anonymiss

  • 104
  • 0
  • 0
  • 0
  • 9 ay önce

tuncay güney

hakkında herkes ne kadar biliyorsa, benim bilgim de onların ötesine geçmediğinden, çok da yeni şeyler söylemeyeceğim fakat kemal kılıçdaroğlu bugünkü grup toplantısında yeniden gündeme getirince birkaç kelam etmek istedim.

tuncay güney, konjonktürü hem kendisini kurtaracak hem de büyüklerini kızdırmayacak şekilde kullanmayı çok iyi beceren biri, bu konuda özel bir mahareti var, çok iyi de yetiştirilmiş. kendi ifadesine göre 'bir oyun' olan ve herkesin görevini yaptığı ergenekon'daki işlevi sona erince, bu şahsa ya yeni bir oyunda yeni bir görev verilmiş durumda ya da uzun yıllardır havasını içine çektiği diplomasi tecrübesi gereği kendi kendine bir rol biçmiş, başarıyla sonuçlandırırsa büyükleri tarafından onaylanacağına ve sırtının sıvazlanacağına inanıyor. yaklaşık 1-1,5 ay önceki son demeciyle nedense hedef şaşırtmaya çalışıyormuş izlenimi verdi. anafikri 'ergenekon oyundu bitti, devlet beni kullandı, içeridekiler suçsuz, dışarı çıkmalılar...' olan ifadesi sanki bütün dikkati türkiye sınırları içerisine çekip, görünürde kürt meselesine, alttan alttan ise başkanlık sistemine odaklanmış karışık politik gündemin de kasten ve bilfiil katalizör görevi görmesiyle birtakım şeyleri oldu bittiye getirme çabası. bu çabasında başarılı olduğu rahatlıkla söylenebilir. hem böylelikle, yine bir taşla bilmem kaç kuş vurma yeteneğiyle, hem kendisini mazlum olarak lanse ediyor, hem kamuoyu algısına şirin geleceğini düşündüğü laflar ediyor, hem de 'patronlar' olarak bahsettiği bir kısım güçlerin 'günahsızlık' ekmeğine yağ sürmüş oluyor. meğer bu adam tek başına uluslar üstü bir orduymuş, iflah olmaz bir multiple agent'mış da her şeye tek başına sebep olmuş, olay amacına ulaşınca da çıkıp demeç vermiş havası yaratılmış durumda. üstelik de gündemi kendi keyfinin doğrultusunda hallaç pamuğu gibi attı; öyle ki, kılıçdaroğlu bugünkü konuşmasında tepkisini tam da tuncay güney'in almak istediği şekilde verdi. çarklar temizlendi, parlatıldı, daha rahat dönmeleri adına yağlandı. çarkı döndürmeye başlamak üzere harekete geçenler de muhalefet yaptıklarını zannediyorlar.

samizdat'tan şu alıntıyı da eklemekte fayda var:

"...bir soruyu atlamayalım; istanbul istihbaratı neden tuncay güney, veli küçük gibi 18 kişi hakkında teknik takip başlatmıştı?

mesele sadece otomobil dolandırıcılığı değildi herhalde...

bunun tuncay güney'in abd seyahatiyle ilişkisi var mıydı?

çünkü tuncay güney abd dönüşü veli küçük'e bir cip hediye etme organizasyonuna girmiş ve sert tepki almıştı. veli küçük'ün duruşmada söylediğine göre, tertip böyle başlayacaktı; karşı çıkınca yapamamışlardı.

hep kilit soru gelip tuncay güney'in abd'de kimlerle görüştüğüne takılıp kalıyor. ergenekon operasyonu için, abd'de yaşayan mehmet eymür düğmeye basmış olabilir mi? rastlantı mı bilinmez, ergenekon operasyonu başlayınca, sahibi olduğu atin.org faaliyetini askıya aldı. niye? mehmet eymür ile veli küçük'ün arasında büyük bir çatışma mı var? çatışmanın sebebi nedir?

ergenekon operasyonuna başlamanın iki dayanağı vardı:

biri, tuncay güney'in emniyette anlattıkları.

diğeri, tuncay güney-ümit oğuztan'da çıkan ergenekon, 'lobi' belgeleriydi.

diyeceksiniz ki 'ergenekon'un kilit ismi' tuncay güney tutuklanıp silivri cezaevi'ne konulmuştur herhalde! hayır. 8 mart 2001 tarihinde dolandırıcılıktan tutuklanıp bayrampaşa cezaevi'ne atıldı. bir gün sonra, -kim tarafından ödendiği hâlâ bilinmeyen- 3.000 lira kefalet karşılığında serbest kaldı! ve yurtdışına çıkış yasağı olan tuncay güney tekrar abd'ye gitti. tarih: 4 temmuz 2001. tuncay güney gibi bir zavallının 'koruyucu meleği' kimdi?

iddiaya göre, kanada'da haham olarak 'görev' yapmadan önce, cia tarafından desteklenen new york institutes'ta çalıştı! adam bırakın ingilizceyi, türkçe bile konuşamıyordu."

devamını okuyayım »