derinsular

  • 3128
  • 10
  • 3
  • 0
  • evvelsi gün

kuran'ın insan yapısı olduğunun delilleri

belki daha doğru bir ifade ile: kuran'daki hatalar konulu tartışma

--- alıntı ---

kuran'da hata var mı? (2)
30 ağustos 2017
https://www.facebook.com/…er/posts/1769273013101821

kuran, zaman zaman bilimin sahasına da girerek, dünyanın oluşumu, evrenin niteliği ve hatta insan anatomisi hakkında bazı "bilgi"ler veriyor. kuran üzerindeki güncel tartışmaların bir kısmı, bu çerçevedeki ayetler ile ilgili. islami perspektifin içinden konuşan insanlar ilgili ayetlerin yedinci yüzyıl seviyesinin çok ötesinde bilgiler verdiğini ve dolayısıyla insan sözü olamayacağını söylerlerken, diğerleri kuran'daki iddiaların modern dönemdeki bilimsel bulgularla çeliştiğini vurguluyorlar.

ancak bu tartışma sağlıklı bir zemine oturmuyor olabilir. şu soru üzerinden konuyu yeniden düşünelim: bir kitap neden bir dizi gayet spesifik iddiada bulunur? örneğin, neden spermin vücudun hangi noktasından çıktığını ya da embriyonun anne karnında hangi aşamalardan geçtiğini belirtir? bugünün "delil arayan" gözleriyle bakınca, insanlar bütün bunları birer mucize gösterisi (ya da mucize gösterme girişimi) olarak algılıyorlar. yani şayet dindar isek, kuran'ın bu gibi bahisler açmasındaki maksadın, bir dizi mucize ortaya koymak olduğunu düşüneceğiz. yok eğer inançsız isek, kuran müellifinin insanları etkilemek için bir dizi mucize girişiminde bulunduğuna kani olacağız.

halbuki böyle bakmak zorunda değiliz... zira elimizdeki veriler, kuran'da geçen bilgilerin o dönemin insanları için zaten baştan sır olmadığına işaret ediyor. bir başka deyişle, ilgili ayetler aslında yedinci yüzyılın bilgi seviyesi ile, o günün insanına hitap ediyor. yani kuran, insanlara, "siz bilmiyorsunuz, ama insan anatomisine dair şöyle bir durum var" demiyor. "insan anatomisine dair bu gibi kompleks süreçleri yaratan/yöneten, allah'tır" diyor.

peki, insanlığın yedinci yüzyılda erişmiş olduğu bilgi seviyesi hakkında neler biliyoruz? bir başka deyişle, ilk müslümanlar o dönemin kitaplarını açıp okuduklarında, insan bedeni ya da evren hakkında neler öğreniyorlardı?

bu yazının ilk bölümüne cevaben ekşi sözlük yazarı fulgura'nın bana gönderdiği şu link, yedinci yüzyıl arabistan yarımadası'na bilginin hangi kanallarla ulaştığı ve kuran'a nasıl yansıdığı hakkında detaylı bir değerlendirme içeriyor: http://www.answering-islam.org/…science/embryo.html bu değerlendirme içindeki bazı kritik noktaları (bir parça detaylandırarak) aşağıda paylaşacağım. ilgili noktalar dikkate alınırsa, bu ayetler etrafındaki tartışmaların daha makul bir zemine oturacağını düşünüyorum.

1. yedinci yüzyıl tıbbının temel kaynağı, yunan medeniyeti. yunan eserleri, yazılmalarından yüzlerce yıl sonra orta doğu dillerine çevriliyor. sasani imparatorluğu (224-651) bu noktada özellikle önemli. zira, basra körfezi yakınlarındaki cündişapur, 500 ve 600'lü yıllarda, yani islam'ın başlangıcından hemen önce, önemli bir bilim ve felsefe merkezi haline geliyor ve özellikle tıp alanında meşhur oluyor.

2. insanın üremesi ve anne karnında geçirdiği safhalar ile ilgili düşüncelerin kaynağı da yine eski yunan medeniyeti. örneğin, aristo, spermin karından geldiği fikrindeymiş. hatta, testislerin görevinin cinsel ilişki esnasında ağırlık yaparak sperm kanallarını açmak olduğunu düşünürmüş. aristo, embriyonun sperm ile adet kanının birleşmesi ile oluştuğunu da söylüyor.

3. hipokrat ve ardından galen, anne karnındaki embriyolojik gelişimi dört safhaya ayırıyor. bu aşamalar, hacc, mu'minun ve diğer surelerde bahsi geçen aşamalar ile örtüsüyor: (1) sperm (nutfe), (2) sperm ve kan (alak), (3) şekillenmeye başlamış fetüs (mudge), ve (4) kemiklerine et giydirilmiş fetüs. bkz.: (1) http://www.kuranmeali.org/…rani_kerim_mealleri.aspx (2) http://www.kuranmeali.org/…rani_kerim_mealleri.aspx

4. embriyolojik gelişime dair bu anlatıyı teyid eden ve bir parça detaylandıran hadisler de var. ancak yedinci yüzyıl biliminden ayet ve hadislere yansıyan bu iddiaların tamamına yakını gerçek dışı. embriyo, erkekteki sperm ve kadındaki kanın birleşmesiyle oluşmuyor. embriyo, gelişiminin hiçbir aşamasında bir kan pıhtısına karşılık gelmiyor. kemikler ve etler sırayla değil, aynı anda oluşuyor, yani önce kemikler "yaratılıp" sonra bu kemiklerin üzerine et giydirilmiyor. hatta kemiklerin oluşumu ergenlik dönemine kadar uzanıyor. (önce kemiklerin, ardından etlerin oluştuğu yönündeki hatalı bilgi de, yunan tıpçı galen'e ait.)

