şükela:  tümü | bugün
  • uzay araçları vasıtasıyla bu lavuklara şarkı göndermek, onların gözünde daha da ilkel gözükmemize neden oluyor ve sırf bu nedenle bizimle iletişim kurmuyorlarsa, tüm ilkelliğimle "sikerim sizin galaktik çay ocağınızı" diye eklemekten çekinmem. en kral şarkıları yolluyoruz ulan, daha neyin tribi bunlar? muazzez ersoy'un "nostalji-limit sonsuza yaklaşırken" serisini değil; chuck berry'li, john lennon'lu, louis armstrong'lu, beethoven'lı efsane kadronun en güzel şarkılarını yolluyoruz.

    yerel radyodan ekolu efektlerle "sevip de kavuşamadığımıza" şarkı hediye ediyoruz sanki. yıllardan beri fazla geldiğiniz yok, uşak'taki daş atma olayı münferittir, üzerinize alınmayın. aynı köylü, ben ve kankama da "siktirin gidin lan bahçemden" diye taş atmış, göz hakkımızı almamıza engel olmuştu. sizi de erik hırsızı sanmış olsa gerek.

    neyse, şahane şarkılar yolluyoruz size. istiyoruz ki, gelmeseniz de tabağı boş göndermeyin, siz de en iyi şarkılarınızdan "yabancı karışık" cd'si çekin yollayın. cd olmaz, daha şık format olur; ona da eyvallah. "sizin teknolojiniz, bizim dataları okuyacak seviyeye gelmedi" diyorsanız da, bir zahmet okuyucusu ile birlikte yollayın. ama bir tepki verin ulan kafirler. insanlık olarak güzel para harcadık bizi duyun diye.

    "beni neden aramıyorsun aşkımsı?" mı dedik de cevap vermiyorsunuz, artist müptezeller.

    bu vesileyle çatacak yer arıyordum; sövdüm de rahatladım. ofisin önüne inerseniz, 5 dakika sonra öğlen kahvesi gelecek, ondan ikram ederim. patronun zulasından içki bile araklar, çimlerin üzerinde muhabbet ederiz. salıncakta sallarım, yolda dinlemeniz için yerli-yabancı ayırt etmeden bir sürü cd çekerim. size hepsi yabancı zaten mınasko.

    akşam eve gelirseniz de, makarna olacak. misafirperverimdir, ama söz konusu pes olunca: oracıkta veririm ellere.

    uzaylıları kışkırtmaya çalışırken. m.s 2009. "koca evrende yalnız mıyız" sorusuna, alterno yaklaşımlar.
  • yardimsever, iyi insan.
  • dün düşünürken bir anda kafama dank etti.

    yahu, eğer akıllı yaşam formları varsa, bunları biz niye sadece teknolojileriyle hayal ediyoruz?
    düşünsene şimdi, kainatın bambaşka yerinde, bambaşka bir canlı resim yapıyor ya da ne bileyim kendi garip gurabe lisanında şiirler yazıyor olabilir. edebiyatları, felsefeleri falan var.

