şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu sene çok önemli, gerçek enflasyon almış başını gitmiş. marketteki fiyatlar yüzde 50 arttı.

    2019 yeniden değerleme oranı bile 23.73.

    tüm sendikaların, çalışan örgütlerinin baskıda bulunması gerekir. zaten işverenler krizi bahane ederek enflasyonun altında zam yapıyor ya da zam yapmıyor. bir de hükümetin geçen sene attığı kazık hala unutulmamışken, (bkz: 2018 gelir vergisi dilimleri) gelir vergisi hadlerinin enflasyonun altında artması ödenecek vergiyi arttırarak ücretlileri daha da fakirleştirecek.

    hükümet beyaz eşya, mobilya, otomobil’e vergi indirimi yaparken her zaman ücretliye sırtını dönüyor.

    buradaki haber çok tehlikeli. hükümet enflasyonla mücadele edeyim derken, kurumların vergisini vs arttırmaz iken, ücretlilerin gelir vergisi hadlerini de arttırmaz ise enflasyonun karşısında ücretliler 2 kere ezilir.

    ücretliler birlik olup, bakanlığa baskı yapmalıdır.
  • merak ettiğim dilimlerdir. yukarıda da belirtildiği üzere ekim ayı enflasyon rakamlarına göre yeniden değerlenmeli ve gelir vergisi baremleri yükseltilmeli; ancak, bütçe dengesi vs. gibi bahaneler ile yalnızca ilk yani %15’e kadar olan barem yükseltilip diğer baremler sabit tutulabilir. bu durumda alacağınız maai zammı komik hale oranlara düşecek...
  • gömçürmenin geleceği yerdir.
    (bkz: reserved)
  • devletin yine beyaz yakalıyı sikmek için kullanacağı enstrümandır.

    neden mi ?

    normal şartlarda gelir vergisinin ilk dilimi yıllık asgari ücret olmalıdır ve asgari ücretli vergiye takılmamalıdır. bu da bugünkü şartlarda 12 x 1606= 19.272tl. yani vergi dilimin ilk giriş oranı 19.272tl olmalıdır. yani 19.272tllik maaş alana kadar vergi dilimine girilmemelidir. peki bugün ilk dilim ne kadar? 14.800tl. ee asgari ücretli de vergi dilimine giriyor. devlet asgari ücretliye diyor ki `kardeşim sesini çıkarma, ben sana elden farkı verecem, günün sonunda sen yine vergi dilimine girmemiş gözükeceksin ama izin ver şu beyaz yakalıyı vergi dilimine erken sokayım da daha iyi sikeyim`

    yani normal şartlarda 19.272 matrah ile gireceğimiz dilime matrahımız 14800'e ulaşınca giriyoruz.

    devlet bu uygulamayı devam ettirecek. bir diğer deyişle kendisine oy vermeyenden alıp, oy verene takviye etmeye devam edecek.

    bu ülkenin yatıp kalkıp asgari ücret dışındaki ücretlilerin etrafında tavaf etmesi gerekir. zira onlardan başka nizami ve haddinden fazla vergi veren bir çalışma grubu yok.
  • en az hükümüt tarafından vergi ve harçlarda uygulanan yeniden değerleme oranı miktarınca arttırılmalıdır.
  • üzerinde hiçbir siyasi partinin konuşmadığı, hatta konuşmayı aklına bile getirmediği vergi dilimlerinin 2019 sürümü.

    "beyaz yakalı olup da bu vergi dilimleriyle mevcut hükümete oy veren hıyarın önde gidenidir." önermesinin geçerliliğini kanıtlayacak başka bir kanıt.
  • en az enflasyon oranında yükseltilmesi gereken dilimlerdir. zira aksi takdirde brüt ücretle çalışan biz zavallılar aldığımız zamdan da bir bok anlamayacağız.
  • yıllardır olduğu gibi bu yıl da enflasyon oranında yükseltilmeyecek ve maaşımızın daha cebimize girmeden erimesine sebep olacak dilimlerdir. enflasyon oranında yükselmesini beklemek de en hafif tabirle polyannacılıktır.

    edit: her yıl belirli oranlar dahilinde dilimler zaten artırılıyor fakat bu oranın reel enflasyon doğrultusunda olmadığı aşikar.
  • hükümet ya halkı düşünüp dilimleri yükseltecek, ya da nasıl olsa bunlar toplu sözleşmede görüşülmüştü deyip kulağının üstüne yatacak.

    sizce hangisi?
  • gireceğimiz yıl itibari ile kesinlikle arttırılması gereken dilimlerdir.

    geçen yıl aldığımız zammı direkt devlete ödedik, cebime 3-5 kuruş anca girmiştir. tamam vergi verelim de, bu kadar da olmaz.