5. bir diğer konu ise, hamilelik suresi. ahkaf 15 ve lokman 14 birlikte okunduğunda, kuran'a göre hamileliğin 6 ay olduğu sonucu çıkıyor.

6. alimler, ilgili ayetlerde verilen bilgilerin gerçeği yansıtmadığını fark edince tevile yönelmişler. başvurdukları tevil yöntemlerini iki başlık altında toplamak mümkün: birinci gruba giren tevil çabaları, ayetlerde yer alan kelimelere başka manalar verme esasına dayanıyor. islam'ın ilk dönemlerinde yazılmış olan sözlüklerdeki manaları gözardı ederek "alak" kelimesinin aslında "kan pıhtısı" anlamına gelmediğini iddia etmek, bu yönde bir örnek. ikinci grup teviller ise, ayetlerden anlaşılan ilk ve en belirgin manayı reddederek, asıl kast edilenin başka olduğunu ileri sürmeye karşılık geliyor. örneğin, spermin karın bölgesinden değil testislerden geldiğinin anlaşılmasının ardından, apolojistler fetüs anne karnında iken testislerin böbreklere yakın bir bölgede oluştuğunu, ayetin bunu kast ettiğini iddia etmişler. (şimdilerde daha farklı şeyler de söyleniyor.) hamilelik süresinin altı ay olarak ifade edilmesindeki kasıt ise, halen hamilelik süresinin kadından kadına değişiyor olması ile açıklanıyor. (konunun özeti şu: bir ayet, süt verme süresini iki yıl olarak belirlerken, bir diğer ayet hamilelik ve süt verme süresinin toplamda 30 ay olduğunu ifade ediyor. aradaki fark sadece 6 ay olduğundan, bu hesabı izah etmek zor. tevilciler, çocuğunu altı ayda doğuran annelerin 24 ay, dokuz ayda doğuranların ise, 21 ay emzireceklerini söylemişler. ancak 6 ayda doğan bir bebeğin değil yedinci yüzyılda, bugün dahi hayatta kalması zor. ne var ki, tevilciler bu gerçeği göz ardı etmek ve sanki çok olağan bir şeyden söz ediyormuş gibi yapmak durumundalar. bir güncel örnek: http://www.islamquest.net/…/archive/question/fa6946 )

7. islami literatür kimi zaman tevile hiç başvurmayıp, ilgili ayetleri doğrudan birer mucize olarak sunuyor. piyasada, kuran'daki mucizelerden söz ederken anne karnındaki safhaları aktaran ayetlerden bahis açan ve yedinci yüzyılda bilinmesi mümkün olmayan bu gibi detayların kuran'da yer almasını kitabın semaviliğine bir delil olarak sunan çok sayıda kitap var. islami kesim içinde, bilgi dağarcığı büyük ölçüde bu türden tek taraflı yayınlarla sınırlı olan çok sayıda insan var. ancak internet ortamı bu durumu sürdürülebilir kılmayı giderek zorlaştırıyor.

8. yukarıda bahsi geçen hatalı bilgilerin kaynağının eski yunan tıbbı olduğunu ve çeviriler sonrasında ilgili bilgilerin orta doğuda da yaygınlaştığını ve veri kabul edildiğini madde 1'de belirtmiştim. bu çerçevede atlanmaması gereken başka enteresan detaylar da var. hadiseleri şöyle özetlemek mümkün: 500'lü yıllarda orta doğulu bir grup nesturi rahip, önde gelen yunan tıpçı galen'in eserlerini süryaniceye çeviriyor. bu rahipler dönemin kilisesi tarafından baskı görünce, sasani imparatorluğu'na sığınıyorlar. basra körfezi yakınlarındaki cündişapu'daki akademinin büyük bir bilim ve felsefe merkezi haline gelmesi bu şekilde oluyor. 600'lü yılların başlarında islam dini ortaya çıktığında, cündişapu altın dönemini yaşıyor. müslüman tarihçiler, ilgili yer ve zamanın en önemli doktorlarından biri olarak haris bin kelede'nin ismini zikrediyorlar. yunan kaynakları ile beslenen haris bin kelede'yi islam dini özelinde daha da ilginç kılan, mekke ve yemen civarlarında da ikamet etmiş ve hz. muhammed ile irtibat halinde bulunmuş olması. hz. muhammed'in onun tıbbi bilgisine başvurduğu ve ashab içinde hastalığa yakalananları kendisine gönderdiğine dair kayıtlar da var.

9. haris bin kelede konusunda, diyanet vakfı'nın islam ansiklopedisi'nden de bilgi almak mümkün: http://www.islamansiklopedisi.info/…idno2=c160084#1 ancak tdv'nin ansiklopedisi haris bin kelede hakkında daha çok biyografik bilgi veriyor ve onun hz. muhammed ve müslümanlarla olan irtibatına değiniyor. ansiklopedi, pek çok başlığında olduğu gibi bu başlıkta da islam dinine yönelik eleştirel kabul edilebilecek konuları gözardı ediyor.

url: https://www.facebook.com/…er/posts/1769273013101821

--- alıntı sonu ---

[ bölum 1 için bkz: https://www.facebook.com/…er/posts/1729880877041035 ]

tema:
(bkz: islam /@derinsular)

devamını okuyayım »
31.08.2017 00:02