şükela:  tümü | bugün
  • dilimizde küçük bir hatırlatmanın ardından, hasat mevsimi felaketle açılan fındık için google sayfalarında kısa bir gezintinin sonuçları ışığında, üretici gözüyle bir güzelleme.
    google'da "fındık" yazdığınızda 9 milyon 800 bin sonuç bulursunuz.
    artık kaçına bakarsınız, sabrınız bilir.
    benim sabrım 50. sayfaya kadardı ve oralarda bir yerde bir makale buldum. makaleden ilk öğrendiğim şey, fındıkla tanışmamdan 55 yıl sonra ilk kez fındık ve küspe terimlerini yan yana görmek oldu.

    bir araştırma

    faydalı olabilir. bir göz atın.
    fındık küspesini yadırgasam da fındık kurdu bayıldığım bir fındıklı isim tamlamasıdır.
    fındık kurdunun kendisini de severim. fındık kabuğundan başını çıkardığında çok sevimlidir. o kadar severim ki on yıl kadar önce babama 'bunları zehirlerken birçok börtü böceği zehirliyoruz, yapmayalım" dediğimde ikiletmemiş, "bir - iki teneke kurtlu olacaksa olsun" demişti. zaten onun bedelini ilaç ve ilaçlama fazlasıyla götürüyordu.
    fındık mizahımızda da fındık kurduna yer verir ve ister onunla ister onsuz, mizahta ve kültürümüzde hep yeri vardır. fındık kırmak, mercimeği fırına vermenin fındıklı sürümüdür.
    "yine yeşerdi fındık dalları", fındık destekli bir bahar serenadı olarak türkü dağarcığımızda vazgeçilmez bir yere sahiptir.

    ingilizce'de, "hazelnut" diye aradığımızda 29 milyon 900 bin sonuç buluyoruz.
    birisi yeter aslında, the guardian fındığın sizin için neden faydalı olduğunu yazmış. biz söylüyoruz, kendimiz dinliyoruz. belki okur, ciddiye alırsınız.

    yararları

    bir başka sayfada, fındığın anavatanından ve bizim fındığımızdan hiç söz etmeyen, bozguncu bir vakfın fındık türlerine dair çarpıtmalarını okuyabilirsiniz. resimleri de fındıktan başka her şeye benziyor. melez fındık geliştireceklermiş.

    bunlar değil!

    şikago botanik bahçesi'ndeki türk fındık ağacı sayfasını da anlamadım. meyve fotoğrafı tamam da, bizim fındık ağacını ne hale getirmiş amerikan bahçıvanlar, hayret ettim.

    fındık ağacı?

    oysa bahçelerimizdeki fındıklar resimdeki gibidir.

    fındık ocağı

    daha kalın ve az dallı olanları kuşkusuz vardır ama ağaçtan başka bir şeye benzerler ve biz üreticiler onlara 'ocak' deriz. amerikalılar sabırla tek bir dalı büyütmüş ve ona normal bir ağaç görünümü kazandırmayı başarmışlar. ellerine sağlık! en azından adını "türk fındığı" koymuşlar.

    ilgisiz

    sayfanın fındıkla ilgisi dolaylı. fındık sahibinin soyadında, haliyle stüdyosunun adını hazelnut koymuş. sayfanın başına koyduğu vincent van gogh'a atfedilmiş sözü bu güzellemeye yakıştırdıgım için aldım: "aşkta ne yapılmışsa iyi yapılmıştır."

    izlandaca dilinde 165 bin sonuç görünüyor.

    şok!

    üstteki linkte düşmanca bir başlıkla ele alınmış (bu tepki tamamen duygusal!), belki faydalı bir yazıdır; uzmanına havale edelim. meraklısı google translate çevirisiyle okusun. ben başlığı çevirdim, yetti: fındık anaflaktik şokun ana sebebidir.
    bir fındık üreticisi olarak, bizi hiç sevmeyen izlandalılar'ın dilinde, maden bulmuş gibi sevindiğim bir başka yazı buldum:

    aganigi...

    bunu bulduktan sonra, aslında 'dünya dillerinde fındık' olan başlığı 'başka dillerde fındık' olarak değiştirdim. yazı yeterince uzun oldu ve bu kısım, final için en uygun olanıydı: yazıda bahsedilen ispanya kaynaklı araştırma göstermiş ki fındık sperm kalitesine iyi geliyormuş.
    not: doğum kontrolü, aklınızda bulunsun!

    edit: link eklendi, vs.