şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • matthew fox'un (bildiğimiz adıyla (bkz: jack shephard)) konuk olduğu bölümün, gönlümün zirvesine oturduğu program.

    o nasıl bir konsepttir ki yarılmaktayım sabah beri (hayır bir de sawyer song'u yeni keşfetmiş biri olarak lost denen dizi ötesi, şov ötesi şeye daha da bağlanacağım korkarım).

    neyse fazla sapmadan gelelim ellen'a. bu kadına hastayım anacım! hayır yani sırf programına başlı başına bir yaşam formu şeklinde dolaşan evli ve ne yazık ki üç çocuklu matthew'ü konuk etmiş olduğu için değil; geçen yıl başarıyla sunmuş olduğu akademi ödül töreninden bu yana, clint eastwood'a yaptığı espriler nedeniyle, süper anlaşılabilir aksanı dolayısıyla, farklı ve de bağımlılık yapabilen espri anlayışı münasebetiyle hastayım! böyle her evde olmalı bir tane ellen. ne depresyonun esamesi kalır bünyede, ne de sıkıntı duyulacak herhangi bir konu.

    allam, o nedir öyle. öncelikle löööng diye bir klasik lost efektiyle "ellen" yazısı görüyoruz ki ilk kopuş olayı bu meyanda yaşanmış ve de bitmiş oluyor eşzamanlı.
    sonra o stüdyo. tropik orman; kuşlar, esrarengiz rüzgar, sesler.. vee hurley, sun, charlie, sawyer! ahahaa! sen bir dahisin ellen demekten başka şey gelmiyor aklıma. başka biri yapsa böylesi cuk oturmazdı diye de bir iddia atıyorum ortaya naçizane.

    sırf, matthew'ün o içten kıkırdamasını duymak için bile izlenmeye değer bir şov olmuş. ve elbet, ellen'in adamcağıza kate kılığında: "çıkar ulan diyorum o tişörtüüü" baskıları için de..

    son kez söylüyorum ceeakk! take off that shirt! right now!..

    http://www.youtube.com/watch?v=1gllip7ab6c
10 entry daha

hesabın var mı? giriş yap