dunyanin butun sabahlari

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (549)
  • 2728
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

yırca köyü'nde 6 bin zeytin ağacının kesilmesi

biz zeytini kutsal bildik!
babam polisliğe ilk başlamış, sene 20 yüzyıla dahil, ilk görev yeri ankara. ağabeyim ve ben varız daha yeni ve henüz kız kardeş daha teşrif etmiş bile değil. ankara tuzluçayır mahallesinde tahtadan bir gecekondu evimiz ve köyden gelen 4 sandalye, iki döşek, iki yorgan, 2 sandalye ve 3 sırt yastığı, ki aynı zamanda o iki sandalyenin kanepeye dönmesini de sağlamaktalar. zemin muşamba, tahta çatının üstü keza. üstüne iki tane amca da ellerine tutuşturulan bir çanta ile okusunlar diye bizim eve yollanmış, bir de teneke soba yanlarına iliştirilmiş, bu iyi.
annem türkçeyi, ağabeyimle beraber öğrenmekte, bir yandan portakalı, misketi, kömürü... kızkardeşe hamile, iki çocuk, iki kayın ve o zaman ülkedeki en iyi hastane hacettepe'ye gelen köylüler, yakın köylüler. fakirlik sözlükten çıkmış, ülkedeki çoğu ev gibi, tuzluçayır'da çamurla bedene kavuşmuş ne gam, mutluyuz.
köyden her gelen, hastasının yanında yumurta, çökelik ve hatta tereyağı getirmekte, çok değil ama, halen aslolan düşünülmesi, ve gelen erzaktan çok, gelen haberler, yasaklı dilden sohbetler, gülümsemeler ve sobadan yükselen sıcaklık aklımda kalan. annem misafir sever, misafire hizmeti sever, birde zeytin. yeşil ve siyah, iki plastik tabak, melamin, hep dolu biri siyah, biri yeşil. sofrada sana yağı, çökelik, yumurta ve zeytin.
misafir olmadığı zaman uyarı var birde:
_ tek seferde yemeyin bir zeytini, ekmeğe iki kez katık edin, misafir gelir belki...
kutsal kitaplarınızı bilirim, buda'nın incir ve zeytin ağacı altında huzurunu, yunandan gelen kokusunu, nuh'un güvercininin ağzındaki dalı... size kutsalı bilirim, şimdi siz de bana yakınlığı, belki.
tunceli'de zeytin ağacı yokmuş pek, portakala isim de bulamamış annemler ilk görünce zor tabi. zeytin benim çocukluğum, zeytin benim yoksulluğum, zeytin annemin yadigarı, zeytin bize sobadan vuran sıcak gülümseme, zeytin biraz kutsal bize.
ege kıyılarını gezerken yorulan homeros bir zeytin ağacı gölgesinde oturur..
zeytin ağacı dile gelir ve homeros'un kulağına şunları fısıldar ;
" herkese aitim ve hiç kimseye ait değilim . sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım "

ölmez ağacıdır ya, işte bu yüzden :
sizin ecdadınızı sikeyim lan!

devamını okuyayım »
07.11.2014 23:17