şükela:  tümü | bugün
  • pkk'nın başına getirilsin, terör biter...
  • tenzile erdoğan'ın vefatıyla ilgili yayınladığı mesaja anlam veremediğim adam. ben ömrü hayatımda bu kadar kötü, bu kadar rezalet bir taziye daha görmedim. eminim ki daha kötüsü de yapılamaz.

    --- spoiler ---

    kıymetli başbakanımız sayın recep tayyip erdoğan'ın annesi tenzile erdoğan'ın vefatı beni, ailemi ve camiamızı derinden üzmüştür.

    türkiye cumhuriyeti'nin muasır medeniyetler seviyesine yükselmesi hedefinde büyük işler başaran, son yılların en büyük ekonomik yükselişinin mimarı olan sayın recep tayyip erdoğan'ı bizlere armağan eden, vefakâr annelerimizden tenzile erdoğan'a allah'tan rahmet, erdoğan ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilerim.

    yıldırım demirören
    beşiktaş jk yönetim kurulu başkanı

    --- spoiler ---

    en ağır akp yandaşı bile olsan, taziye mesajında böyle şeyler yazmazsın. ekonomik gelişimmiş de bilmem ne. nası bi kafa bu ya?

    edit: en beğenilenlerde kafada olunca hakkındaki mesajlar da arttı. mesajların ortak noktası şu:

    +...nası bi kafa bu ya?
    -ev tipi tombul tüpe benzer.
  • ülkede adı amk olan bir spor gazetesi var.
    emre belözoğlu sporda şiddete karşı olan bir kamu spotunda oynuyor.
    türk milli takımı dünya çapında daşşak oğlanı olmuş falan filan.....
    ama en acısı,
    yıldırım demirören federasyon başkanı.
  • bir baskan dusunun ki

    31 ekim 2003 besiktas galatasaray maci sonrasi alkollu bir sekilde kankasi kivanc oktay’la beraber besiktas degerlerini kucuk dusuren hareketler sergiliyor.

    kivanc oktay’la beraber icinde bulunduklari yonetim kurulunun kuyusunu kaziyor, daha sonra yanlarina donemin icisleri bakaninin oglunu da alarak yonetimi ele geciriyor.

    baskan secilmeden once lucescu teknik direktorluk gorevinden istifa etmisti, onun yerine del bosque’yi getiriyor. 3 ay, sadece 3 ay sabrettikten sonra, kovuyor. 9 milyon euro’ya yakin tazminat odetiyor besiktas kulubu’nun kasasina.

    calimbay’i getiriyor teknik direktorluk gorevine, malmo macindan sonra arkasindayiz diyor, gozyaslari icerisinde sariliyor calimbay’a, istifasini kabul etmiyor… bir kac gun sonraki kayserispor macindan sonra sozunden donup, onu da istifaya zorluyor, kapinin onune koyuyor.

    2006 yilinda bu sene biz kupayi, galatasaray ligi alsin. fener’in 100. yilinda da sampiyon olalim diyor.

    bu olaydan sonra yaratici besiktas taraftarindan

    yillardir biz ona saibe deriz
    polat'i gursoy'u zaten sevmeyiz
    papermoon'da yemege zalad geldi mi
    cok merak ediyoruz "sayin baskanim"

    o cimbom sana da sarhos demisti
    ramazanda iciyor ayyas demisti
    taraftarina ayhan neler etmisti
    hatirlatayim dedim "sayin baskanim"

    gibi guzel bi ayar aliyor.

    roberto carlos'u iki saatte getirirdim gibi inciler dokuluyor dudaklarinin arasindan.

    100.yildaki sampiyonluk haricinde hicbir sportif basarisi bulunmuyor.

    (edit: 100.yildaki sampiyonlugumuz bilgili zamanindaymis...sinirden hata yapmisim...uyarilar icin tesekkurler)

    100. yildaki sampiyon kadroyu teknik direktoru de dahil olmak uzere dagitiyor... (takimin maestrosu ibrahim uzulmez haric)

    besiktas taraftarini parali tezahuratla tanistiriyor, bedava bilet ve avanta karsiligi destek topluyor.

    fenerbahce’den tayfun korkut, ali gunes, mehmet yozgatli, fahri tatan, ve mustafa dogan’i satin aliyor.

    yolladigi isimler ise sergen yalcin, tumer metin, john carew, burak yilmaz, koray avci, fahri tatan, oscar cordoba,… oluyor.

