aco

  • ağır abi (469)
  • 946
  • 4
  • 1
  • 0
  • evvelsi gün

ingilizce konuşurken yapılmış en büyük salaklık

sene 2005. aylardan sonbahar. dersten cikmis, keyifle cay sigara icmeye gidiyorum.
koridorda, uzak dogulu ama japon olmadigi her halinden belli cok klas bir hatun gozunu dikmis bana bakiyor.
allah allah herhalde birine benzetti diye dusunurken, hatun usulce yanima gelip, acayip derecedeki akici ve temiz ingilizcesiyle bana,
do you have time diye bir soru yoneltiyor.
o an nasil gaza geldigimi anlataman. soruyu duymamla, herhalde bana verecek seklinde aklimdan gecirmem, ulan mal! neden sen de cuzdaninda prezervatif tasimazsin! diye kendime kizmam saliselerle olculur.
o, anlik gazla,
yes! yes! i have time, lots of time,
seklinde atilgan ve apacivari bir cevap veriyorum.
hatun, o an caresiz gozlerle kolumdaki saati isaret ediyor ve daha da anlasilir bir ingilizceyle,
what time is it now? seklinde, adeta bir embesile aciklama yapiyormuscasina sorusunu tekrarliyor.
iste o an karizmanin gote girdigi andir. kekeleye keleye iki bucuk gibi birseyler soyluyorum ve basim onde ortamdan uzaklasip, artık önümüzdeki maçlara bakacağız duygusuyla arka arkaya iki sigara yakiyorum.
daha sonra hatunun kore gocmeni yeni zelandali biri oldugunu ogreniyorum.
beni gordugunde saati sormayi birakin, selam bile vermiyor.
bu da boyle bir salaklik oykumdur.

devamını okuyayım »
22.12.2010 18:12