şükela:  tümü | bugün
1384 entry daha
  • erkek olanın alt dudagi yoklama istegiyle bozulur genelde. lisede, ortaokulda olabilir ama yas 25i gecince zor. durum bu maalesef.
  • çok zor bir ihtimal ama olabilebilir belki bir ihtimal. kız arkadaşlarımız var şimdi olmaz diyemem ama karşı taraf ne düşünüyor, ben ileride ne düşünürüm kestirmek güç.
  • erkeğin cinsel açlık durumuna göre cevabı değişir.

    erkek çok genel bir kavram, içinde hayatında hiç kadın eli değmemiş yalnız ve ayı da var,
    haftasonu jazz dinletisinde şarabını yudumlayan salon erkeği de var.

    eğer sözkonusu erkeğin düzenli bir seks hayatı varsa, evet, kadın ve erkek çok rahat arkadaş olabilir. ha yoksa, kabul etmek gerek ki kana karışan alkolden sonra eller ayaklar bi' ayrı oynuyor. yani bu durumda salon erkeği olmak da kurtarmıyor.

    sanırım bu durumda en iyi kadın - erkek arkadaşlığı, erkeğin eşcinsel olduğu durumlarda ortaya çıkıyor.

    edit: tepki gösterenler bana değil biyolojimize tepki gösteriyorsunuz, farkında mısınız? ben sadece gerçekleri ileten bir elçiyim. cinsellik en temel içgüdüdür. hepimiz soyumuzu ayakta tutmak için yaşıyoruz.
  • olamaz diyen erkek ağır abazandır. çok sevdiğim ve iyi anlaştığım kız arkadaşlarım var. hiç o gözle bakmadım.
  • bunu sorguluyorsaniz siz hiç" insan" olmamış ve/ya hiç insan muamelesi görmemişsinizdir...
  • olanlar vardır illaki, fakat arada yakınlaşma veya bir cinsel birleşme olduktan sonra da arkadaş kalanlar da vardır sanırım. iki yakın arkadaşsınız, bir gece kontrol sizde olmaksızın inanılmaz bir seks deneyimi yaşamışsınız ve bundan keyif almışsınız. zaten arkadaşlar birbirleriyle beraberken keyif aldıkları için arkadaş değil midir? nasıl keyif alındığının ne önemi var yani... yine en özel sırlarınızı paylaşırsınız, birbirinizin omzunda ağlaşırsınız falan devam eder. tabi bu seks olayı devamlı olmaya devam ederse ilişki başka bir boyut kazanır ona lafım yok. ama bir defaya mahsus böyle bir durum yaşansa bile yine arkadaş kalınabilir sanırım. önemli olan birbirinizi anlayabilmek.
  • olabilir elbette ancak çok samimi olmak sanki biraz zor gibi. hani her gün buluştuğun, görüştüğün şeklinde. bilmiyorum bana sadece arkadaşın olan, başka bir şey düşünmediğin bir kız arkadaşınla her gün buluşmak, konuşmak,mesajlaşmak biraz abes geliyor illaki bir şey vardır ya da olur gibi. tekrar söylüyorum her gün samimiyetinden bahsediyorum. arada bir buluştuğun oturduğun tabii ki olabilir.

    yanlış düşünüyor da olabilirim.
  • olması çok zor bir durumdur. çünkü olmasını isteyen birisi olmama rağmen ne zaman bir kızla samimi dostluk kurduysam (veya kurduğumu zannettiysem) bunun karşılığında kendimi gizli entrikalı ilişkiler yumağında buldum malesef. tabi ki genellemiyorum ama kızların yüzde 99'u (artık ne kadar genellemiyorum siz anlayın) sizinle dostluk kuruyorsa, dostluk dışında size karşı illaki başka planları, hisleri veya olasılıkları vardır. tecrübeyle sabittir.
  • yaş 15 veya 16 köydeyim.

