şükela:  tümü | bugün
  • mukemmel bir ayhan isik avanturu.kara haydar adli eski bir kabadayinin kardesinin oldurulmesi sonucu aleme kesin donus yapisinin aksiyon-macera hikayesi.
  • dördüncü murat döneminde anadoludaki sipahi beylerindendir. görünüşte ipşir paşa'nın karısı yüzünden çıkan celali isyanında varvar ali paşa saflarında dövüştüğü rivayet edilir. asıl cengaver isyancıysa kara haydaroğlu adıyla ünlenecek oğludur.
  • dila hanım filminde erol taş'ın canlandırdığı eşkıya.
  • (bkz: kara mithat)
  • başrolünü ayhan isik'ın oynadığı klasik bir türk filmi. film eski kabadayı kara haydar'ın öldürülen kardeşinin intikamını almasını anlatıyor.
  • gece gece, aklima kotu kotu seyler getiren isimdir.
  • osmanlı'nın başına bela olmuş isyancıdır. 17.asırda yaşamış ve sadece kendisi değil oğlu da osmanlı'yı epey uğraştırmıştır.

    haklarında maniler, destanlar bile yazılmıştır. anadolu'daki eşkiya rivayetlerinin tarihsel dayanağıdır.

    kara haydar anadolu’da seneler boyu yol kesip haraç almış, üzerine gönderilen askerleri her defasında bozguna uğratmış, şehirleri ve kasabaları basıp önüne geleni dağa kaldırmış ve hem saraya, hem de halka illâllah dedirtmişti.

    kara haydar günün birinde nihayet yakalandı ve odunkapısı iskelesi’ndeki bu çengelde idam edildi...

    bu defa, oğlu mehmed dağa çıktı. babasının kanını dava ediyor, onu ortadan kaldıranlardan intikam alacağını söylüyordu.

    mehmed, babasına nisbetle “haydaroğlu” diye biliniyordu ve yaptıkları babasına rahmet okutacak gibiydi. zamanla işi daha da ileri götürdü, istanbul sarayı’na haber yollayıp “beni anadolu’da sancakbeyi ilân etmezseniz topkapı’ya kadar gelirim haaa!” demeye başladı.

    haydaroğlu, yakalanması için gönderilen bütün birlikleri dağıttı ve talan sahasını daha da genişletti. üzerine bir ara o zamanın önde gelen devlet adamlarından olan ibşir paşa yollandı, paşa âsileri dağıttı, haydaroğlu dağlara kaçtı ama askerin, “bu iş halledildi, eşkiyanın kafası ezildi. bir daha ortaya çıkamazlar” deyip geri dönmesi üzerine dağdan indi. eskisinden daha da büyük bir çete kurdu ve işini büyüttü. artık yol kesip kasabalardan haraç istemiyor, gidip büyük şehirlere saldırıyordu.

    günün birinde kalkıp afyon’u kuşattı, şehrin girişindeki kışlayı güpegündüz bastı, içerideki askerleri derdest edip götürdü ve götürdüğü askerlerden bir daha haber alınamadı.

    kışla baskını, istanbul’u karıştırdı. saray ve devletin tepesindekiler, “eşkiya artık masum askeri de dağa kaldırmaya başladı” diye konuşurlarken, haydaroğlu ısparta’ya yürüdü ve bu defa orayı kuşattı. halk, şehre girmemesi karşılığında ne isterse alabileceğini söyleyince ısparta’nın eteklerinde kamp kurdu ve içkinin su gibi aktığı eğlencelere daldı. şehirdeki kuvvetler gecelerin birinde kampı bastılar, haydaroğlu sarhoş vaziyette yakalandı, adamlarının çok az bir kısmı kaçıp kurtulabildi, kaçamayanlar öldürüldü, haydaroğlu hemen istanbul’a yollandı ve 1649 ilkbaharında her nedense çengele geçirilmedi ve parmakkapı’da ipe çekildi.