şükela:  tümü | bugün
63 entry daha
  • (bkz: 8 aralık 2018 paris protestoları) devam ederken bu eylemci genlerin geçmişi nasıldı bir hatırlamak istedim.

    1850'li yılların başında cumhuriyet devrildikten sonra fransa'da kapitalizm gelişmişti. ancak imparatorun iktidarı güven altında değildi. yönetime karşı büyüyen bir muhalefet vardı. öte yandan parisli kitleler de yoksulluktan şikayetçiydi. 1870'lerin başında yeni kapitalist sistem küresel hakimiyet yolunda ilerliyordu. marx ve engel, komünist manifesto'da "burjuvazi kendi mezar taşlarını yaratıyor" derken fransız burjuvazisi bu durumu yakından tanıyacaktı.

    seçimlerde cumhuriyetçi muhalefet oyların çoğunluğunu alınca napolyon bonapart, bismarck'ın savaşı kışkırtmasına izin verdi. savaşın sonuçları fransa için hiç iç açıcı değildi ve bonapart tahttan çekildi. bu durumdan yararlanan prusya, fransa'yı 5 ay süre ile kuşattı. bu 5 aylık kuşatma boyunca parisli halk açlıktan ve soğuktan sefalet içinde yaşıyordu. ulusal muhafızlar olarak bilinecek olan askeri birliğin silahlı üyeleri parisli halk tarafından oluşturulmaya başlanmıştı. bir süre sonra dünyanın her yerinden komüne katılmak için insanlar gelmeye başlamıştı. kitlesel bu hareket marx için " silahlanan paris, silahlanan devrim" idi.

    fransa, prusya'ya teslim kararını onaylatmak için seçime gitti, anlaşmaya göre yalnız düzenli birlikler silahlandırılacaktı. fakat halk silah bırakmak istemiyordu. o sırada hükümetin başında bulunan thiers, kitleler ile çatışmanın kaçınılmaz olacağının farkındaydı. silahların toplatılmasını emrettiğinde askerler çoktan halkın yanında olduklarını belirtmişlerdi. subayların tutuklanmasıyle birlikte korkunun ecele faydası olmadığını fark eden thiers ve hükümeti paris'ten kaçmayı tek çare olarak görmüştü. meydan ulusal muhafızlara kalmıştı.

    ulusal muhafızların seçilmiş liderlerinden oluşan merkez komitesinin düzenlediği seçimler öncesinde alınan karara göre seçilecek kişilerin halktan olması kararlaştırılmıştı. hatta seçilenler standart bir işçiden fazla maaş alamayacaktı. öte yandan cumhuriyetçi hükümet gizli gizli prusyalı hükümet ile işbirliği yapıp silahlanmaya başlamıştı. paris'i kuşatan bu silahlı birlikler karşısında zaten yorgun düşmüş olan halkın bu durumda verecek çok fazla karşılığı yoktu. üstüne üstelik komünde seçilenler arasında yaşanan çekişmeler, karşılarına çıkan bazı fırsatları değerlendirememelerine sebep oluyordu. thiers'in ordusu kolay bir zafer bekliyordu ama parisli kitleler her şeye rağmen canla başla savaşacaktı. ordunun üstünlüğü son direnişi de bastırdığında komünün artık oynayacak bir taşı kalmamıştı. komün için savaşanlar kitleler halinde öldürülüyordu. sokaklarda gezen devriyeler sadece yoksul olduğu için komün destekçilerine benzetilen insanları da katlediyordu. bu kaos ortamı bir süre daha şiddet ve acı içinde devam edecekti. paris işçi sınıfının ortaya çıkması kanlı ve uzun bir yolculuğun sonunda gerçekleşmişti. karl marx komün için "cenneti zapt ettiler" diyordu.
10 entry daha