şükela:  tümü | bugün
  • "bu arkadaşlarımız herhalde biraz kilo aldılar, bizim gömlek bunlara sığmaz, giremezler, yırtılır. o kadar büyük, ciddi yanlış adımlar attılar ki telafisi bu arkadaşlar tarafından mümkün değil. biz bir ittifak kurabilir miyiz? garip geliyor ama arkadaşlar derse ki 'biz size devleti teslim ettik, gelin beraber yönetelim, kararları da siz alın' o zaman varız. ama sil baştan her şeyi değiştirmek şartıyla. başka türlü ülkenin düze çıkması mümkün değil. bir numaralı mesele adaletin tesisidir. adalet olmadan bir ülkede huzur olmaz. ikincisi işin ehline verilmesidir. bu arkadaşlar işin ehline vermeyi istemiyorlar artık. çünkü ehil insan geldiğinde 'bunların yapma dediği işi yaparım, ancak böyle düzelir' diyor. üçüncüsü de kucaklaşma. bu memlekette bizim farklı fikirlerde, inançlarda olan insanlar olarak kucaklaşmaya ihtiyacımız var. huzur başka türlü sağlanmaz ki."

    şeklinde olan.
  • sivas katliamının kanı elinde olmasa inanırdım hatta sever,takdir bile edebilirdim kendisini ama o kan o elde oldukça değeri olmayan açıklamalar yapan bir siyasetçi beyanıdır.
  • bizim çocukken oturduğumuz evin orda gariban bir usta vardı. adam ekmeğe muhtaç bir haldeydi. baraka gibi bir yerde kalıyordu. sözüm ona çok iyi tesisatçıymış. adamla ne zaman otursak zannederdim ki bu olmasa dünyada kimse boru döşeyemez, lavabo açamaz, klozet tamir edemez. hava bin beş yüz. ama cebinde hiç bir zaman 10 lira parası olmazdı. mahalledeki diğer insanlar yardim ederdi çocuklarına falan.

    bir gün biz top oynarken mahalledeki esnaf abilerden birisi geldi necdet abinin yanına. dedi ki falanca yerde 6 daireli bir inşaat var. bütün ıslak zeminleri yapılacak. bize sordular iyi tesisatçı var mı diye. sen bi teklif ver. bir kısmını önden verirler falan. işi yaparsın, sana da faydamız dokunsun. ihtiyacın var.

    necdet abi tamam bakarız falan dedi. ama iş gelince kendini böyle bir tribe soktuğunu hissettim. sonradan duydum ki gitmiş inşaat sahibine bir sürü afra tafra havalı sözler söylemiş. ödemeyi şöyle yapacaksınız. malzemeyi şöyle vereceksiniz falan. müteahhit de buna git kardeşim ne halin varsa gör iş falan yok sana demiş.

    sonra bu necdet abiye işi getiren adam bir heyecanla gelip bi bağırmış. sen manyak mısın be adam aç geziyorsun, sefil haldesin. biz sana referans olduk ki çoluk çocuğuna ekmek götür diye. sen kimsin ki koskoca müteahhitle öyle konuşuyorsun.

    necdet abi kendinden emin bir şekilde " biz aç gezeriz ama kuyruğumız dik gezeriz" demiş.

    bizim abi de "git sürün o zaman" demiş.

    nedense saadet partisinin bu hal hareketleri bana bizim necdet abiyi hatırlattı.