şükela:  tümü | bugün sorunsallar (7)
29936 entry daha
  • başlığındaki ilk entry "acilarin takimi" olan takım. 20 sene geçmiş o zamandan daha beter bugün.
  • iyi bir kaleciye, en az gökhan gönül kadar iyi bir sağ beke, carlos gibi bir sol beke, skrtel'in yanında iyi bir stopere, aurelio, emre ve appiah kalitesinde orta saha oyuncularına ve nani ile anelka ve alex gibi iyi forvetlere ihtiyacı olan takım. bunlar yapılabilirse seneye şampiyon olabilir. ortalama 100 milyon euro gibi iş çözülür. ffp nedeniyle de avrupa'dan men gelir ama yapıcak bişi yok. eldeki oyuncu kalitesi çok çok düşük.
  • gitmeyelim avrupaya niye gidiyoruz ? gitsin kasımpaşa başakşehir oynasın. ilk 8e giremedikten sonra bir boka yaradığı yok avrupanın. he ligi kazanırsın şampiyonlar liginde gruptan çıkarsın yine tamam ama öyle bi şansta yok artık
  • dün 15 yıllık 2 fenerli dostum ortaklaşa kurduğumuz w.app grubundan hiçbir sepep göstermeden ayrıldı. grupta cimbom yenildiğinde onlar fener yenildiğinde biz onlarla taşak geçerdik. adamların durumu o kadar kötüki artık buna bile tahammülleri yok. birisine telefonla ulaşabildim. diğeri çağrılarımı hala cevapsız bırakıyor. kendine zarar verecek bir delilik yapmasından korkuyorum artık. buradan ona sesleniyorum hiçbir şey senden değerli değil hasan valla söz taşak geçmeyeceğim fenerle. gruba geri dön. :((
  • ya ben gerçekten anlam veremiyorum. okuduklarıma inanamıyorum.

    avrupa’ya gitmeyelim ne olacak diyor adam. bak bak yoruma bak. ulan deve. sen avrupa’ya gitmezsen hangi topçu sana gelecek? ülke de terör var diye giden futbolcu var. ne anlatıyorsunuz? nasıl ikna edeceksiniz?

    onu da geçtim. sponsor nasıl bulacaksınız? sadece türkiye gelirleri ile kulüp döner mi sanıyorsunuz? bakkal mı bu amk?

    galatasaray bu sezon cl den elendi ama 25-30 milyon euro arası gelir elde etti. siz nerden bulacaksınız bu parayı? gruptan çıkmak şanslı bir kura ile o kadar da zor değil zaten.

    fenerli arkadaşlara önerim biraz gözünüzü açın. ali koç iyi güzel adamdır ama eleştirmeyi bilin. kafanızı kullanın biraz. türk kulüpleri avrupa’ya gitmezse açlıktan ölür.

    not: dörtyıldızspor
  • su super ligte hoca degisikliginden sonra hangi takimin karsisina erzurumsporu cikarsa , erzurumu manyak ederler , fark atarlar. hoca degisiklikleri, takima olumlu etki eder, gaz verir. ama fenerbahce 2-0 onde oldugu maci verdi. birak ersunu, pep gelse bi bok olmaz fenerden.
  • bir yanlış karar daha alınmıştır. çok para harcayıp takım kurmak kolaya kaçmaktır. güzel olanı gençlerle birkaç tecrübeli oyuncuyu (p. v. hooijdonk gibi) harmanlayıp geleceğin takımını kurmaktır. gerçek taraftarlık, iyi günde kötü günde takımının yanında olmaktır. ligin dibini bile tatmak lazım bazen. sözde taraftarlar, mutlu olacak diye geleceği ıskalamamak gerekiyor. bu takımın en büyük sorunu taraftarları ve kaynaklarını yönetememesidir. çok basit bir örnek vereceğim. yetiştirdiğin iki kaleci, şu anda ligin zirvesinde yer alan takımın kalesini koruyor. başka bir sözüm yok. kaynaklarını verimli kullanırsan her sorunu çözersin. transfer yaparak sadece günü kurtarmış olursun. bu takımın yenip yenmemesi bizi üzmez. sadece 90 dakika giydiği formanın hakkını versinler. yeter. galibiyet gelir gelmez kısmet. bu formayı büyük lefter'inde giydiğini unutmayın. onu üzmeyin. bu formayı giymek herkese nasip olmamalı. bunun farkında olun. öze dönmekten başka bir çare yok.
  • tam bir yerel takım yeni hedefi avrupa kupalarından imtina etmek miş sözde büyük takım. yakında hedefi türkiye kupası olarak açıklar.

    portoya galatasaray'a benticaya büyüklük veren avrupa seviyeleridir. yoksa cska sofya da onlarca kez şampiyon olmuş ki sana kim gelecek avrupa da yoksan. gelse garantin var mı tutacağına. dağ fare doğurdu diğer takımlar için güzel bir haber
  • başlığında herzamanki gibi kendi takım taraftarı kadar başka takım taraftarını da toplayan klüp.sonra millet en büyük sivil toplum örgütü fb deyince bozuluyor bu tipler...
  • açılın, romantik olmaya geldim.

    bugün burda takımın taktiğinden, kadrosundan başka şeyler anlatıcam. dilim döndüğünce belki uzun belki kısa, başka taraftarlara, guzide ve ebedi dostlarımız olan kulüplere laf atmadan, şebeklik yapmadan türkiye'nin, istanbul'un bir değerini kendi açımdan anlatıcam size.

