şükela:  tümü | bugün
  • aslında önyargılardan kurtulup biraz düşündüğümüz vakit ulaşacağımız sonuçtur.

    avukatların işi duruşmalar, dilekçeler, raporlar v.s. e bunları da yazan bir insan sonuçta. duruşmada ne diyor? "müvekkilim suç tarihinde istanbul'da değil antalya'da bulunmaktadır, mahkemenize sunduğumuz uçak biletleri de bunu ispatlar niteliktedir" e bunu şahıs kendi başına söyleyemiyor mu?

    veya 50.000-tl'lik bir senediniz var ve borçlu borcu ödemiyor. derhal icra müdürlüğüne giderek bu senedi icra takibine koyarsınız ve karşı tarafa icra emri ulaştıktan sonra belli süreler dolunca adamın malına mülküne el koyabilirsiniz. bunu dangalak olmayan ve türkçe bilen herkes zaten yapabilir? kanunda neyin nasıl yapılacağı yazıyor, internette tonla döküman bilgi varken neden bir avukata ihtiyaç duyalım ki? yani avukatın tek özelliği türkçe bilmesi ve benim söyleyeceklerimi biraz daha ağdalı bir dille hakime anlatması. lan bunu ben de yapabiliyorum zaten kanunsa aç kanunu oku her şey orada var, hakim de kanuna göre karar veriyor zaten kafasına göre karar verecek hali yok.

    dolayısıyla avukatlık sonradan çıkartılmış, mahkeme ile bizim aramıza giren ve bu tabir-i caizse komisyonculuktan dünyaların parasını kazanan insanların yaptığı iştir. başlıkta avukatlık mesleği dedik ama cumhuriyet dönemi sonrası bir önem atfetmiş toplum bunlara, o sebeple, yoksa bunun bir meslek olduğunu dahi düşünmüyorum. türkçe biliyoruz, avukatın da hakimin de savcının da baktığı kanun aynı kanun, aynı kanunu okuyup biz de savunmamızı/savımızı ortaya koyabiliyoruz. hal böyleyken başka birine ihtiyaç duyduğumuzu hissedip örneğin bir hakaret davasına 7.500-tl vermenin manası nedir? bir de avukatlar bu aldıkları parayı haklı göstermek için bin tane masal uydururlar yok hakimle uğraşıyoruz yok memurla uğraşıyoruz yok dilekçe yazıyoruz... kardeşim hakaret davasına bir dilekçe yazıyorsun iki duruşmaya giriyorsun sana maliyeti bu işin 3 saat ya var ya yok, afiyetle 7.500-tl'yi yiyorsun ama.

    avukatların yapıp biz vatandaşın yapamadığı ne var allah aşkına merak ediyorum? sonuçta adamın avukatı olsa da karakolda ifade veriyor olmasa da, olsa da -eğer ağır suçlarla suçlanmışsa- tutuklu yargılanıyor avukatı olmasa da. ben bu işin içinden çıkamadım. ki bir abim de hiç avukat tutmadan izmir'in en ünlü ticaret avukatlarından birine karşı dava kazanmıştı şirket ortaklarıyla alakalı sorumluluk davasıydı. dosyaya iyi çalışmıştı, tüm mevzuatı yalayıp yutmuştu ve duruşmaya girip kendini savunmuştu. bilirkişi raporları da lehine geldi ve davayı kazandı. e demek ki biz de bu işi yapabiliyoruz, hem de ele muhtaç kalmadan kendimiz yaparsak çok daha üstüne titreyerek, çok daha emek sarf ederek yapıyoruz.

    oldukça garip bir durumdur. bu temelsiz ve gereksiz mesleğin halkın bilinçlenmesi ve kendine güveninin gelmesiyle, halkın hakimden, mahkemeden korkmama noktasına geldiği vakit kendiliğinden çözüleceğine inanıyorum.
  • halk bilinçlense zaten adalet bakanlığı gibi bir kuruma dahi ihtiyaç olmayacağından geçersiz önerme.
    halk bilinçlenmez ve sürekli üretime devam eder.
  • sonuna kadar katıldığım düşünce.