    calimbay’i gonderip yerine getirdigi tigana’yi da bir sure sonra yetersiz bulup gonderiyor.. milyon euro’luk bi tazminat da ona odettiriyor besiktas kasasindan. tigana’yi istifaya zorlamak icin medyadaki satilik kalemlere “tigana’yi kotuleyin, istifaya zorlayin” diye talimat veriyor.

    sivas maci’na paf takimla cikacagiz gibi bir inci daha dokuluyor dudaklarindan. ve yine tukurulen yalaniyor.

    mehmet topuz’a 11 milyon avro teklif ediyor. o aralar penguen benzeri bir insanimsi "bizim baskan da boyledir iste. ne yapacagi belli olmaz, cani sikilir, gider transfer yapar" benzeri bi laf ediyor.

    mali kongreyi ibra etmeyen uyeler tarafindan, yonetim kuruluyla birlikte su iddialarla mahkemeye veriliyor:

    copy-paste:

    - fulya projesi'nde besiktas aleyhine yapilan sozlesmeler: fulya projesinde insaatlar yapilirken paylasim yuzde 67 besiktas, yuzde 33 firma olarak gerceklestirildi. fakat anlasma sonrası degerli katları ascioglu firmasi aldi. proje 24 kat olarak basladi, sonra 36'ya cikti. iki blokta toplam 24 katta 96 fazladan daire yapıldı. siyah-beyazli kulup bu fazlaliktan yuzde 67'lik hakkini almayarak besiktas kulubu zarara ugratildi.

    - fulya tesislerinin yikimi ve metro cikisinin bu alana yapilmasi: metro baska alana yapilabilecekken altyapinin oradan gecen proje kabul edildi. boylelikle altyapinin calistigi alan ranta cevrildi.

    - besiktas cilekli tesislerinin siyah-beyazlı kulubun elinden cikarak bir universiteye verilmesi.

    - kongreyi etkilemek. dernekler kanunu'na muhalefet edilerek "ibra etmemek hainliktir" aciklamasi yapildi.

    - kongrede usulsuz oylama ve yasalara aykirilik gerceklesti. uye giris karti, kimlik numarasi bulunmayan kisiler maddelerin oylanmasinda el kaldirdi.

    - bedava bilet verilmesi. bunun, vali guler'in ferdi aslan'ın olumunden sonra yaptigi "bazi gruplara bedava bilet verilmesi" sozleriyle ortaya cikmasi.

    - gercege aykiri bilancolar: sampiyonlar ligi'nden gelen 11.884.840 ytl'nin bilancoda gosterilmesi, buna karsilik del bosque'ye odenecek tazminatın bilancoda yer almamasi.

    - del bosque olayinda genel kurula yanlis bilgi verilmesi. bu paranin odenmeyeceginin alkislarla aciklanmasi. fakat bir ay sonra 8,5 milyon euro'nun odeneceginin aciklanmasi.

    - genel kurul oyu olmadan san okten tesislerinin adinin degistirilmesi.

    - schildenfeld'in transferi sirasinda meydana gelen usulsuzluk. drpic için anlasmaya varilmasi, vazgecilince 2 milyon euro fesih bedeli odemek durumunda kalinmasi. bu parayı odememek için schildenfeld'in transferinin gerceklesmesi. bununla birlikte kulubun zarara ugratilmasi.

    - seyahat giderlerinin yuksekligi.

    - menajer giderleri: alinan oyunculara odenen yuksek meblaglar; fakat buna karsilik gonderilirlerken ustune para odenmesi ve menajerlerin zengin edilmesi.

    - futbolcu alacaklarinin odenmemesi ve ricardinho'ya alacagim yoktur belgesi imzalatilmaya calisilmasi.

    - uefa kriterlerine aykiri borclanma yapisinin olusturulmasi. kulubun baskan demiroren'e olan borcunun her gecen gun artmasi.

    bu baskan, protesto amaciyla umraniye nevzat demir tesislerine gelen taraftari jandarmayla karsiliyor.

    ve son olarak ertugrul saglam’i da istifaya zorluyor ve ondan da kurtuluyor.
  • babasının "benden uzak allah'a yakın olsun" diyerek işlerinden uzak tuttuğu eleman. böyle oğlum olsa cebine esrar koyar polise ihbar ederim.
  • gün itibarıyla dili kahverengidir.
  • yaptığı en iyi iş "bir düşmandan kurtulmanın en iyi yolu onu yanına çekmektir." düsturunu başarıyla uygulamak olan kişidir.

    bu başarısına örnek teşkil eden şöyledir:

    sinan vardar: en azılı demirören karşıtıdır, tuğrul yenidoğan'la çıktığı tv programlarında onu yerden yere vurur. ancak altyapıdan sorumlu yönetim kurulu üyeliği ile bir anda demirörenci olur.