    oğlum çok manyak lan, baksana ağzım bozuldu ortaokulluya döndüm bir anda düşünürken. "şimdi çinliler uyuyor ne acaip ehe" diye şaşıran bir milletin üyesi olarak, evrende bir yerlerde tam olarak şuanda varoluşu sorgulayan ya da fotoğraf çekmenin dengi bir aktiviteyle meşgul olan bir uzaylı olma ihtimalinden beynim haşlandı yemin ediyorum.
  • aga bir şuna bak: http://www.izlesene.com/…a-kavga-eden-goril/6977082 buna benzer başka bir şeyi bir belgeselde seyretmiştim, şimdi aklıma gelince google’a yazdım bunu buldum. ilk başta güldüm valla komik çünkü. amına koduğumun hayvanları kavga ediyorlar; neyi paylaşamıyorlarsa artık. bir tanesi de alemin zekisi sopayı almış, kendine silah yapmış, onunla vuruyo. ulan hayvansınız işte, malsınız, neyin kavgasını yapıyorsunuz sopalı mopalı? hayvanlığını bil otur işte. sonra da aklıma bizden üstün bir türün, varsa uzaylılar mesela, aynı şekilde bizi izleyebileceği geldi. eğer izliyorlarsa onlar da bizim için aynı şeyi diyorlardır: ‘‘bak bak mala bak. atomu parçalamayı başarmış ama bomba yapmış öbürüne atıyo amın feryadı’’ diyorlardır. ‘‘sik kadar dünyaları var, neyi paylaşamıyorlarsa artık, birbirini yiyo öküzler, bak gene savaş çıkarmışlar, birbirlerini öldürmeye çalışıyorlar’’ diye gülüyorlardır. biz de salağız ha. ulan onu bırak adam dövelim diye karatesinden krav magasına, bilmem nesine kadar envai çeşit hareket geliştirmişiz felsefeli melsefeli. sonuç: çeşitli hareketlerle adam dövüyoruz. yemin ediyorum gerizekalı bir türüz. göktaşı filan çarpsa da siktir olup bitsek.
  • haktan akdoğan türevi kafa binbeşyüz adamları geçtim de, esas bilimin uzaylılara bakışı daha sakat. şimdi ben hollywood'dan pompalanan teknolojide aşmış uzaylılara inanmıyorum. bence varlar ama bakteri/börtü böcek/dinozor ayarındalar. en fazla insana yakınlardır teknik imkanlar konusunda. ufolar da abd'nin nazilerdden arakladığı bilimsel çalışmalardan biri zaten.

    amerika'da dev antenler var, sinyal minyal yapıyorlar uzaylılara. diyelim ki o kadar gelişmiş uygarlıklar var. bu durumda bu temas kurma çabaları anlamsızdan ziyade tehlikeli lan. adamın babasına bile güvenemediği bu devirde, uzaylıların dost canlısı olduğu varsayımı nereye dayanıyor da ''heyoo bakın la bakın biz buradayız'' der gibi kaşınılıyor? hayır, nedir yani bu güvenin sebebi? yaşamın olduğu yerde mücadele, mücadelenin olduğu yerde savaş vardır amına koyim. hasbelkader çekecez birilerinin dikkatini, ispanyolları tanrıları zanneden amerika yerlileri gibi siki tutacaz geldiklerinde.

    uzaylılar adam olsa abuk subuk mesajlarını gider kalantorların golf sahalarına falan kazırlar bir kere; elin garibanının bir yıl emek verdiği tarlayı mundar etmezler.
  • uzayda domus buyumus, ilk ve orta oretimini orda yapmis hatta universiteyi orda okumus master yapmak icin buralara gelmis kisilere verdiimiz genel ad..
  • 93.000.000.000 ışık yılı evrenin tahmini çapı . küre olduğunu var sayarsak 4/3 pi r(küp) ten yine yaklaşık olarak 2.324.305.230.363.306.134.281.094.398.690.300 (2desilyon 324 nonilyon 305 oktilyon 230 septilyon 363 sekstilyon 306 kentrilyon 134 katrilyon 281 trilyon 94 milyar 398 milyon 690 bin 300 ) ışıkyılı küp hacim peki bu kaç metreküp yapar? 3 sestricintilyon 369kenkatricintilyon 282 katortricintilyon 722trescintilyon 751 dotricintilyon 367 antricintilyon 93 tricintilyon 213 novemvicintilyon 461oktovicintilyon 425 septemvicintilyon 126sesvicintilyon 100 kenkavicintilyon .
    tabi insanlar bundan habersiz 5 m karelik odalarında uyumakta. şimdi kimse bana gelip de uzaylı yok evrende tekiz demesin. altı üstü kendisinden en az 100 milyar tane daha olan gökadalardan birinin sarmal kollarının birinde bulunan minicik güneş'in etrafında dolanan minicik bir gezegendeki minicik insancıklarız. evrende bir toz tanesi bile değiliz bence,o derece.

