şükela:  tümü | bugün
  • peyniraltı edebiyatı'nın ilk sayılarını çıkarttığımız zamanlardı. bu sapıkla bir taksim dergi toplantısında tanışmıştık. fötr şapkasının kenarlarından fışkıran yağlı kıvırcık saçları, motorin kıvamında her yerinden akan kasıntılık hali ilk gördüğümde dikkatimi çekmişti. itici bir adamdı doğrusu.

    efendim sonradan bu adamın sapık olduğu ortaya çıktı. önceleri gülerek takip ederdik yazıp çizdiklerini. sonra sapıklığı boyut değiştirince dergide de yazamaz oldu. çünkü karıya kıza sulanmaya başlamıştı. böyle adamlar toplumda kendine nasıl yer buluyor anlaması çok zor. böyle adamlara kadınlar nasıl yüz veriyor, hatta başka şeyler de veriyor, anlaması çok zor. topuklu ayakkabından şarap içmek istiyorum bir edebiyat mıdır? ilk başta -internet/telefon üzerinden yazdığı mesajlarla- bazı kadınlar bu sapsızın karın gurultularını yer altından gelen müzik sesi olarak algıladıysa da eninde sonunda iflah olmaz bir sapık olduğunu fark edecek sezgiye sahip olmalılardı. geç de olsa öyle olmuş. artık kendisini kurtarabilmesinin tek bir yolu var. o da itiraf etmek. ama şimdi süslü cümlelerle çaresizce kendi tacizciliğinin savunuculuğunu yapıyor. eğer toplumun temiz kısmında hayata tutunmak istiyorsa yaptıklarını ve niyetini, edebiyatın arkasına saklanışını itiraf etmelidir.

    bu arada bazıları aytaç ars'ın internet üzerinden lince uğramasını aşırı bulmuş. buna şaşırmamak gerekir. çünkü toplumun refleksi bunu gerektirir. toplum tuzağa düşürülen ya da düşürülmeye çalışılan kişilerin, belki de içinde bulunduğu iğrençliği şikayet edecek cesareti bile bulamayan kadınların, olaylar gün yüzüne çıktığı zaman savunuculuğunu üstlenir, mağdurlara cesaret verir.

    şimdi, bu adama bir topuklu ayakkabı sokacaklar, götünden kan alıp onu da ayakkabının içinden kendisine içirecekler. koçum, arslanım, yer altı edebiyatının aytaç ars'ı. artık sen yoksun.
  • istanbul anadolu 4. sulh ceza hakimliği’nin aytaç arslan'ın talebi üzerine verdiği 2017/2995 d.iş sayılı ve 15.06.2017 tarihli kararı uyarınca bu başlıkta yer alan içeriklere erişimin engellenmesine karar verilmiştir.
  • tacizci. meltem bankogillerden.
  • kendisi çok bohem takılırım kime ne havalarındaydı en son. neymiş?
    demek bukowski öyle olunmuyormuş.

    tanım: yazı sildiren yazar.
  • vedat özdemiroğlu'nun amatör versiyonu.
  • sol frame'de adını görünce aklıma gelenler;

    1) seni sinem'le öpebilir miyiz?

    2) ahaha şu an bornozumla oturdum yazılanları gülerek okuyorum.

    -24 saat geçmeden-

    3) ühühü anneme ne diyeceğim. ühüh. linç, ühühü.
  • kendisi hakkında yazılanları bornozumla okuduğum yazardır.
  • ilginç, yazdığım entryi mahkeme kararıyla sildirmiş.

    tahsilin cehalet aldığını, ötesinin bâki kaldığını gösteren güzel bir örnek kendisi. korkarım bu yaptıkları yanına kâr kalacak.

    bir de duvarında taciz, tecavüz vs konularında ilgili bakana yazdığı açık mektup var. pişkinliğin bu kadarına da pes…

    ... diye yazmıştım.
  • ben bu sabah müşerref oldum ismiyle, malum mahkemelerin ekşide sildirdiği başlıkları takip ediyorum.
    gugil önbellek sağolsun 17 şubatta da bi başlık sildirmiş.

    bu taciz "iddialarının" mahkemece silinivermesi muazzam bir teknoloji.dünyada eşi benzeri yok.
    bu yıl silinen diğer başlıklar için:
    (bkz: #66664642)
  • yeraltı edebiyatçısı olarak hukuk kurallarına bu kadar bağlı olması, başlığına girilen entrylerden bu kadar rahatsız olması ne ironik böyle. halbuki olay ilk patlak verdiğinde savunucuları ve kendisi ''ben yeraltı edebiyatçısıyım. yaşam tarzım bla bla'' diye zırvalıyorlardı.