şükela:  tümü | bugün
  • eskimo dilinde nefes ve şiir kelimesinin karşılığı
  • özhan hakan'a ait güzel bir şiir.

    ı
    hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir dersim gecesi,
    açlığım; bir deri bir kemik,
    sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir bahçesaray'lı
    ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
    ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa anerka!
    geçitlerinde yasaklanmış mevsim hatıralarıyla
    sana nereden geleyim? artık her ses içimdeki bir sözün katili
    oysa, bir seni bildim anerka
    bir de kaçmaya hazır gözlerindeki, yarı uykuyu
    ki henüz bir kaç asırlık olsa da sensiz kalmışlığım
    bir seni bildim,
    bir de sensizliği... dilimde, kavimler göçünden kalma bir yol türküsü,
    aklımda, söze dönüşmeyen sesler,
    yüzümde gülücük diye taşıdığım hüzün,
    boynumda, mor hamaylı gözlerin
    ve yüreğimde
    aşkın kehanet korkularıyla
    sabrımı yoklayan esmer geceyi
    ayın öbür yüzündeki ihaneti
    tanrıyı
    ve
    seni,
    hakimin hükmüne kırılan kalemi,
    ve
    çekilen bıçağın
    aşkın kirli tarihinden akıttığı kanları
    soluk ve soğuk yüzlerin sinsi pusularını
    celladın cüzzamlı, kanlı avuçlarını
    ve her an tetikte, aklı firarda sevgilileri... bir seni bildim anerka
    bir de sol göğsünde kızıl alev güllerini
    yüzünün yaşama dönüşüp,
    gözlerinin felsefe ile anlaştığını
    ve bir ben bildim
    platon'un gözlerine ne denli yakıştığını... bir seni bildim anerka
    bir de yirmi dört saatin gece olduğunu
    geçmiş zaman kipinde bütün umutları
    gelecek zamana bağlayan
    bağlantısız bir bağlaç
    ve
    güneşe devrilmeyen
    devrik bir cümle gibi
    her şeyin anlamından koptuğumu

    ıı
    aşkınla,
    ateşinde yanan şaşkın bir pervaneydim anerka!
    yaşamın başlangıç noktası
    ve ölümle başlayan başlangıçların son noktası... görünmez bir kazaydım kendi seyrimde
    gece; zarf
    ölüm; fiil
    ışık; fail
    ben ise bütün intiharların öznesiydim pusuda iken bütün firavunlar
    kimseler sevmedi benim kadar gözlerindeki yarı uykuyu
    bir intihar pervanesiydim, bir ışığa aşık
    bir şaşkın düş kanadıydım
    gözlerinde kırık,
    gözlerine aşık... oysa şimdi anerka,
    oysa şimdi, kum saatinin ince belinden tek saniye süzülmezken
    bruki göçü gibi diyar diyar sürülen yüreğimde(n) vuruyor zaman
    babil'im, ninova'yım.
    yitik ve mistik bir zaman tüneliyim
    bir çığın ağır çığlığı
    ve ağır bir sevda enkazıyım anerka!

    ııı
    hislerimi bir dervişe satıp
    tanımsız hiçliğimle duaların ürpertisine gizledim umudumu
    boynumda bilmece gibi ismin
    bir sevda türküsünün son notası özetinde
    ve
    her kulacımda dibe çekildiğim
    anasından ayrı van gölü hüznündeyim özü bilinmeyen dinler adına
    xecé û siyabend aşkına anerka!
    yut dudaklarımı
    yut ki öpeyim yüreğinden
    yoksa,
    sol yanımda ağır bir kanamayla cebimde cerahatımı taşıyarak
    kötücül varlıklar
    ve kaybolmuş yüzlerin arkasında yatan hiçlikle
    kendime yamanarak
    ve yanarak
    ve yalınayak tamara çaresizliğinde
    kokunun sindiği kaleden bozma şatomun dehlizlerinde yitip
    talihim gibi kör çıyanların
    bedenini oyduğu akdamar olurum anerka!
    kıvranan narin çaresizlik,
    titreyen özüme bulaşmış acemilik,
    ve
    günah desenleriyle
    ruhumun ölüsünde dirilen beden neye yarar? yokluğun ölüm olur anerka!
    yokluğun, başkale'de sırrı aşikar bir cinayet
    ve zilan deresinde ölen çocuk ürpertisiyle
    asi, direngen yüreğimdeki isyanı bastıran zulüm olur... bir seni bildim anerka
    bir de senden olanı
    kendimi ve yokluğumu
    ve
    uyruğumun aşk,
    tabiyetiminse hiç olmadığını...ey göğsüne yaslanıp çırılçıplak ağladığım!
    kaşlarını ağıtlarıma,
    gözlerini çaresizliğime,
    yalnızlığım kadar prüzsüz bir ten
    ve ışığı boğan gölgem kadar yoksul çizgileriyle
    yüzünü yüzüme benzettiğim siluetsiz sevgili
    bilirsin ''aşk bir sığınma talebidir''
    anadilim gibi dilimin ucunda ve yasak olsan da
    iri gözlerine beni de al anerka!iri gözlerine beni de al...