    evet , uzaylı var. ama anlamadığım kısım neden bizden daha akıllı daha gelişmiş olmaları konusuna takılıp kaldığmız. insanoğlu her zaman kendinden daha üstün bir güç aramıştır (bkz: tanrı) belki de bundan kaynaklı. ya adamlar* cilalı taş devrindeyseler. onu geçtim daha sudan karaya çıkmamış da olabilirler.

    tabi ilk tanıma bakınca öyle olmadığını düşünüyoruz. evrilememiş olanlar varken illa ki evrilmiş olanlar da vardır. ama dünya' ya kimbilir ne kadar uzaktalar ve belki onlar için dünya gibi bir gezegen daha oluşmamış bile. yok yani. gokyuzune baktigimizda nasil ki gecmise bakiyoruz, onlar icin de dunya'nin baya uzak bir gecmisteki hali var olabilir su an.

    (bkz: olamaz mı olabilir)

    minik yeşil adamlar olarak düşünmeye devam edelim en iyisi.

    edit:imla.
  • evren ışıktan daha hızlı hareket ediyor olabilir. şişme hızından dolayı bazı keskin tekillikler mevcut.

    evrenin kendisi, evrenin sınır hızından daha hızlıysa, o zaman bulunulan yer çooook uzak başka bir yer ile asla haberleşemeyecek oluyor.
    görelilik teorisi gereği evrenin sınır hızı ışık hızı olduğu için, iletilen mesajın en fazla bu hızda gönderilebileceği anlamını çıkarıyoruz.

    bizden 300.000 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın, şu anda 300.000 yıl önceki görüntülerinin bize ulaştığını biliyoruz. o yıldız belki de patladı, yok oldu.
    bu durum ışık hızının neden göreli bir evren tasviri çizdiğini açıklamış oluyor.

    gelelim tekilliğe.
    biliyorsunuz evren şişen bir balon gibidir benzetmesi var, şişme ivmeli artar, ışık ise bir aşılamaz bir sabittir. ivmeli şişmede iki nokta arasındaki uzaklık periyodik değil logaritmik olarak artar. dolayısıyla istediğiniz kadar ışık gönderin balonun sizden belli bir uzaklıktaki kısmı o ışığı asla göremeyecek.

    işte aradaki bir nokta ışığın onu hiç yakalayamayacağı bir nokta.
    orası tekillik. *
    oranın ötesi hakkında söz söyleyemeyiz.

    bundan dolayı öyle aşmıııış bir uzaylı ile tanışma ihtimalim düşük.
    bu da beni kahrediyor adamım.
  • varlığı açık ve net olan bu canlılar hakkında başta medya olmak üzere insanoğlunun genelde takınmış olduğu umursamaz tutum hakikaten çok garibime gidiyor.

    misal, ufo gözlemlenmiş. görüntünün sahte olmadığı tübitak tarafından belgelenmiş.
    meksika hükümeti varlıklarını kabul etmiş. kanada başkan yardımcısı haklarında konuşma bile yapmış...

    ama ne oluyor? akşamki bir ana haber bülteninde bulgur fiyatları ile o akşam yayınlanacak sikko bir dizinin özeti arasına sıkışıp "bilmemnerede ufo gözlendi" haberi olarak kalıyor.

    lan herifçioğullarında isteseler dünyada yarım dakika içinde kıyamet koparacak teknolojileri var belki? ya da üstümüzde yapacakları genetik bir oynama ile hastalıklara karşı dirençli, ya da çok daha zeki yapacaklar bizi? ya da evrenin var oluşu veya kainat hakkında hiçbir şekilde öğrenemeyeceğimiz şeyleri paylaşacaklar? dünyadaki dini inanışların hepsi köklü değişikliklere uğrayacak bir ihtimal?

    "uzaylı var da bize mi var amaaaağn" diyip geçiliyor, anlamıyorum.
    iplemen için illa gelip kıçından kan mı alması lazım?
  • tepemizde selektör yapıp eğlenmek için bilmem kaç bin ışık yılı öteden kalkıp gelir, o kadar yolu bir de geri dönerler. biz ışığı yakmaya üşeniyoruz, akıllı olun.