şükela:  tümü | bugün
  • kahpe bizans filminde mehmet ali erbil'in soyledigi "kral da benim, sultan da benim. bin kere ölsem gene gelirim" nakaratli sarkiyi getirmistir akla...

    devami da neydi bakiim, sanirim soyle biseyler,
    "imparator olmayı canım, kolay mı sandın?
    dünyaya kazık çaktım, duyulsun adım

    doğada hiç değişmeyen bir kanun var
    güçlüler yaşasın diye ölür zayıflar

    kral da benim, sultan da benim
    bin kere ölsem yine gelirim

    zayıfı da ezerim rüşvet de yerim
    tüm sofralarda hazır yerim

    ne demek sevgi ne demek dostluk
    benim kendimden başka dostum yok

    ne halkı takarım ne fakire bakarım
    keyfime bozanın anasını satarım

    imparator olmayı canım, kolay mı sandın?
    dünyaya kazık çaktım, duyulsun adım

    doğada hiç değişmeyen bir kanun var
    güçlüler yaşasın diye ölür zayıflar

    kral da benim, padişah da benim
    bin kere ölsem yine gelirim

    yağmur olur yağar rüzgar olur eserim
    küçük zelzeleler benim eserim

    kadınları severim, bütün kızlar benim
    ne bağlılık tanırım ne sözümü tutarım

    asarım keserim çok kızarsam yakarım
    ne istersem yaparım keyif benim
  • psikolojisinin bozulduğunun göstergesi sözdür. iktidar sarhoşluğu yaşadığı aşikar.

    son demlerini yaşayan insanlar gibi özünden uzaklaşmış. ya şirretleşirler can acısı ve ölüm korkusuyla ya da sessizleşip içsel dünyalarına dönerler.

    kendisi ölüme yaklaşan bir kişi, söylemi şirretlik belirtisi.
  • (bkz: en çok bana soracaksınız)

    (bkz: ego)

    (bkz: ben)
  • bir ceza türküsü.

    gecesi gündüzü benim
    hecesi ve sözü benim
    berisi ötesi benim
    yarası beresi benim
    sefası cefası benim
    rüyası belası benim
    dünyası fezası benim
    toprağı seması benim
    güneşi ve ayı benim
    kölesi ve kulu benim
    padişahı şahı benim
    arkadaşı ardı benim
    otu ve çiçeği benim
    havası ve suyu benim
    gölü ve denizi benim
    serin boğazı benim
    derin doğası benim
    benim istanbul benim
    eğil duyduğun ses benim
    babam bir tane benim
    danyal özçalkan benim
    kral babamdır benim
    ailem yıldızım benim
    kader kısmetse benim
    ökesi delisi benim
    ölüsü dirisi benim
    savaşı barışı benim
    baharı ve kışı benim
    yazı ve hazanı benim
    yazı ve turası benim
    yaşı ve kurusu benim
    taşı ve toprağı benim
    hasmı ve ortağı benim
    kolayı ve zoru benim
    sarayı ve hanı benim
    ghettosu ve damı benim
    çamuru ve kumu benim
    kavgası ve zoru benim
    batısı doğusu benim
    güneyi kuzeyi benim
    meleği feleği benim
    kalburu eleği benim
    halayı düğünü benim
    mektebi alayı benim
    sorunu çözümü benim
    yanlışı doğrusu benim
    yalanı gerçeği benim
    suçu cezası benim
    parası ve pulu benim
    biberi ve tuzu benim
    sahtesi gerçeği benim
    selamı ve selası benim
    kazası belası benim
    yemeği ve aşı benim
    yedeği ve ası benim
    keleği ve hası benim
    bayramı ezası benim
    siyahı beyazı benim, *
    esmeri sarısı benim
    yeşili elası benim
    dolusu ve boşu benim
    olgunu ve hamı benim
    çobanı hamalı benim
    içi de dışı da benim
    başı da sonu da benim
    ağlayıp gelende benim
    gülmeden gidende benim
    eğlenip gerende benim
    seslenip susanda benim
    duymayıp geçende benim
    durmayıp koşanda benim
    sığmayıp taşanda benim
    eleği ve tası benim
    eli ve ayağı benim
    gözü ve kulağı benim
    yolu ve dağı da benim
    kolu ve bacağı benim
    uçanı kaçanı benim
    okulu ocağı benim
    pisi ve temizi benim
    akıl hocası benim
    fakir akıllı benim
    almadan verende benim
    vermeden alanda benim
    uymayıp yazanda benim
    değmeden geçende benim
    dik duran insanda benim
    ağlayan insanda benim
    son gülen insanda benim
    sahnesi perdesi benim
    mikrofonu sazı benim
    ilham ve perisi benim
    asrı ve senesi benim
    hısım ve hasımda benim
    kasınç ve zevkte benim
    hepsi önümde benim
    uçarı haşarı benim
    tutarlı tutarsız benim
    eski ve yenide benim
    esli ve sessiz de benim
    sığı ve derini benim
    kılı ve tüyü de benim
    sırı ve meçhulü benim
    görünen o köyde benim
    bölünen ekmekte benim
    sönemeyen ışıkta benim
    bitmeyen dertlerde benim
    dinlenen her şarkı benim
    inleyen her nağme benim
    dinmeyen her sancı benim
    inmediğim her katta benim
    yağan her yağmurda benim
    doğan her güneşte benim
    boğan kolda elde benim
    çağlayan ırmakta benim
    yaşlanmış aşlarda benim
    boş kalmış kalplerde benim
    anlaşmış düşmanda benim
    düşmandım pişmanda benim
    suçlandım masumda benim
    kuşkuyla bakanda benim
    coşkuyla akanda benim
    korkuyla kalanda benim
    bahçeye dalanda benim
    yağmurdan kaçanda benim
    alkışı alanda benim
    orta parmaklarda benim
    hep sona kalanda benim
    en önde gidende benim
    değnek yok elimde benim
    efsunla gizemde benim
    bazen karnı açta benim
    bazen karnı tokta benim
    sade gördüğüm mü benim
    bence görmediğim de benim
    en uzak diyarda benim
    gördüğüm kabusta benim
    yazılmış tarihte benim
    bekleyen ati de benim
    inandıklarımda benim
    inanmadıklarımda benim
    hancıyla yolcuda benim
    dünyaya gelende benim
    dünyadan gidende benim