şükela:  tümü | bugün
  • verbatim çevirisi: yetimler evi

    güncel türkçedeki karşılığı: yetimhane

    "mülteciler için açılan hastahane darüliaşe ve darüleytam ve darülmesai ve mıtbahlar gibi müessesat..." (dahiliye nezareti hukuk müşavirliği kaleminin 14 aralık 1916 tarihli talimatnamesi.)

    tema:
    (bkz: osmanlıca/@derinsular)
  • 19.yy sonunda yaşanan savaşlar ve balkan göçleri sonucunda ortada kalan yetimler, öksüzler ve kimsesiz çocuklar için osmanlı tarafından kurulan yetimhanelere verilen isim.müslüman darüleytamlarının yanında osmanlı'da 25 ermeni, 3 rum, 3 yahudi ve 3 rus olmak üzere toplamda 34 gayrimüslim darüleytamı bulunur.bu aralar düğünden geçilmeyen istanbul yeniköy'deki sait halim paşa yalısı bu çocuklara ev sahipliği yapan ilk darüleytam olarak bilinir.
  • 1. dünya savaş yıllarında, anne babasız kalan çocukların yetiştirilmesi amacıyla açılan yurt.
  • "bu arada birinci dünya savaşının bütün o bölgedeki öksüzlerini toplayarak "darüleytam"lar açtı. sonradan "öksüz yurdu" adını alan bu kutsal ocaklarda savaş şehitlerinin kimsesiz çocukları okuyor bir sanat sahibi oluyor, hayata atılıyordu.

    kazım karabekir'in topladığı ve yetiştirmeğe çalıştığı öksüzlerin sayısı 4 bini bulmuştu. genç şefkatli paşa'nın yetiştirdiği bu kimsesiz çocuklar, sonradan türk ordusunun saflarına katılmış ve subay olmuşlardı."

    (bkz: kutsal isyan)*
  • türlü nedenlerle anne babalarını yitiren bakılmaya muhtaç ya da yoksul çocukların korunmaları ve eğitilmeleri için açılan kurum.

    ıı. meşrutiyet döneminde art arda çıkan savaşlar yüzünden artan bu gibi çocuklar için 1914’ten sonra darüleytamlar kurulmaya başladı. bu kurumlar, bağımsız bir genel müdürlükçe yönetiliyordu. bunların kurucusu ve ilk genel müdürü ismail mahir efendi’dir. burada çocuklar hem bakılıyor hem de ilköğretim görüyorlardı. ancak, bunların iç yapıları ilkokullardan oldukça farklıydı. bu kurumlarda iş eğitimine daha geniş ölçüde yer veriliyordu. ilkokul derslerinden başka çinicilik, marangozluk, terzilik, kunduracılık, çorapçılık; kızlara oya, dikiş dersleri gösteriliyordu. bu nitelikleriyle darüleytamlar, o döneme göre yeni ve ileri eğitim hareketlerine yer veren kurumlardı. müdürler, müdür yardımcıları ve bekâr öğretmenler okulda kalıyor, çocukların eğitimiyle yakından ilgileniyorlardı. her darüleytam, daire denilen bölümlere ayrılmıştı. her daireyi, daire baskanı adı verilen bir öğretmen yönetiyordu. dairelerde, sıklıkla geziler, müsamereler düzenleniyor, çeşitli sporlar yapılıyordu. çocuklar, kendi işlerinin yatak yapmak, temizlik ve onarım işleri gibi önemli bir bölümünü kendileri yapıyorlardı. buralarda sınıf öğretmenliği uygulaması vardı. yılın elverişli zamanlarında kamplar kuruluyor, izcilik yapılıyor, törenler düzenlenip ulusal günler ve bayramlar kutlanıyordu. bu yolla gelişen darüleytamlar, ı. dünya savaşı yenilgisinden sonra parasızlık yüzünden sürdürülememiş; çeşitli bakanlıklar arasında el değiştire değiştire sönüp gitmiştir. buralarda öğrenim gören çocukların bir bölümü öğrenimlerini sürdürerek yükseköğrenim görmeyi başarmışlar ve birçoğu önemli hizmetler vermişlerdir.