şükela:  tümü | bugün
  • nüfusun çoğunluğudur. hatta yaşayıp ölmüş insanları falan toplasan yine de kendi ülkesinden çıkmamış kişiler çoğunluktadır.

    düşünsene kocaman dünya var ve sen farklı hiçbir ülkeyi, şehri, kültürü deneyimlemeden göçüp gidiyorsun. ne acıklı aslında. tabi "kendi ülkemizi gezemiyoruz daha." diyenler de olacaktır, haklılar. acıyorum bu fakir insanlara. *

    şaka şaka ülkeden çıkmayı geç ben daha evden çıkamıyorum.
  • insan için temel bir ihtiyaç olmayan hatta baya baya keyfi ve lüks sayılabilecek bir eylemi yerine getirmeden yahut getiremeden fani dünyadaki vaktini tamamlamış insandır. eskiden hatta eski çağlarda -belki bu antik yunan'a kadar uzanabilir- ülke aşırı seyahatler herkesin yapabileceği bir eylem değil bir lükstü hatta sadece gezginlik denen şeyi bir meslek haline getirmiş insanlara yakıştırılabilecek bir şeydi. insanlar ömürlerini doğdukları topraklarda yahut ülke sınırları içerisinde tamamlarlardı ve bunu pek de sorun haline getirdiklerini sanmıyorum. sonrasında hem kara hem deniz yolu ile ulaşımın kolaylaşması, hem de coğrafi keşifler uzun mesafeli yolculukları daha aklın kabul edebileceği bir hale getirdi ve günümüzde hava ulaşımı ile birlikte dünya saatler içinde tavaf edilecek bir küre kıvamını aldı.

    ancak bütün bu gelişmelere rağmen sebepsiz şekilde seyahat etmek hala bir ihtiyaç doğurmuyor. keyfi ve lüks bir eylem. bu benim görüşüm. şimdi birisi çıkıp ''hayır yurt dışına çıkmak, yeni yerler görmek insana çok şey katar, çok önemli!'' falan derse ona sadece saçmaladığını söylerim. mantıklı bir argüman sunamam açıkçası. yurt dışına çıkmak insana çok şey katar belki de doğru ancak gerekli bir şey olmadığı açık. fırsat varsa yeni diyarlar görmenin bir zararı olmaz ancak yararı olur. ama bu elzem değildir. kant da königsberg'den dışarı çıkmamıştı bildiğim kadarı ile yani insanın ufkunu daraltacak yahut genişlemesine mani olacak bir şey değildir yurt dışına seyahat etmemiş olmak.