şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yilmaz ozdil'in kosesinden bugun sordugu hakli soru. ben de merak etmiyor degilim. baska ulkede bir parti lideri bu kadar cark etse herhalde devam edebilmesi icin psikiyatr-doktor raporu isterler partiden .

    yazinin tamami kaynak

    imkani olmayanlar icin ozeti:

    --- spoiler ---

    meral akşener'e imza verenlerin fetocu olduğunu söyleyen devlet bahçeli, tek tek
    isimlerimizi sayarak “merak ediyorum” demiş, “emin çölaşan imza verdi mi? rahmi turan imza verdi mi? yılmaz özdil imza verdi mi?”
    .
    .
    .
    .
    kuvvacıyım.
    mustafa kemal dışında kimseye imza vermem.
    dolayısıyla, tarih huzurunda asıl merak edilmesi gereken soru şudur:
    devlet bahçeli'yi bu zavallı duruma imza attıran mecburiyet nedir?

    --- spoiler ---

    edit: kaset diyenlere su soruyu sorarim: adam zaten evli degil, kari-kiz-kaset gibi bir durum olsa cikarsin "evet yaptim erkegim ulan ben ama ulkem once gelir" dersin, millet iki ayiplar ama sonradan der ki "vay be erkekmis, kasetten de belli zaten" hic degilse adin guzel kalir. bak berlusconi abi'ye italya'yi ipe dizmis kimsenin umrunda degil, kendi dahil...

    gelen mesajlar uzerine edit: karili-kizli bir kaset mevzusu olsa cikip soylemek kolaydi dedim, gerisini bilmem...
  • (bkz: kaset)
  • bencede kaset olmalı....şimdi düşüneceksiniz doğal olarak adam evli değil...yani varsa bile böyle bir kaset evli değilim barklı değilim...size giren çıkan ne amk diyerek açıklama yapsa gerçekten söyleyecek bir sözümüz olmayabilir....

    peki ya nedir bu kadar bu adamı köşeye sıkıştıran sorusunun cevabını genç ve zeki sözlük kişilerine bırakıyorum....

    tanım : akılları kurcalayan sorudur.

    edit : yazdığım cümleyi sildim..
  • yılmaz özdil’in, devlet bahçeli denen kişinin içinde gezdirdiği yazısının bitiş cümlesi. oldukça ağır bir o kadar da yerinde olmuş bir yazıdır. okumanızı tavsiye ederim.

    içinde gezdirmekte kastım, devlet bahçeli sözcü gazetesine gelmiş, yılmaz özdil de nezaket gösterip bahçeli’yi sözcü binasının içinde gezdirmiş.
  • (bkz: yılmaz bey napıyorsunuz)

    yılmaz özdil herkesin cevabını merak ettiği soruyu köşesinden dile getirmiştir...

    fakat önce biraz sevmiş.
  • vardır bir sebebi elbet
    30 kuruşluk bir fotoğraf kağıdına basılmış...

    edit: belki de link yanlıştır di mi?
  • benim gözümde, çıkıp benim kasetim var, yaptıklarımın arkasındayım veya yaptıklarımdan pişmanım demesi şuana kadar yaptıklarından daha onurlu bir davranış. hiç mi utanmaz, hiç mi sıkılmaz bir insan. tamam hadi o insan utanmıyor, sıkılmıyor. partililere ne demeli? bir yılda bir partinin tüm söylemi, tüm vizyonu değişir, başka partinin başarısı için uğraşmaya başlar mı?
    içinizde hiç mi onurlu insan yok?
  • mhp'li arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla kaset dedikodularıymış. ''kaset deyollağ emme bilemeycem, garip gurip durumlarmış''

    açık açık yazamadım şimdi fakat bana anlatılan dedikodu'daki kaset içeriği hiç de yargılayacağım bir şey değil, umurumda olan bir şey değil. bir çok avrupa ülkesinde ve arap toplumlarında gayet doğal bir olay.
  • tek bir cevabı olabilecek soru; siyaset çarkının dışında kalmama isteği...

    bu istek ki, en az iktidar erki kadar kuvvetli bir sendromdur. şöyle bir bakınız, tüm siyasetçiler, en azından siyaset önderleri, hep fazla yaşamıştır. demirel, ecevit, erbakan vs. hayatları boyunca hep iktidar amacıyla veya siyasetin dışında kalmamak için uğraşmışlardır. kafaları sürekli zindedir ve bunun için çalışma olanağı bulmuştur. ben bunun kesinlikle bilimsel bir açıklamasının olabileceğini, siyasetçinin uzun yaşamasının, siyasetin bünyede yarattığı etkiden kaynaklanabileceğini düşünüyorum.

    bahçeli de de durum aslında temelinde farksız. fakat bu şahısta durum biraz, alışılagelmişin dışında cereyan etti. çizgisinin dışına hatta tersine taştı.

    bahçeli de, bu bahsettiklerimin ışığında, siyaset çarkının dışına çıkmak istemiyor. kendini, tıpkı diğer siyasetçiler gibi, korumasız hissedecek belki de... dokunulmazlıktan bahsetmiyorum, yalnızlık veya ne bileyim buna benzer bir duygu.

    dolayısıyla, kendi davasına bile bu uğurda ihanette bulunmaktan çekinmiyor. "olsun, ben, ben olmasam da olur. yeter ki siyasette kalayım" diye düşünüyor muhtemelen. kendisi de biliyor ki, yüzde 5 in üzerine normal şartlarda çıkamayacak. yalandan bir ittifak olayı ortaya atıp, bundan sülüklenelim derdindeler parti olarak da zaten. senelerdir, birbirlerine en ağır ithamları yapmaktan geri durmayan partiler bu uğurda aynı paydada birlikte olabildiler işte. milli bir ittifakmış gibi görünüp milletin de gözünü boyamaya çalıştılar ki, tam bir zurnalık.

    hasılı, bahçeli rte nin başkanlığı döneminde, akp genel başkan yardımcısı bile olabilir, başkan yardımcısı olabilir... bir bakmışsınız meral akşener seçilmiş onun yardımcısı olmuş. buna benzer tiplere alıştık nihayetinde değil mi?
  • bahçelinin daha önceki söylemlerine izah edilemeyecek şekilde ters hareketlerinin nedeni kaset olsun hadi. diğer mhp'lilerin ne peki? ne yaptı bu adamlar, tüm mhp'liler otel kapattı da kayda mı alındılar?

    bahçeli hiç bir zaman akıllı işler yapan bir adam değildi. milliyetçilik balonunu ver eline, o oynarken evi topla götür, farkına varmaz. bu kadar börü, savaşçı vs. dizilerde o hilal bıyıklar moda diye mi bırakıldı?