    tuğrul yenidoğan: inönü stadında demirören aleyhine tezahürat edenlerin nasıl dövüldüğünü belgeleyen tv programları yapar, o kadar karşıdır ki demirören'e çalıştığı kanalı yd'nin paralı askerleri basar. en cesur ve sebatkar yönetim eleştirisini o yapmaktadır. derken kendisine bjk tv genel müdürlüğü ve bol sıfırlı bir maaş teklif edilir. şu an bjk tv'de krallığını sürmekte, başkana gak diyene haddini bildirmektedir.

    metin keçeli : demirören'in bjk tarihindeki en başarısız başkan olduğunu söyleyerek bu yaştan sonra başkanlık için görevden kaçamayacak konuma geldiğini bile söylemiştir. ne var ki, seçilemeyeceğini anlamıştır ve şu an "büyük başkan" demirören'in yönetiminde 2. başkanlık yapmaktadır.

    ıtır esen : "beşiktaşlıların ıtır ablası" tam da taraftarın dile getirmeye çalıştığı şeyleri yazarak en sert demirören eleştirilerini yapmaktadır. muhalif sesin önderlerindendir. ta ki kendisine yöneticilik teklif edilene kadar. gerçi son anda bir aksilik olmuş ve listeye girememiştir ama quaresma'nın imza töreninde sunuculuk (aslında cazgırlık demek daha doğru olacaktır) yapmış olması artık onun da bir demirörenci olması için yeterlidir. gerçi bu törende inanılmaz cırtlak sesi ve abartılı naraları yüzünden bir ara mikrofonu kısıldığı için törenden hemen sonra sitemini son derece duygusal bir şekilde göstermiştir.

    serdal adalı : kendisi bu saydığım diğer isimlerden farklıdır. bir payeye ihtiyacı olduğu için değil, camiaya hizmet fırsatı doğduğu için yöneticilik görevini kabul etmiştir. zaten sonrasında da gerçeği görerek yönetimden ayrılmıştır. onu bu listeye yazmamın sebebi, göreve geliş nedeninin başkanın söz konusu stratejisine uygun olmasıdır. demirören'i bir toplantıda yüzüne karşı sert bir şekilde eleştiren adalı, başkanın "o zaman gel yönetici ol da doğrusunu birlikte yapalım" sözüyle demirören karşıtlığını bırakıp onun listesine girmiştir.

    adnan aybaba: tv'deki spor tartışma programlarında ne dediği bile anlaşılmayan, diğer konuklardan ayar yiyip duran ve tek gayesi abisini beşiktaş'a hoca yapmak olan bu ilginç abi neden uzun zamandır çemkirmiyor dersiniz? hemen cevap vereyim: çünkü kendisi şu an demirören'in danışmanı.

    tribün abileri: şimdi bu çok sevilen abiler (hepsi olmasa da önemli bir bölümü) seba ve bilgili zamanında en fazla beleş bilet alıyorlardı. özellikle bilgili'nin son zamanlarında kapalı tribün bile ellerinden alınıp kendilerine kale arkası gösterilmiş, beleş bilete son verilmişti. bilgili istifa ettikten sonraki kongreye demirören ve fikret orman aday oldular. bundan sonrasını alen markaryan'ın ağzından dinleyelim: "ikisine de sordum, dedim ki, başkan olduktan sonra bizzat biz elimizde balyozlarla kapalıdaki o locaları yıkıp tribünümüzü geri alacağız, kabul mü? fikret orman böyle bir söz veremem dedi, demirören ise tamam, söz dedi. bu yüzden onu destekledik." kongre üyeleri demirören'in tanıtım toplantısında çok iyi hatırlar "kapalı bizimdir başkanlık senindir" sloganlarını.
    demirören bu tribün abilerine sadece kapalıyı geri vermekle kalmamış, onları "adam yerine koyan" ilk ve tek başkan olmuştur. bu kişiler maddi manevi desteklenmekte, yurt dışı deplasmanlarına özel uçaklarla götürülmekte, her an ulaşılabilir olunmakta ve inceden inceye gelecek dönemler için yöneticilik payesi sinyalleri verilmektedir.
    şimdi anladınız mı a dostlar, seba'ya bile "sktir ol git seba, sktir ol git!" diyen o asi ruh ve muhalif çarşı'nın neden demirören'e tepki koymadığını. kapalı'nın %90'ı tepkili olup bunu göstermeye kalktığı anda abilerin onları susturup gerektiğinde tekme tokat giriştiğini?

