3-4 saniyede geçti şunların hepsi kafamdan. sonra yine iç sesim konuştu; “şu anda saçmalıyorum sanırım, çıksam mı artık, zil çaldı mı ki? yok yazılmasak bari.”

polise döndüm, o anda ağzımdan refleks olarak “ölmüş” kelimesi döküldü direkt, bununla beraber kapıcı ve o yanındaki kız çığlık çığlığa ağlamaya başladı. kapıcının yanındaki polis tuttu kapıcıyı, ben de merdivenlere yöneldim, hiç kapıcıya falan bakmadan çıktım yukarı, yemeği memeği de unuttum aq, okula döndüm.

anlattım arkadaşlara herkes gözler faltaşı gibi dinliyor, vay ananskym harbi mi lan vs. neyse derse girdik geçti bitti. ders bitti okul bitti, ben normal hayata dönmüştüm akşamına. eve geldiğimde ev ahalisine anlatmadım bile, şimdi sik sok bi sürü laf edecekler, ne işin var orda vs. diye, hiç çekemem dedim.

2 gün sonra sabah okula gittiğimde bi arkadaş geldi yanıma “lan senin gördüğün intihar olayı gazeteye çıkmış” dedi bi küpür verdi bana. haberin başlığı “kıskançlık intiharı

kadın mektup bırakmış arkasında, “ölümümden eşim sorumludur” diye. meğersem kapıcı kadını aldatıyormuş. ama haberin detayında öyle yakalama falan da yok. haberde, eşini telefonda bi kadınla samimi konuşurken yakalamış diye anlatmışlar ama mektupta “eşim beni yıllardır aldatıyordu, bugüne kadar katlandım, intikam alıyorum” yazmış.

o küpürü yıllardır saklıyorum. saçma salak bi kutum var benim. içinde her telden şey var, eski sevgilinin mektubu, bi ara kullandığım cüzdanlar, sinema biletleri, bileklik, eski vesikalık fotolar, eski bi telefonumun kılıfı falan saçma salak ama, anlamları vs hiçbir şeyi yok çoğunun. ama ara ara kutuyu açıp bakıyorum, haa bu şuydu, aa uçak bileti, şuraya gitmiştim 2008’de vs. hafıza tazeliyorum. öyle salak bi kutu işte, anlamsız.

bu başlığı görünce bu olay geldi aklıma. aha dedim onun küpürü de vardı, gittim buldum. haberi de aşağıda;

https://i.hizliresim.com/r5lvjn.jpg

https://eksiup.com/p/7g148eocb7dm

https://i.imgur.com/…40&shape=thumb&fidelity=medium

haber gazetelere çıktığı için isimleri gizlemedim. ama eğer varsa akrabası hısmı ulaşırsa düzeltirim.

devamını okuyayım »