şükela:  tümü | bugün
  • ışık hızında giden, yavşak herifin tekidir.
  • horospu çocuğ her yerde horospu çocuğudur, yağmur, kar fark etmez. gözlemlerime göre ise de sürücülerin yaklaşık yüzde 50'si civarı yaya yolunda yayaya izin verilmesi gerektiği kuralından bihaber, kalan 47-48'si falan da has götoş. en son kalan kesim de yol vermeye çalışır, hatta verebilir, ama arkadaki 98'lik kısımdan iyi küfür yer, hatta yol verilen yayayın dolaylı olarak gebermesine, ezilmesine sebep olur. o yüzden çok da canını sıkma, kafana takmamaya çalış. hatta aralarına katıl eğlenceli bile olabilir.
    bu arada bir insanın bencil, düşüncesiz olabilmesi bile bir şeref haysiyet gerektirir.

    ek: arkadaş uzun uzun entry girmeye, yok toplumsal alışkanlık yok falan diye yumuşatmaya gerek yok. anlamayan için şöyle özetleyeyim. bu insanların çok büyük bir kısmı, yolun boş olduğunu düşünüp kırmızıda geçmeyi, sinyal vermemeyi, aradan kaynak yapmayı, seyir halindeyken telefonla konuşmayı, parası olmasına rağmen kışın yazlık lastikle yola çıkmayı uygun gören insanlardır. bu ise ne demek, kendisini geçtim, başkasının hayatını tehlikeye atmak demek. o yüzden tekrar edeyim, uzun uzun açıklamaya gerek yok, neredeyse hepsi bilmemne çocuğunun önde gidenidir.
  • biraz da toplumsal alışkanlık ile ilgili olduğunu düşündüğüm konudur.

    ehliyeti yeni alan birisi için söylüyorum:
    - anne baba yol vermemiş ki örnek alsın
    - ehliyet kursu tembihlememiş
    - taksiciler otobüscüler yol vermemiş
    - kısaca toplumun büyük çoğunluğu yol vermemiş ve böyle bir şeyin olmasının gerekliliğinden de bir haber

    dolayısıyla insanların çoğu yol verilmesi gerektiğini, zebra çizgilerin ne işe yaradığını dahi bilmiyor, aklına gelmiyor. yani ahlaki ya da görgü kuralı olarak farkındalık yaratmamış bir konu. yol vermeyen kişilerin bir çoğunun yol vermediklerinin farkında olmadığına şahit oldum defalarca. yol vermeyen şoföre sorduğumda "aa orada biri mi vardı ki?" gibi cevaplar alıyorum.

    dürüst olmak gerekirse yayalara kat'iyen yol verilen bir ülkeden ehliyeti alan ben dahi zaman zaman yol verilmesi gerektiğini unutuyor, farkında olmuyorum. ne zaman ki avrupaya gidip geri dönsem yol verme farkındalığını tekrar kazanıyor ve bir kaç ay sonra yine ara ara yol vermeyi unuttuğumu / göz ardı ettiğimi görüyorum.

    farkında olan kişilerin yol vermemesinin de bazı sebepleri var zannedersem:

    - yol vermek için yavaşladığınızda arkadakinin önünde anasına bacısına küfredilmiş gibi kornaya basması (ki eminim o da yol verilmesi gerektiğinin farkında değil, "ne salak bu herif, yolun ortasında duruyor" deyip saydırdığını düşünüyorum

    - yol verilen kişinin umursamaması, teşekkür etmemesi, bakmaması bile. evet yol vermek mecburi zaten, yaya öncelikli, fakat bu ülke değişik ülke, sana yol veren birine bir bakıp gülümse yahu, toplumsal gerilim azalır, ne bileyim kişi başkalarına da yol vermek için motive olur

    - minibüs ve otobüslerin durak dışında beklemesi yol kenarında yola bakarak bekleyen kişilere sebep olmakta. özellikle kalabalık şehirlerde şoförlerin gözü yol kenarında insanların beklemesine alışık, gözler görmüyor dahi insanları, karşıya geçmeye çalışan yayayı bekleyen kişiden ayırt edememekte, göz görmüyor.

    - iki şeritli yolda seyrederken arkadan gelen birinin süratle gelmesi durumunda yavaşlamanız/durmanız arkadakinin olan biteni anlamayıp şerit değiştirip sollamaya kalkışması.
    özellikle siz yayanın beklediği tarafa yakın şeritte gidiyorsanız büyük bir tehlike teşkil ediyor, araç yayayı, yaya aracı göremiyor. yol verirken arkadan sizi hızlıca sollayıp gelen kişinin yayaya çarpmasına sebep olabilir.
    dolayısıyla böyle bir durum fark ettiğimde yayaya yol vermeyerek onu tehlikeden korumaya çalışıyorum. bunu yapan çok kişinin olduğunu tahmin ediyorum.