    kaçırmışım dayımın bisikletini deli gibi sürüyorum. altımda gri bir eşofman, üstümde siyah bir badi var. boynumda ince bir zincir ve sağ pazumda güzel bir dövme var. bu detayı mahsus veriyorum ki, anlatacağım şey gözünüzde canlansın diye... neyse, süre süre gittim dayı kızının yanına. çimenlik bir alanda oturmuş köyün kızlarıyla sohbet ediyor. tanıyorum kızları. hepsi arkadaşım. bir kız var aralarında adı melike. aynı yaştayız o kızla. o benim en iyi arkadaşım.

    yaklaştım yanlarına ve '' bakkala gidiyorum bir şey isteyen var mı? '' dedim. bakkal da taa anasının amında. madem köylüyüz neden bakkalı dağın yamacına kurmuyoruz demişler. yakında bi tane bakkal yok. köylülerin yorgun sıfatını gören bakkalcı orgazm oluyor. öyle manyak bi tip. hımfss hımfss diye koyuyor nevaleyi.

    ama konu bakkalcı değil tabi. konu kız arkadaşım melike...

    bu melike birden ayağa kalkıp üzerini silkeledi. '' aa nejmi ben de geleyim mi bakkala'' dedi. '' ne demek melike arka teker üzerinde yerin var '' dedim. o zamanlar da böyle salak şakalar yapardım. güldü kızlar ve melike bindi bisiklete. dolandı belime...

    yani yuhh anasını satim. saniyede dikildi çüküm.
    böyle olacağını bilsem bindirir miydim gülüm.

    o benim panpam lan. ama işte etkilendim sarılınca... tahrik oldum istemeden. her pedal çevirişte bisikletin direksiyonunu sıkıyorum, utanmasam vıyng vıyng diye öten kornosunu mıncıklayacam, yalıcam aynasını falan. bakkala gidene kadar ellerim terledi. nasıl terlemesin ki? arkada yan oturmuş güzel bir kız var ve o kız belime dolanmış okşuyor beni. tümseklerden geçince ayy ayyy off ayy falan yapıyor. bildiğin sevişiyorum bisiklet tepesinde. yemişim kankayı.

    neyse, boşalmadan geldik bakkalın önüne.

    inemiyorum.

    insem şeyim belli olacak.

    dedi noldu ? neden inmiyorsun?

    ya çok sıkıştım tuvaletim geldi, atla gidelim çabuk dedim. bu bir saniye deyip bakkala girdi. bakkalcı boşaldı kız çıktı.

    ulan insin diye ölmüş nenemi düşünüyorum o an. üzücü şeyler getiriyorum aklıma ama olmuyor. yahu o benim panpişim lan, neden olmuyor?

    tam bülent ersoy'un tavuz kuşlu halini düşünürken hopp atladı melike ve elini belime koyarken pipimi elledi.

    ee yuhhhh! artık kazayla mı oldu, gerçek mi yaptı bilmiyorum ama eliyle şeyimi kavradı ve saniyesinde çekti. yerin dibine girdim o an. sürüyorum bisikleti. zaten bu bisikletin adı da böyle böyle olmuş sanki. bir-sik-ellet, bir sik ellet, bi-sik-let. ne bileyim? icat eden adamı da mıncıklamışlar belki. ama melike bu lan. o benim en iyi arkadaşım. dürtülerimi yenmeli ve yoluma devam etmeliyim ama dinlemiyor çük işte. tetikte şerefsiz. çok dikkatli sürmeliyim. tümseklerden geçmemeye çalışıyorum. bir kere daha ayyy dese boşalırım çünkü. tanıyorum ibneyi. kankaymış falan hiç işi olmaz, çok pis kıvam bu...

    neyse, konuşmadan gittik kızların yanına. indi melike. dayı kızı dedi nejmi şu kütüğü iteler misin? yakar topu oynayacağız engel oluyor dedi.

    inemedim.

    allah hiç indirmesin halen kemik gibiydim çünkü.

    özetle; arkadaş ayağı harbi göt ayağı abi. sen panpiş olmak istiyorsun ama alttaki şerefsiz onu bazen popiş olarak algılıyor ve ne bok yiyeceği inanın hiç belli değil. tavanı izledim bütün gece.
  • schopenhauer'e göre cevabı hayır olan soru.
462 entry daha