şükela:  tümü | bugün
  • 1971 giresun görele’de dünyaya geldi. ilk, orta ve liseyi istanbul zeytinburnu’nda bitirdi. bir süre anadolu üniversitesi açık öğretim fakültesi işletme bölümüne devam etti.

    şair ilk şiirini 1986 yılında lisedeyken yazmış. ilk önce geleneksel halk şiirimiz hece vezni ile başladığı şairlik serüvenine edebiyat öğretmeni hasan oğuz bey’in tavsiyeleriyle serbest şiirler de devam etmiş. tarz ve konu ayırt etmeksizin hece ve serbest tarzda yazmaya devem etmekteymiş.

    orhan veli'nin aşkın resmi geçidişiirini anımsatan aşağıdaki şiir mustafa dilki'nin iz bıraktılarisimli şiiridir ve şu ses kaydının 7:20 dakikasından itibaren seslendirilen kısa versiyonunu her dinlediğimde yüzümde piç bir gülümseme belirirken kalbime kara bulutlar çökmektedir efendim.

    bu arada aşkın resmi geçidini de müşfik kenter efsane okumuştur

    ne güzeller geldi geçti gönlümden
    hepsi ayrı ayrı iz bıraktılar
    her birisi ömür çaldı ömrümden
    baharı yaşarken güz bıraktılar

    işveli sevcan’ı, nazlı gülcan’ı
    leyla’sı,hülya’sı, zarif mercan’ı
    ayten’i, gülten’i ve mihrican’ı
    başımın altına diz bıraktılar

    köyümde fadime burda emine
    maçka’da zeynep’im moda’da mine
    diyecek çok sözüm var yasemin’e
    yeminler verdirip söz bıraktılar

    çok gençtim çok toydum ama hoyrattım
    elif’le sözlendim nişanı attım
    uzun bozkırlarda azgın bir attım
    önüme bir torba tuz bıraktılar

    içlerinde en kıskancı o yardı
    birisiyle görse beni, oyardı
    taş gibi kalbimi ilkkez o, yardı
    ismini diyemem giz bıraktılar

    birisi seksiydi, biri titizdi
    sütun gibi bacak, bembeyaz dizdi
    jale ile lale tıpkı ikizdi
    yakıp yüreğimi köz bıraktılar

    meltem ile gökyüzünü boyarken
    didem ile kaydıraktan kayarken
    çiğdem ile yıldızları sayarken
    albümler dolusu poz bıraktılar

    geçen yıl bir tatil kasabasında
    haberimiz çıktı boy boy basında
    hande’yle, gamze’nin arabasında
    bana unutulmaz yaz bıraktılar

    körkütük sarhoştum güç bela aydım
    serap’ı görünce serpil’den caydım
    onlar atlı gitti bense yayaydım
    ardından bir küme toz bıraktılar

    gülçin abazaydı, berivan kürttü
    fahriye açıldı rabia örttü
    çerkez şengül ise ayrı bir dertti
    hepsi gitti bana laz bıraktılar

    bir deli rüzgarım eser tozarım
    esmere, kumrala destan yazarım
    ozan oldum diyar diyar gezerim
    elimde bir kırık saz bıraktılar

    ayça doyumsuzdu öyle arsızdı
    tuğçe tam tersine hayli zor kızdı
    ben ne suç işledim neyime kızdı
    geç gönül verdiler tez bıraktılar

    hele biri vardı tam baş belası
    mahçup neriman’ın meşrep halası
    eda’sı, seda’sı ve de çağla’sı
    tadına doyulmaz haz bıraktılar

    kimisiyle selamlaşmam olaydı
    kimisi de şimdi burda olaydı
    kimisiyle muhabbetim kolaydı
    yokuşu gösterip düz bıraktılar

    tek oydu kalbimin ilham perisi
    yalnız o ciddiydi yalan gerisi
    kırk dereden su getirdi birisi
    edalı işveli naz bıraktılar

    hiç böyle tutuşup böyle yanmadım
    kalbimin sesine böyle kanmadım
    haykırdım aşkımı hiç utanmadım
    astara razıydım yüz bıraktılar

    bir elinde çımbız bir elinde ayna
    dolaştı çevremde süslü aleyna
    ayağımı çeldi çapkın irina
    bastığım yerlere muz bıraktılar

    bir de fatih’teki bakkalın kızı
    ayşenur içimde ince bir sızı
    arabesk mehmet’in tango baldızı
    bana tapılacak göz bıraktılar

    kimisi aşikar kimisi gizdi
    hepsi de maziden kalan biz izdi
    bence en güzeli filiz'di
    bana gerçek seven öz bıraktılar

    bazen fuzuli’ydim, bazen de nedim
    kimini ısırdım kimini yedim
    kızlar hepinize yangınım dedim
    bağrıma bir avuç buz bıraktılar