ahmetfirat

  • 2117
  • 20
  • 3
  • 0
  • dün

ayşe kulin

"okullara konuşmaya gittiğimde, çocuklara mutlaka harry potter okumalarını tavsiye ediyorum ki okumayı sevsinler. reşat nuri güntekin ile çocuklara okumayı sevdiremezsiniz." demiş kolej mezunu türk yazar...

aferin !

.

meğer ne cevherler taşıyan röportajmış bugünkü radikal röportajı:

artık ona cevap veremeyecek (kimbilir vermeye de tenezzül etmeyecek) tomris uyar'a olan nefretini ve kıskançlığını şöyle kusmuş:

"başta kitabınızın yayımlanmamasının size karşı bir önyargı olduğunu düşünüyor musunuz?

olabilir. çünkü benim sınıfımdan tomris uyar var ama tomris uyar’ın edebiyat dünyası içinde solcu bir kocası vardı. ben daha başka bir evlilik yaptım zengin bir koca bulayım diye yapmadım. tesadüfen hayat önüne bir şey getiriyor. evlendik ama olmadı. tesadüfen solcu ve şair bir adamla evlenebilirdim belki o zaman daha değişik olurdu. çünkü ben ilkokulda da ortaokulda da yazardım, yazmak içimden gelen bir şeydi. hep edebiyata meraklıydım. "

hanım, hanım... kastettiğin solcu koca turgut uyar herhalde...

tomris uyar, 1962'de ilk çevirisini, 1965'te de ilk hikâyesini yayımlamıştı... o zamanlar turgut uyar, ankara'larda üç çocuk büyütmekle meşgul bir şairdi... tomris uyar, döneminin bütün önemli dergilerinde hikâyelerini yayımlardı... papirüs'ün sahibi olan cemal süreya ile olacak aşkı da elbette daha sonra başlamıştı. (c. süreya-r. tomris ortak çevirileri de vardır.)

evlilik 1969'da gerçekleştiğinde tomris uyar ülkenin önemli hikâyecilerinden biriydi çoktan.

hem sonra ne demek "tesadüfen solcu ve şair bir adamla evlenebilirdim belki o zaman daha değişik olurdu." insan utanır... bu ne kendine güvensizlik? "solcu ve şair bir koca", bir kadın yazarın eserlerinin yayımlanması için bir ön şart mı?

siz nasıl bir kadınsınız?

devamını okuyayım »
23.02.2014 11:26