    metin tekin: kendisi bu grup içindeki en şanssız olanlardandır. zira 500 bin lirasını "ben polisim, pkk'ya yardım ediyormuşsun, şu hesaba para yatır hemen" diyen dolandırıcılara kaptıracak kadar saf olan ıtır abla bile q7'nin töreninde iyi kötü sunuculuk yapma başarısını göstermiştir. oysa seçim öncesinde menajer olacağı vaad edilen, kongre salonunda gelenleri demirören'in yanında tek tek elini sıkarak karşılayan sarı fırtına, seçimden sonra değil menajer olmak kulüpten içeri bile girmemiştir.

    murat çelik: kendisi çok iyi beşiktaşlı ve muhakeme yeteneği çok gelişmiş, zeki bir insandır. daha önce seba döneminde yöneticilik yapmıştır. peki nasıl olur da sürekli demirören'in yanında yer almakta, onun en aşikar yanlışlarına bile sessiz kalmaktadır? başkanla olan arkadaşlığı, çok sevdiği kulübüne yöneticilik yapabilmesini, hatta demirören satın aldıktan sonra vatan gazetesi'nde yazmasını sağlamış olabilir (ki mesleğinde torpile ihtiyacı olmayacak kadar başarılı ve dürüst bir gazetecidir) ama beşiktaş'ı için sessiz kalmasına neden olmamalıdır.

    daha başka onlarca örnek vardır benim bilmediğim. hatırıma geldikçe ilave de ederim belki.
    bu kişilerin ortak özelliği: durumu fark edip yanlıştan dönmeleri veya bir süre sonra dönecek olmalarıdır. değişmeyen gerçek budur.

    özet geçeyim: ülkemizde deniz baykal'ın başını çektiği "sadece lider kalabilmek için gösterilen üstün başarı" ne yazık ki başına geçtiğin kurumun başarılı olması için işlememektedir. bu sır: "bir düşmandan kurtulmanın en iyi yolu ona bir paye vererek yanına çekmektir" kuralıdır, demirören'in yaptığı en mükemmel iş budur.

    bunu bjk başkanı olarak, örneğin şu sıralar aziz başkanı ve fb camiası için yapmakta, kraldan çok kralcı olmaktadır. aslında kendini tarihi şereflerle dolu bir camiayı rezil etmekten başka bir yapmıyordur.

    (bu yazı kendisini 20 sandığın tamamında açık farkla başkan seçen bjk genel kurulu'na ithaf edilmiştir.)
  • anadolu ajansının son dakika haberine göre futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında, ''şüpheli'' sıfatıyla ifade verecekmiş.

    z.ö.'den gelen edit akbayram: arkadaşım rahatsız mısın? ben mi çağırdım ifade vermeye?
  • uefa'yı ikna edecekmiş! ulan biz etti sanıyoruz adam daha konuşmamış bile anlaşılan.

    http://www.trtspor.com.tr/haber.aspx?id=20461

    ikna etmek için tavsiyem

    (bkz: ona küçük sürprizler yap)
  • nilay yılmaz kendisine şahane bir öneri getirmiş;

    "demirören, “verdiğim parayı geri alacağım.. bu para benim çocuklarımın parası” diyor...
    demirören, seçilmezse parasını ertesi günü istiyor...
    seçilsin ya da seçilmesin kimin kime borcu var noktasında anlaşamayacağımıza göre...
    demirören bu paraları nasıl harcadı?
    futbolcu alırken...
    o zaman...
    tabata: 8 milyon euro: 11.2 milyon dolar
    zapatocny: 4.5 milyon euro: 6.3 milyon dolar
    delgado: 7.7 milyon dolar
    schildenfeld: 2 milyon euro: 2.8 milyon dolar
    toplam 28 milyon dolar eder...
    bonservisleriyle demirören alsın bu 4 futbolcuyu...
    ister evinin bahçesinde çocuklarıyla oynatsın, ister satsın...
    40-28=12 milyon dolar kalıyor geriye...
    sayesinde del bosque’ye ödenen para da 12 milyon dolar...
    hesap kapanmış olur..."

    (bkz: http://www.milliyet.com.tr/…010/1191696/default.htm)

    ben bu öneriyi sonuna kadar desteklemekle birlikte eğer ikna olmaz ise pazarlığa mert nobre'yi de dahil etmeyi öneriyorum.

    sayın başkan, beşiktaş başkanlığı seçimi bir ihale değildir, bir açık arttırma hiç değildir, sayın demirören mevzuyu para pula kilitleyerek kendi oturduğu koltuğu küçültüp ufalttığının hiç farkında değildir. beşiktaşklılara çektirdiği acıların ise hiç farkında değildir.