şükela:  tümü | bugün
  • üst edit 2: kalce fevzi'nin uyarısı ile akıncı'nın sildiği paylaşımın ekran görüntüsünü paylaşıyorum. kendisnine dm yoluyla mesaj atıp teşekkür edemiyorum çünkü moderasyon dün uygunsuz başlık vs ndeniyle beni lanetli çaylak yaptı. buradan da ayrıca moderasyonun bakış açısının kimlerle paralel olduğuna dikkatinizi çekerim. barış harekatını eleşiren akıncı aleyhine başlık olunca uyarı vs almadan lanetli çaylak silahı size doğruluyor :)

    üst edit: kaleci fevzi'nin uyarısı üzerine açıklamanın direk facebook linki. belki tepki göstermek isteyenler olabilir.

    barış pınarı harekatı hakkında kendisinin suyununun ısındığını gösteren aşağıdaki açıklamadır;

    "1974'te biz adına barış harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. şimdi barış pınarı desek de akan su değil kandır. bu nedenle bir an önce dialog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir"

    kktc'yi ne zaman ilhak edip vali atayacağız acaba? ailenin yaramaz çocuğu gibi davranmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

    edit1: bazı yazarlar açıklamanın tamamını oku vs diyorlar, açıklamanın tamamı da sıkıntılı bana göre. güzellik yarışmasında sorulan sorulara verilen cevap gibi. bölge halkları birbiriyle anlaşsın, ülkeler dost olsun, tr sınırları içinde güvenle yaşasın, hayat bayram olsun, eniştem beni öpsün, çiçek, böcek demiş. öncelikle bir ilk okul öğrencisi tadında cb derinliğinde olmayan bir açıklama. ikinci olarak da ortadoğu halklarının ve ülkelerinin dostça, kardeşçe barış içinde yaşayabileceğini düşünmek en hafif tabirle kullanışlı aptallıktır. tüm bölge barış içinde yaşamaya yemin etse bile (kaldı ki ortada suudi arabistan, israil ve iran gerçeği var) amerika ve rusya buna müsade etmez, edemez. müsade edecek gibi olsalar hemen onlardaki iktidar da değişir. malesef bu bölgede tarih kanla yazıldı ve yazılmaya devam edilecek. bir tarafta 6 yıl önce öldürdükleri insanları tır dorsesine istifleyip şehrin göbeğinde çoluk çocuğun önünde gezdiren insanlarla, öteki tarafta 12 yaşında kız çocuğuna tecavüz edip, zincirleyerek canlı canlı açlıktan ölüme mahkum eden, diğer yandan canlı canlı insan yakan toplumlarla barış konuşamazsınız. bunlar için sadece göklereden gelcek gazabı beklemek gerekir, artık o gazap kimlerin eli ile ne şekidle gelecek / geliyor onu göreceğiz.

    edit2: istek üzerine linke tıklamayanlar için açıklamanın tamamı:
    "bazen sessiz kalmak söyleyecek sözünüz olmadığından değildir. bazen durumlar o kadar karmaşıktır ki, bazı kestirmecilerin kolaycılığında “evet” ya da “ hayır “la geçiştirilmesi mümkün değildir. söyleyeceklerinizle durumu etkileme olanağını göremediğiniz durumlarda sessiz kalmak da gerekebilir. ancak türkiye’nin suriye’deki son operasyonu konusunda sürekli üzerime geliniyor. kimi görüşümü merak ettiğinden, ama bir çoğu da kendi politik amaçlarına malzeme yapmak telaşı ile sabırsızlanıyor. bazı çok bilmişler de bu sessizlik üstüne komplo teorileri bile icat etmeye başladılar. bu durumda ne düşündüğümü açıklamak kaçınılmaz oldu: herşeyden önce içimizde türkiye’nin iyiliğini ve terör belasından kurtulmasını istemeyen olduğuna inanmıyorum. mesele “türkiye’nin iyiliği nerededir?” sorusunun yanıtındadır. bu sorunun gerçek muhatabı elbette türkiye’de yaşayanlardır. ama benim inancım suriye topraklarının artık neredeyse 10. yılına girmekte olan savaşa doyduğu noktasındadır. on yıldır akan kan bundan böyle de akmaya devam ederse barışa ulaşmak mümkün olmayacaktır. bana göre türkiye’nin mutlu ve huzurlu geleceği türkü – kürdü – arabı ve türkmeni ile tüm bölge halklarının dialog içinde inşa edecekleri bir düzenle mümkün olacaktır. suriye’nin toprak bütünlüğü içinde kendi sınırlarına sahip çıkabileceği ve türkiye’nin de kendi sınırlarını güvende hissedebileceği bir durumun yaratılması gerekiyor. bunun için kanımca türkiye ile suriye arasında en erken zamanda ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin büyük yararı olacaktır. bunun da ötesinde türkiye’nin mısır dahil diğer bölge ülkeleriyle bozulan ilişkilerinin de düzeldiğini görmek en büyük dileğimdir. ab ile kavgalı değil işbirliği içinde bir türkiye herkes için daha iyi olacaktır. 1974 yılında 27 yaşındayken, faşist yunan cuntasının neden olduğu türkiye’nin askeri harekatında ben de her genç kıbrıslı türk gibi görev aldım. lefkoşa’da dereboyu’ndaki savaşta arkadaşlarım yanımda şehit düştüler; pek çoğumuz gibi ben de savaşın ne demek olduğunu yaşayarak öğrendim. bu nedenle savaşın acılarını hiç bir toplumun yaşamasını istemem. türk- kürt- arap hiçbir çocuğun burnunun kanamasını arzulayamam. daha önce de söyledim 1974’te biz adına barış harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. şimdi barış pınarı desek de akan su değil kandır. bu nedenle bir an önce dialog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir."
  • (bkz: sen de mi brütüs)

    bu açıklamayı rum tarafı yapsa neyse ama kuzey kıbrıs türk cumhuriyetinin başındaki şahıs söylüyor bunu. kahpe içeriden olunca kapı kilit tutmaz diye boşa dememişler. bu saçma açıklama ile türkiye’ye uluslararası arenada ne kadar zarar verdiğinin farkında değil mi bu adam? türkiye cumhuriyeti bu adamın o mevkiden def edilmesi için gerekeni yapmalıdır.
  • senin yapacağın açıklamayı ayrı, zihniyetini ayrı seveyim. ağzımı bozacağım şimdi pislik herif. rezalet açıklamadır.
  • bunların ipini bugün bıraksan, yarın ingiltere krallığının bahçesinde bekçilik yaparken bulursun demek ki. kaynak doğruysa kulağından çekip sürümek lazım gelir.
  • konuşmayıp oturduğu yerde oturmaya devam etseymiş daha iyiymiş.
    sanki türkiye haklı dese dünyadan tepki alacak, ulan sizi tanıyan 2. bir ülke bile yok sen çıkmıksın orda bıt bıt yapıyorsun.
    yazıklar olsun size.
  • götüne sokulması gereken açıklama. sen varlığını o türk ordusuna borçlusun. sike sike destekleyeceksin.
  • türk ordusu yoksa sen yoksun. yaptığı açıklama ile kime yaranmak istiyor acaba?
  • türkiye şu kişiyi o koltuktan indiremiyorsa yazıklar olsun.
  • yerim seni. sen avrupa pasaportsuz mu kaldın, bunun sorumlusu olarak bizi mi görüyorsun? kucak mı canın çekti?
  • dolaylı konuşmuştur ancak özetle "kuzey kıbrıs'ı türkiye'ye bağlayın, tek başımıza bir halt edemez olduk" demek istemiştir.