    (bkz: yemin ederim ben yapmadım)

    (bkz: vallahi ben yapmadım)

    (bkz: avukatımı arar mısınız)
  • tabi canım insanlarımız sürekli kanun okur, yargıtay içtihatlarını takip eder o yüzden avukatlara ne gerek var?

    ayrıca icra takibi dünyanın en kolay işi veriyorsun senedi icra dairesine 10 gün içinde paran elinde. he canım hadi şimdi bsg
  • esasında yazılımcılık da böyle.
    mesela bir maymunu koy bilgisayarın başına ver eline fareyi klavyeyi...
    o da yazabilir en nihayetinde.
    bak sana bile gerek yok...

    mariyln:bizim app ne oldu bre?...
    angery engineer:charlie başladı o iş bugün yarın tamam. sen raad ol
  • halk gözüyle görülen avukatın tanımıdır.

    bunu diyen şahsı sadece bir gün adliyeye salacaksın sonra seyredeceksin. çıktığında avukatın cübbesini öpecektir.

    sizin avukatlık mesleğiyle alakalı gordugunuz ve ne yapıyor ki dediğimiz kısım yalnızca buzdağının görünen kısmıdır.

    küçük bir anekdot anlatmam gerekiyor ki cahilliginizi yüzünüze vurmak zorundayım.

    bir boşanma davası geldi, yalnızca davayı açmak için yaptığım araştırmalar sırasında yüzlerce içtihat okudum, nafaka, tazminat koşulları için bir suru kitap karıştırdım. en doğru yolu bulduktan sonra tam 6 sayfa dava dilekçesi yazdım. cevap geldi. 8 sayfa cevaba cevap dilekçesi yazdım, en son kalktığımda götüm düzlesmisti. sonra o büyük gün geldi ve ilk duruşma. duruşmada önceki beyanlarimizi tekrar ederiz, tanıklarımız dava ve cevap dilekcelerimizde anlattığımız hususları kanıtlayacaktır dedim. ertesi gün noterden azilname geldi. muvekkili arayıp neden diye sorduğumda duruşmada beni savunamadiniz cevabı aldım. onca araştırma onca emek, duruşmanın usulünü bilmeyen, yazılı yargılama usulunden bihaber bir gerizekali için bir anlam ifade etmiyor tabi.

    kaldı ki ülkede hala okuma yazma bilmeyen insan var, bu insanları geçtim üniversite bitirdiği halde kanunlardan habersiz, usul yol yordam bilmeyen ve hatta hukuk bitirdiği halde hukuki prosedürlerin içinde kaybolan, avukat olduğu halde bazen ne yapacağını bilemeyen bi suru insan var. hukukcularin bile bazen yetişemediği kanunlar ve prosedürler karşısında bu konuda hiç eğitim almamis insanların hiçbir şey yapamadığına defalarca sahit olduk. bu durumda avukatlığın gereksizliginden bahsetmek cahillikten başka bir şey değildir.

    edit: ayrıca o davanın bize maliyeti 3 saat değil aq. tam hatirlamamakla birlikte götün biri bir ressama tablosunu yalnızca 1 saatte yaptığını çok fazla para istediğini söyleyince, ressamımız kendisine bu tabloyu 25 sene artı 1 saatte yaptım canım demiştir. göt olduğunu düşünüyorum o şahsın. avukata veriyorsunuz dosyayı sonra devir gotunu yat, avukat onlarca duruşmaya giriyor onlarca işlem yapiyor, karar duruşmasına gelip davanin sonucunu izleyip aaa 3 saate mal oldu diyorsun çünkü malsın. neyse amk siktirin gidin kendiniz halledin zaten.

    edit:ressam picasso imiş arkadaşlar.
  • doğru önerme. avukatla aleyhindeki karar kesinleşince görüşeceksin. yau biz haklıydık nolcak şimdi diyebilirsiniz misal.
  • (bkz: cahillik)

    (bkz: türk insanının her şeyi bildiğini zannetmesi)

    e tamam siktirgit kendi davanı kendin savun? kanunlar orda bak aç oku. avukatın olmak zorunda değil zaten bazı durumlar haricinde. (o durumlarda da baro atıyor zaten merak etme.) ama sonra her şeyin içine edip davanın ortasında avukatlara gidip ağlamayacaksın.
  • zaten karman çorman olan insan ilişkilerini daha da karmaşık hale getiren "hukuka" hizmet ettiğinden dolayı, evet gereksizdir.