mary shelley

  • 283
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

dolmakalem

öyle bir icat ki insan bir kere eline geçirmeye görsün. sırf imzamı atabilmek için bi dolu kağıt harcadım, müsvette olanlardan ve hatta olmayanlardan bile. günlük tutmak ve mektup yazmak gibi çabaları da aklımdan geçirmedim değil. neyse ki romantizmden uzak kişiliğim bu nafile işlere engel oldu. ama sonra hemen bir kaligrafi ustası hali tavrı yerleşiverdi üzerime. sanki büyüyünce ne olcaksın dediklerinde "kaligrafçı" demişim gibi benimseyiverdim. hayır anneanneciğim şu anda sana kumandayı uzatmam mümkün değil ama kumandayı talep ettiğine dair bir dilekçe yazabilirim şuracıkta. kabul etmedi ama bence şık bir teklifti. sonra tabula rasa üzerinde şenlik yaratmam için sihirli değneğimle baş başa kaldık. en zor kısmı da burası oldu: ne yazacağımı hiç düşünmemiştim. insan çok önemli bir şey yazması gerektiğini düşünüyor haliyle. hastasi olunan quotelar'ı defalarca okuduğum halde aklıma hiç bir şey gelmedi. "patlıcanlı türlü" yazdım, cd'nin üzerinde öyle yazıyordu. karnım acıkıncaya kadar bunu yazdım sonra üç beş kere televizyon programcılığı yazdım, talimatla fatura ödeme yazdım ama bunu hiç tekrarlamadım. "ne güzel kalem bu" yazdım "iyi ki almışsın". bir süre ne duyduysam yazdım. sonunda imzalarıma geri döndüm. sonuç olarak ben bazen kusuyorum.

devamını okuyayım »
24.04.2006 16:02