    hatırlıyorum 2 3 yaşlarımı, herkes "uydurma kimse o yaşını hatırlayamaz" dese de ben hatırlıyorum. kimse beni zorlamadı fenerli olmaya ama aslında fenerli olmak bir zorunluluktu benim için. fenerbahçe dışında tutulan bir takım yoktu çevremde. babamlar da sporla hayli ilgiliydi. e öyle olunca fenerli olmak tercih değildi. dedim ya hatırlıyorum küçük yaşlarımı. tuncay'a "at gibi koşuyorsun başka s.ke dermanın yok" diyen dedem, ona kızan"yav çocuk gerçek fenerli ondan başka mücadele eden yok"diyen diğer dedem, rahmetli dedem.(bahsi geçen dedem guiza'nın beynini sikmek için çok uğraştı ama başaramadı, huzur içinde yatsın.) böyle bir aileydi benimkisi. iki taraf da fener maçı olunca bir araya gelir, biralar çerezler gelir ve maçı izlerdi. tribün gibi.

    o tribünün ve maraton tribünün eskilerinden babam evden kovulmuş annem tarafından ben 1 yaşındayken. sebebi fenerbahçe. sebebi beni korkutmuş olmak, gözünden sakınsa da beni, değil şampiyonluk, gol kaçırsa fener babam duvarları yumruklarmış. o günden beridir babam daha sakin bir insan. sonuçta fener'den geçilir ama yârdan geçilmez.

    6 ya da 7 yaşımdayken gittim ilk maça, mabede. der ya beste:"küçük bir çocukken, etkilendim heybetinden", işte aynen öyle oldu. ilk küfrümü sahibi maçın hakemiydi. alex'i ilk orda gördüm. penaltılardan korkarım ben, hep kaçacakmış gibi gelir. babama: "bakamıcam, kaçıracak kesin" dedim. babam, o alex dedi, kaçırmaz. kaçırmadı. alex bana topun başında o varken heyecanlanmamayı öğretti. aynı alex'in cska'ya füze attığı maçta elimde hasta olduğum için moral niyetine yapılmış sütlaçla annemle kavga ediyordum. gitmicem hastaneye maç bitene kadar. ateşim 39 a vurunca götürdüler tabi. yolda 3 1 kazandığımızı öğrendim. içim rahattı götüme iğne yesem de sıkıntı olmıcaktı.

    inter ve chelsea maçlarında öyle inanılmaz goller atmıştık ki babamla koltuğun tepesindeydik. sakin olmama kuralı o günler haklı sebeplerle bozulmuştu. bozulsundu zaten. deivid öyle gol atılır mı amk? hep deivid'in suçu. zaten bir daha öylesine güzel şampiyonlar ligi serüveni yaşayamadık, sevinmek hakkımızmış. acı olanı ondan sonra sadece bir kere şampiyonlar ligine gittik. öhom neyse.

    devamı yakın tarih, acı tarih. mutluluğu unuttuğumuz, ufak dozlarla aldığımız, her branşta finaller kaybettiğimiz, özellikle 13-14 ten beridir fener olmayı unuttuğumuz tarih. dün gece baba oğul geçtik televizyonun başına. eksilen üyeler, edilen kavgalar, hayat şartları tribünümüzü azalmıştı. ama olsundu, o iki kombineli, 15 16 yıldır değişmeyen deri koltuklarının başındaydı. işlerimizi erteledik, ersun hocamın geldiği maça yetiştik. 1 0 oldu sevinemedik bile, şaşkındık. taraftar inanılmaz bağırıyor, takım 2.ön alanda kısa paslaşmalarla topu çıkartıyordu. korner oldu, gol olacak, dedim. kornerden sonra "bir şarkısın sen" çalmaya başladı. benim gözlerimse sulanmaya. ilk kez bir golümüzde gol diye bağırmadık babamla. sustuk. gözlerimizi sildik. fener budur işte baba dedim. babama baktığımda kıpkırmızı şişmiş gözlerle ağlamamak için kendini tutuyordu. tabi ya dedi, fenerbahçe budur. susmaya devam ettik. annemin yemek hazır sesine kadar da ağzımızı açamadık. konuşsak ağlıcaktık çünkü.

    bu duyguyu başka takım taraftarlarına nasıl anlatırım ya da bir fenerli nasıl anlatır bilmiyorum. fener gibi oynamak nasıl anlatılır bilinmez. ancak fenerliysen hissedersin bunu, salt iyi oynamak değildir fener gibi oynamak. bir ruhtur, kadıköy'dür, bir şarkıdır o. yıllardır ezgilerine hasret kaldığımız bir şarkı. dünkü gözyaşları takım çok iyi olduğu için değildi, ki ikinci devrede gördük. birikmişlikler, hatıralar, acılar ve özlemdi sebebi. bize; fenerlilere, yine kendine fenerliyim diyenlerin yaptıklarındandı. takımın ruhunu bozanlardı bizim heyecanımızın katilleri. 3 beyin hücresiyle aykut'u savunanlardı. takımı ne hale götürdüğünü 3 beyin hücresi olduğu için anlayamanlardı.

    büyük başkandın aziz, yaptıklarınla; berbat başkandın aziz, engel olduklarınla. nolursa olsun sen bizim bir değerimizsin. ama o sinsi aykut ve sinsi destekçileri, fenerin yakasını rahat bırakın. o'nun büyüklüğü sizin anlayabileceğinizin çok ötesinde. sizi iyi anmayacağız. gözyaşlarımızın sebebi sizlersiniz. tüm okuyup zaman ayıranlara sevgilerle.
8 entry daha