şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ahanda
    zam falan gelirse
    güçlü türkiye,dış mihraklar,bizi yenemeyeceksiniz falan.
    tanım:ne kadar zengin olduğumuzun kanıtı.
  • yalandır. an itibariyle 1(bir) litre süt a101'de 2.15 bim'de ise 2.25 tl'den satılmaktadır.

    edit: yarım yağlı
  • bizim köyün oralarda üreticiden 1 ile 1,5tl arasında fiyata toplanan sütdür.

    ek bilgi amaçlı edit: köylü bir inekden 15-25 lt arasında süt aldığını söylüyor. hesabı siz yapın. bakım şartları ise oldukça kötü: genelde ufak alanlara sıkışmış, hazır yemlerle ilaçlarla beslenen, kendi gübresi içinde yaşayan hayvanlar...
  • geçen trabzon tonya'nın bir yaylasından dönüyoruz. oranın sakini köylüsü bir teyzeyle karşılaştık, aldık arabaya sohbet ediyoruz. hoş beş derken teyzeye sordum,
    teyze ineklerin var mı
    iki tane var dedi
    yağ mağ varsa alayım dedim,
    daha ineklerim yavrulamadı dedi
    dedim sütü kactan satıyorsunuz
    hiç sorma oğlum, şu aşağıdaki kooperatif 1 tl'den alıyor dedi.
    evet ekşici arkadaşlar bunun denizli'si, balıkesir'i, antalyası varın siz düşünün. 1 tl'ye gariban köylüden alınan süt sofranıza 4-5 tl'ye geliyor. kim kazanıyor?

    #76053732 ilgili entrideki arkadaşa bir cevap verme gereği hissettim. pek de güzel çarpıtmış. sütün çiftçiden alınma süreci ile başlamış, fabrikadaki işlenme sürecini ağdalamış da ağdalamış sonra ülkenin temel tarım politikalarındaki yanlışlıklara direksiyonu kırararak "adam haklı beyler!" algısını yedirmiş. politika konusunda haklı amenna ama burda başlıkta vurgulanan ve tüketiciye yansıyan artışı düşünürsek en az paya sahip olan köylü/çiftçidir.

    şimdi bir gıda ürünü üretiyorsak bunun fabrika çıkış fiyatına yansıyan en büyük kısmı ham madde maliyetidir. günlük 100 ton süt işleyen bir işletmenin hammaddeye ödediği miktar 100 bin tl'dir, diğer kalemlerin (hani demiş ya yol yabtık, elaktirik gedirdik, koprü yabdık...) maliyete etkisi bırakın bireyselde, toplamda bile hammaddeden gelen orana yaklaşmaz. bunun yanında işletmenin aldığı sütteki yağ da cebine kalır, bu işin kârıdır. senin standardize edilmiş tam yağlısütünün yağ oranı %3'tür. yarım yağlı da bu oran daha düşüktür. 2017 eylül tüik verilerine göre işletmecilerin aldığı sütlerin ortalama yağ oranı % 3.4 olarak verilmiş. şimdi 0.4 puanlık bir fark olarak görmeyin, % 13.3'lük bir fark olarak bakın. diğer taraftan mevsimsel etkilere ve hayvanın ırkına bağlı olarak bu oran % 5'in üzerine çıkmakta. bunlar hep işletmenin cebine kalan kısımdır. kalitesel özellikleri iyileştikçe üreticiye bir miktar yansıtılmakla birlikte, kalite değerleri düştüğünde üreticiye negatif yansıması daha fazla olmaktadır. merdiven altı üreticileri daha beter. işletmeci, tabiri caizse sütün etinden tırnağına kadar yararlanır. daha var da var... burda mesele tüketiciye yansıtılan fiyat artışının, üreticiye/çiftçiye yansıtılmamasıdır. kimse eğip bükmesin. kafa yoruyorlarsa arada açılan makastaki fark kimin cebine giriyor, onu söylesinler.
  • olsun olsun dediğimdir.

    bırakın olsun.

    arkadaşlar, efendiler!..
    türkiye'de işler söylemekle değişmeyecektir.
    türkiye'de işler, yaşamakla değişecektir.

    ben de düne kadar anlatmaya çalışırdım, insanları gördükçe; kurdu dövizdi, benzindi mazottu...

    "hadi gidelim" desen, "gidelim" diyecek, nasrettin hoca gibi arkanı döneceksin, kimse yok.
    bu ülkede seven sevmeyen, sayan saymayan, düşünen düşünmeyen herkes acıyı hissetmedikçe bir bok olmayacak.

    bakın almanya'ya, bir buhran geçirdi, şimdi köpek gibi çalışıyor.
    bize de böyle bir buhran şart.
    bu demek değil ki; bu ülke batsın istiyorum. hayır, ülkem batsın istemem. ama batması gerek. yani biz debelendikçe insanlar daha da tıkıyor kulaklarını.

    allah için soruyorum, ülkede en son ne zaman protesto oldu? herhangi bir konu için. hangisini duydunuz? kaç bin kişi katıldı? kaç partiden insanlar katıldı? yok!..

    herkes mitinglerde toplanmasını biliyor ama kimsede sokağa çıkıp devletten bir şey istemeye göt yok. kimsenin insanları toplamaya cesareti yok. ben "gelin" desem kaçınız gelirsiniz? peki ben "gelin" diyebilir miyim? yok!..

    bırakalım, bırakalım da işler olacağına varsın.
    anlatmaktan dilimizde tüy bitti. anlasın istediklerimizin de kulakları, sağır gözleri kör.
    akıl veriyorsun, "çok biliyorsun" diyorlar.

    bunu diyene her şey müstehaktır.

    koyun olsun.
    7,75 olsun.

    bir musibet bin nasihatten evladır.
  • üretici litresini 1-1,5 lira civarı bu adamlara satıyor, yem fiyatları, bakım masrafları, ilaç, veteriner masrafları ortadadır ve çiftçi zararın içinde veya eşiğinde bilmiyoruz. fakat firmalar işleme, paketleme işini 3 liradan fazla koyuyor. bu üreticilik değil, komisyonculuk. madem çiftçi iyi para kazanıyor, çiftlik kur ama olmaz bedava sütü al, işle paketle dünya kar yap ne gereği var. bir ara moova sütleri vardı kendi çiftliğindeki ineklerden sağıp, paketleyip, satıyordu ne oldu battı, demek ki çiftçi para kazanmıyor.

    en iyi verimi doğayı taklit ederek elde edersiniz, besin piramidini bilmeyen yoktur, en altta üreticiler vardır onların üstünde tüketiciler. buna göre uyarlarsak işleyişi, ne zaman fotosentez yapan canlılar yani üreticiler bitti, o zaman dünya biter, ne zaman çiftçi, köylü bitti, o zaman da ülke biter nokta. saygılar efendim.
  • çiftlik sutunu 5 litresi 14 e aldığım için uht süt fiyatını hiç sormadım. haftada 28tl süte vermek artık gerçekten bütçemi zorluyor.
  • süt tozu alalım yine, malum bu ara yine abd sevici olduk.
  • bunu gören usd$ durur mu, yapıştırmış cevabı ; ...
  • süt üreticileri sütümüzü satamiyoruz diye sutlerini yollara döktüileri bir zamanda süt ürünlerinin nerdeyse hergün zamlaniyor olmasi kadar saçma olan bir durum.